ÂYET-İ KERÎME
Ve gecenin bir kısmında O'na secde et. Gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et.
İnsan: 26
HADÎS-İ ŞERİF
Mîzâna ilk konulacak şey, güzel ahlâktır.
Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr
SÖZÜN ÖZÜ
Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, yüksek düşüncelerdir.
Montaigne
Rota Haber Son Dakika!
Kategori : / DİL KALESİ
Okunma sayısı : 204
MEDYA PAZARINDA DEFOLU TÜRKÇE - 64

Bekir COŞKUN

(Yemin – 13 Temmuz 2011 – Cumhuriyet)

“Sayın Başkan, kürsü masumiyeti…”

Demek “kürsü masuniyeti” değil de “kürsü masumiyeti...”
Bekir Bey
CHP’li mebusların TBMM kürsüsünde yemin etmeleri hakkında fantastik ve komik bir senaryo yazmış:
CHP’li bir mebus kanun ve teamüllere aykırı bir tarzda (TBMM kürsüsünün altına saklanarak ve normal metni değiştirerek) yemin ediyor; bu yüzden TBMM reisi bu CHP’li mebusu sık sık uyarmak zorunda kalıyor.
Reisin vekile ikazları, vekilin reise itirazları...
Sonunda mebus dayanamayıp meclis reisine haykırıyor:
“Sayın Başkan, kürsü masumiyeti…”
Şimdi bumasumiyet / masuniyet” meselesine dönelim:
Birinci kelime “masumluk, suçsuz olma hâli”ni ifade eder; ikinci kelimeyse – Bekir Bey’in cümlesinde – dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma hâli”nin ismidir.
(Bu "masuniyet" kelimesine TDK tarafından öldürücü bir darbeyle dokunulmuş ve yerine kimsenin dokunamadığı "dokunulmazlık" konulmuştur.)
“Kürsü masuniyeti”
milletvekillerine tanınan bir imtiyazdır ve şöyle açıklanabilir:
Bir mebusun TBMM kürsüsünde fikirlerini serbestçe dile getirebilmesi, bu hakkına müdahale ve tecavüz edilmemesi…
Türkçesi bozuk nice vatandaşlar TBMM’ye mebus olarak gelebiliyor. Bunların bir kısmı önlerindeki metni doğru okumaktan bile aciz olabiliyor... Onlar “masumiyet / masuniyet” gibi kelimeleri birbirine karıştırabilir.
Benimse içinden çıkamadığım mesele şu:
Bozuk Türkçe acaba nerede daha masum görünür / görülür?
A)
TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) kürsülerinde  
B)
Tbmm (Türkçesi bozuk medya muharrirleri) köşelerinde  

***

(Ce Ha Pes Yani – 12 Temmuz 2011 – Cumhuriyet)

“Ce Ha Pe’nin ‘yemin etmeme’ kararı ile ‘yemin etme’ kararı arasında aklınızda kalan tek cümleyi söyleyin…”

“Tek cümle”nin de lafı mı olur COŞKUN Bey?
Aklımızda kalan tek cümleyi değil, sizin hatırınız için her cümleyi söylerdik.
Ama bizden ne hakkında tek cümle istiyorsunuz?
İşte bunu anlamanın imkânı yok…
Olsaydı – ne tek cümlesi – dükkân sizindi...
Elâzığlı Hafız Osman’ın dediği gibi:
“Efsâneler yazardım meclis zabıtlarından;
Lâkin şu cümlenizden bir şeyler anlasaydım…”
Yine de cümlenizin bana ilham ettiklerinden kırık dökük bir şeyler karaladım:

A) Ce Ha Pe’nin ‘yemin etmeme’ kararı ile ‘yemin etme’ kararı arasındaki farkı ifade eden tek cümleyi söyleyin…
B)
Ce Ha Pe’nin ‘yemin etmeme’ kararı ile ‘yemin etme’ kararı arasında bocaladığını belirten tek cümleyi söyleyin…
C) Ce Ha Pe’nin ‘yemin etmeme’ kararı ile ‘yemin etme’ kararı arasında
geçen günlerden aklınızda kalan tek cümleyi söyleyin…
Bendenizden bu kadar...
Hadi, siz de Bekir COŞKUN’un yukarıdaki sözünde ne demek istediğine dair aklınızda kalan tek cümleyi söyleyin…”
Ha, yok mu?
E, pes yani!..

Yazar: C. Yakup Şimşek
13-07-11
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları  
 
Yorumlar:0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MEDYA PAZARINDA DEFOLU TÜRKÇE - 64 / DİL KALESİ Kategorisi
Online Kişi: 16
Bu Gün: 0 || Bu Ay: 4667 || Toplam Ziyaretçi: 48895 || Toplam Tıklanma: 638081