HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / GEÇERKEN UÐRAYAN YAZARLAR
Okunma Says: 9711
Yazar: Zuhal Gedik
YÜKSEK TOPUKLU RÜYALAR

Yüzlerce kiinin doldurduu konferans salonundan çkal henüz birkaç dakika olmutu. Yazarn cümleleri parça parça, tamamlanmam bir halde hafzasn yokluyordu. Güya bu konferans için zihninin bir köesini bo brakacak, böylece çkta hiçbir cümleyi unutmadan hatrlayabilecekti.. Aklnda kalan kelimeleri birletirmeye çalsa da, bütün dinledikleri, bir türlü hatrlanamayan rüyalar kadar silikti hafzasnda. Kaln bir çizgi halinde düüncelerinde belirginleen tek cümle vard. “nsanlar sevmeliyiz” demiti yazar… Bunu ezberlenmi bir iir msra gibi üç be defa söylemiti. Muhtemelen bu tekrarlarn sayesinde aklnda böylesine yer etmiti. Gitmeden önce, konferansta anlatlanlardan aklnda kalanlar not alabilmek için yaz defterini bile hazrlamt. Oysa döndüünde sadece bir satr dolduracak kadar cümlesi vard. Aklndaki soru iaretleri ile beraber bu cümleyi “nsanlar sevmeli miyiz? “eklinde yazd. kinci kelimedeyken kalemin ucu krlverdi. çinde kabaran bir deniz vard da sanki onu kaleminin ucundan aktmaya çalyordu. Bunu yaparken olanca gücüyle kaleme bastrdnn farknda bile deildi. Yeniden yazmay denedi. kinci kelimedeyken kalemin ucu yine krld. Anlalan kalem bu kadar yüklenmeye dayanamayacakt. Yazmaktan vazgeçerek yatana uzand. “nsanlar sevmeli miyiz?” sorusunu kendisine sorarken, ayaklarn odasnn leylak rengine boyatt duvarna yaslad. Her gün yapmay âdet ettii ekilde iki ayan yan yana getirip seyretmeye balad. Sa aya sol ayandan çok büyüktü. Aradaki büyüklük farkn anlamak istermi gibi ayak parmaklarna dokundu. “Neden?” sorusunu aklna getirmemeye çalarak bu hâle alm olmann verdii rahatlkla gözlerini kapatt. Bakalarndan farkl olmak özel olmakla ayn anlama gelir miydi acaba? Özel yaratlm olma duygusu,  tuhaf görünme strabn amasnda yardmc olabilir miydi? Biliyordu ki kadere inanan kederden emin olurdu. Kadere bütün kalbi ile inanyordu. Kendisi için seçilmi olanlar gönülden kabullenmi olmasna, hatta özel olduunun sevincini içinde yaamasna ramen kederden emin olamamasnn sebebi insanlar myd? nsanlarn önyarglar sanki onun kaderle arasnn bozulmasn istiyordu. Ayaklarnn birisinin dierinden çok büyük olmas gerçekten de hayrete ayan bir ey miydi? Yoksa, sokakta yava ve sendeleyerek yürümesi mi bakalarnn alâkasn cezbediyordu? Ayan gören çocuklarn akn gözlerle annelerini çekitire çekitire yanna gelmelerine bir ey demiyordu da… yetikin insanlarn, hatta dedelerin bile karsna dikilip bunun sebebini sormalar yok muydu? Bilinmeyen bir sebebi insanlara anlatmaya çalmak kadar zor bir ey olamazd herhalde. Ne diyebilirdi ki… Daha vahimi bu soruyu soranlarn aslnda cevabn bilmediini bilmeleriydi. Buna ramen yine de sormalaryd asl tuhaf olan….Her eye ramen mi insanlar sevmeliydi? Bilemiyordu.

