
| Kategori : / RAMAZAN- ORUÇ- ÝNSAN | Okunma Says: 2716 |
Yüce Kitabmzda oruç ibadetinin birkaç farkl balamda geçtiini biliyoruz. Bunlardan birisi, Ramazan orucunun farz klndn bildiren ve onunla ilgili baz hükümleri dermeyan eden 2/el-Bakara, 183 ve devam eden ayetler grubunun oluturduu bütündür. Bir dieri oruç balamnda geçmi kavimlerden küçük kesitler sunan ayetlerdir. Ve nihayet orucun "keffaret" olarak zikredildii ayet-i kerimeler bir baka balam oluturmaktadr.
Bu yaznn esas konusunu 2/el-Bakara 183 ve devam eden ayetler oluturacak ise de, dier balamlara da ksaca göz atmakta fayda var:
2/el-Bakara, 51 ayet-i kerimede, "Hani biz Musa ile krk gece için vaat vermitik..." buyurulur. 7/el-A'râf, 142. ayette de "Ve Mûsa ile otuz geceye vaadletik ve onu bir on ile tamamladk, artk Rabbinin tayin ettii vakit tam krk gece oldu..." eklinde haber verilir. Tefsirler, Hz. Musa (a.s)'n bu 40 günü oruçlu geçirdiini naklederler.
Bu oruç sadece Tur'daki o vaade mahsus mudur, yoksa ondan sonra da devam etmi midir. Kur'an- Kerim bu konuda bize herhangi bir bilgi vermiyor.
19/Meryem, 26. ayet-i kerimede Hz. Meryem (r.anha) validemizin, Hz. sa (a.s)'ya hamile iken yaad mucizevi olaylar anlatldktan sonra, "'Artk ye ve iç, ve gözün aydn olsun, imdi insanlardan bir kimseyi görürsen, 'Ben Rahmân için oruca nezrettim. Artk bugün hiçbir insan ile asla konumayacam,' de" buyurulur.
Buradaki orucun mahiyetiyle ilgili olarak tefsirlerimizde Sahabe-i Kiram'dan itibaren müfessirlerin farkl deerlendirmelerde bulunduunu görüyoruz. Bazlar bunun bir "konumama orucu" olduunu söylemitir. Yani Hz. Meryem (r.anha) validemiz, babasz bir çocuk dourmak gibi son derece olaan d bir hadise yaamtr ve bu durumu farkl yorumlayp kendisine bununla ilgili soru sorabileceklere mukabele etmemesi, cevap vermemesi emir buyurulmutur.
Bir dier tefsirde buradaki orucun, gerçek oruç olduu ve o dönemde oruç ibadetinin ayn zamanda "konumama"y da ihtiva ettii eklindedir.
Yukardaki iki ayet-i kerime, bizden önceki ümmetlerde oruç ibadetinin mevcudiyeti ile ilgili olarak Kur'an- Kerim'de yer alan iki temel veridir. Ancak dikkat edilecek olursa bu ayetler, umumî bir vasf tamamakta, sadece Hz. Musa ve Hz. Meryem (ikisine de selam olsun) ile ilgili iki özel hükmü/durumu ifade etmektedir.
Dolaysyla, "Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekiler üzerine farz klnd gibi size de farz klnd. Ta ki takvaya eresiniz" mealindeki 2/el-Bakara, 183. ayette haber verilen durumla, yani orucun bizden önceki ümmetlere farz klnyla ilgili olarak Kur'an- Kerim'de açklayc bir bilgi bulunmamaktadr. Acaba onlara farz klnan oruç; süre, mahiyet ve ahkâm olarak bizimkiyle ayn myd? Bu konuda hadislerde de detayl bir açklama bulamyoruz.
Bu durumda geriye Yahudi ve Hristiyanlarn elde mevcut kitaplarna bakmaktan baka seçenek kalmyor. Ehl-i Kitab'n kitaplarnda (Tevrat ve ncillerde) oruçla ilgili muhtelif balamlarda pasajlar, cümleler mevcuttur. Bu noktann detayn bir sonraki yazda göreceiz.
Oruçla ilgili olarak Kur'an'da yer alan -33/el-Ahzab, 35, 66/et-Tahrim, 5 gibi- dier ayetlere baktmzda ilk dikkatimizi çeken, bu ayetlerin "mü'minlerin vasflarn" anlatan ayetler olduudur. Bu da oruç ile iman arasndaki kopmaz ba nazara veren bir husus.
58/el-Mücadile, 4 ayetinde farkl bir durum görüyoruz. Bu ayette oruç, "zhar keffareti" balamnda zikrediliyor.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
08-08-11 |
||
| E mail: darulhikme.org.tr | Tweet | ||