
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 4173 |
"Seçim, Toplumsal Mutabakat ve Dinin Yaanmas" baln tayan 14 Mays tarihli yazmda anlalmayan hususlar olduu yolunda birçok e-posta, telefon vb. aldm. Benden tasrihat isteyen kardelerime hassasiyetlerinden ötürü teekkür ediyor, bu hassasiyetin artarak devam etmesini ve gösterilmesi gereken her yerde, durumda ve kiiye kar gösterilmesi gerektiini düünüyorum. Bu kritik süreçte yanl anlalmaya müsait gibi görünen ifadelerimden hareketle hakkmda su-i zan edilmesine frsat vermi olmamak için ne demek istediimi tasrih edeyim:
O yazda anlalmad belirtilen ifadelerden birisi u:
"Hemen burada bir noktay tebellür ettirmemiz gerekiyor: çinden geçmekte olduumuz süreçte halkta gözle görülür bir "slamlama", ya da daha doru bir ifadeyle "slamî hassasiyetlerde bir yükselme" tesbit ediliyor. Baörtülü hanmlarn saysnn ve hacc müracaatlarnn her geçen gün artmas, oruç ve kurban ibaretlerinin sokaa damgasn vurmas, bayram cokusunun daha bir görünür olmas... vs. bu söylediimin göstergeleri olarak kabul edilebilir."
Burada ifade ettiim hususlarn gerçee çok da tekabül etmedii belirtiliyor okuyucu tepkilerinde; gerçek de böyledir. Evet, genelleme yapmak yanltr ve elbette bu büyük fotoraf içinde gerçek kareler de vardr. Ancak kemiyet ve keyfiyet plannda bütüne oranlandnda hayli zayf durduu hakikat olan bu kareler sebebiyle her eyin süt liman olduunu, bu milletin özlemini duyduu ortama bi hakkn kavutuunu söylemek de abart üstü abart olacaktr.
Nitekim o yazda ben de bu zahirî duruma aldanlmamas gerektiini ihtar etmi ve yukardaki pasajn hemen altnda öyle demitim:
"Ancak bu durum, slam'n, olmas gerektii biçimde alglanmas ve yaanmas anlamna gelmiyor ne yazk ki. Gördüümüz, biraz kültürel, biraz entelektüel arlkl bir slam algsnn nicelik/kemiyet planna yansmasdr arlkl olarak. Buradan ne ölçüde takva, zühd, Allah korkusu, emr-i ma'ruf/nehy-i münker sorumluluu, tarih ve gelecek uuru çkar, ite o hayli tartma götürür..."
Kasdmn tam olarak anlalmad belirtilen bir dier pasaj da u:
"Önümüzde bir seçim var. Bu söylediklerimden hasl olan netice dorultusunda seçim meselesine baktmzda görünen udur: Madem tarih boyunca olduu gibi bugün de hayatmz Fkh yönlendiriyor/yönlendirmelidir, öyleyse burada da Kavaid-i Külliye'ye gidelim ve meselemizi oraya arz edelim: "Def'i mefasid celb-i menafi'den evladr" diyor kavaid. Yani "bir yol ayrmnda, bir tercih noktasnda bulunduumuz zaman "fayda getireni" mi, yoksa "zarar savan" m öncelikli olarak tercih edeceiz?" sorusuna Kavaid'in verdii cevap, "Zarar def etmeyi öne al" eklindedir."
Burada vurgulanan udur: Seçim dönemlerinde olsun, baka ortam ve süreçlerde olsun, aslolan öncelikle zarar ve zararly def etmektir. Faydann ve faydalnn temini/celbi ikinci planda gelecektir. Dolaysyla bizim için aslolan aidiyetlerimize u veya bu ölçüde zarar veren uygulama fikirlerin bünyeye szmasn önlemektir. Bunun, özellikle son çeyrek asr içinde bizzat kendisini "müslüman" olarak ifade eden kimse ve kesimler eliyle yaplyor olduuna özellikle dikkat edilmelidir. Zinann suç olmaktan çkartlmas, domuzun kasaplk hayvanlar snfna, dolaysyla "hayatmza" sokulmas çok bilinen örneklerdir.
Ayasofya'dan sonra benim bildiim bir "ilk" olarak zmir'de bir caminin kiliseye çevrilerek ayin yeri haline getirilmesi elbette dierlerinden daha önemlidir. Zira burada artk i gelip "slamî iar"lara dayanm demektir. (Bu meseleyi Pazartesi günü ele alacam inaallah).
Dolaysyla tercihlerimizi yaparken "mahza hakk"n peinde olmalyz. Birtakm mefsedetin gözümüzde gittikçe küçülüyor olmasna aldanarak onlar hiç yokmu gibi davranamayz. slamî reflekslerimizin hayli andn gösteren bu sürece olanca gücümüzle direnmek zorundayz, Durum budur.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
04-06-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||