Yllar vard ki, ayakkabclara girmemiti. Vitrinleri süsleyen rengârenk ayakkablara bakp duran kadnlardan birisi olmay istemi miydi? Bu soruyu içinde hep cevapsz brakyordu. Uzun zaman önce oldukça pahalya yaptrd hiçbir albenisi olmayan siyah ayakkablarn belki de daha yllarca kullanmak zorunda kalacakt. Beendii ayakkaby giyemeyeceini biliyordu, bu yüzden bir ayakkaby beenmi olmak onun için anlamn yitirmi bir duyguydu. Son günlerde herkes yeni açlan bir ayakkabcdan bahsediyordu. Önünden geçerken gayriihtiyarî gözleri, yüksek topuklu bir çift ayakkabya takld. Taze açm gül kadar krmzyd. Üstelik ön ksmnda bir fiyonk, ortasnda da parlak bir ta vard. Bu ayakkaby görünce sanki kuvvetli bir sihre tutuldu. Gözünü ne gül krmzsndan ne de prlanta gibi parlamakta olan tandan alabiliyordu. Bir an için dükkânn önüne gitmeyi, hatta içeriye girmeyi bile hayal etti. Ayakkabcda olacaklar hesap edip, buna deip demeyeceini düündü. Daha kararn vermemiken sanki tuhaf bir rüzgâr esti, onu kapp dükkâna kadar sürükleyiverdi. Vitrinin önünde o ayakkaby ne kadar zaman hayranlkla seyretti bilemiyordu. Ayakkabc “Buyurun abla, beendiinizi deneyin, almanz art deil.” dediinde ancak bu tatl seyir son bulmutu. Ah o cazip sözler yok muydu? Ayakkab almas anlamsz olan bir kadn bile ille de içeriye çekerdi. Dükkâna girip ayakkaby eline alnca içinde kaynayan bir denizi tayormu gibi hissetti kendisini. Gülmekle alamak aras bir yüz ifadesi ile ayakkabcnn yüzüne bakt. Bir yandan da bu kibar ayakkabnn bütün kvrmlarn ezberlemeye çalyordu. Neden sonra dükkân sahibinin “Deneyin lütfen” dediini iitti. Denemek!.. Ayakkabc muhtemel ki dier ayann büyüklüünün henüz farkna varmamt. Oysa, sadece bir ayanda deneyebilirdi. Ayakkaby ayanda görmek arzusu öyle artt ki bir hamlede giyiverdi. Aynada ayana bakmaya balad. Yüzünde büyüyüp duran gülümsemeye engel olamyordu. Ne ho bir duyguydu bu… Ayakkabcya dönüp, “Bunun tekini bana satar msnz?” diye sorduunda sorunun dükkan sahibi için saçma olup olmadn düünmemiti bile… Bu soru karsnda ayakkabc önce anlayamam gibi yüzüne bakm, sonra öteki ayan fark etmi olacak ki gözlerini iyice açp ksk bir sesle, “Nasl yani?” diyebilmiti. aknl yüzünün çizgilerinde dalga dalga yaylyor, ne diyeceini bilemez bir halde sadece susuyordu. Belki de dier insanlar gibi onun da dudann ucuna “Neden?” sorusu gelip gelip gidiyor, ama bir türlü ses olup can bulmaya cesaret edemiyordu. Sadece cevap verme mecburiyetinin verdii baskyla olacak, dükkânn orta yerine mermi gibi frlayverdi kelimeler: “ Tek satmyoruz abla.” Bir çift ayakkabnn tekinin satld nerede görülmü ki? Adamn gözlerinden gözlerini kaçrarak ayakkaby ayandan çkard. Elinde bir resim tablosu gibi tutup bir kere daha zevkle seyrettikten sonra usulca yere brakverdi. Yorgun bir kalple darya çkt. Ayakkabcnn, arkasndan büyük ayana uzun uzun baktn hissetti. Dolan gözlerini iaret parmann arkas ile sildi. Neden yapmt ki bunu? Yllardr girmedii ayakkabcya neden girmiti? Ayakkabclarn önünde dikilip vitrinleri seyretmek ona m dümütü? O krmz ayakkabnn cazibesine kaplacak kadar zayf myd yani? Kadnd nihayetinde ve süslü giyinmek onun için de bir dayanlmaz bir eydi. “Ftrattan…”  diye düündü. Güzel görünmeye kar böylesine meyyal yaratlm olmak bir acziyet deildi belki de. “Ayaklarndan biri dierinden çok büyük olmayan kadnlar ne kadar ansl olduklarn hissedebiliyorlar m?” acaba diye geçirdi içinden. En azndan ayakkaby çift olarak alabilecek kadar….

Her sabah erken saatlerde balayarak bir sabr ilmei dokuyordu ömür tezgahnda… Bu dokuma ilemi nihayete erdiinde hiç kukusuz harikulade bir eser meydana gelecekti. Sabr, cennet kapsn açan en güzel anahtard. O kapdan girmeden önce, önünde krmz fiyongu ve parlayan ta olan bu ayakkablardan isteyecekti cennetin sahibinden. Onlar olmadan girmeyecekti o kapdan… Bunu düününce sanki bütün zerrelerine sonsuz bir ferahlk yayld. plikleri birbirine balar gibi, sabahlar gecelere, geceleri sabahlara ilitirip hayat tevekkülle dokumaya devam edecekti. Ayakkabcdan be on adm kadar uzaklamt. Büyük ayana bakt, sonra dönüp vitrindeki o krmz ayakkabya… Kendi kendine “Cennetin kapsnda…” diye mrldand, hafif aksak yürüdü…

Yazar: Zuhal Gedik
10-08-11
E mail: zuhalgedik@dogrulus.com
Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar
 
 
Yorumlar: 22
osman yýldýz
RABBÝM BU GÜZEL YAZILARININ PINARINA DAÝMLÝK VERSÝN
Tarih : 30-03-12

ÇOK GÜZEL BEGENÝ VE HÜZÜNLE OKUDUM.RABBÝM BAÞRILARINI DAÝÝM ETSÝN.ÝNÞALLAH GELECEGÝN BÝR NUMARALI YAZARI OLUR.SELAM VE DUAÝLE...

 
süveyda
...
Tarih : 21-03-12

verilmiþ nimetler için þükrü, ertelenmiþ nimetler için sabrý nasip etsin Mevlam ... cok guzel bir yazý idi dostum, yurek kaleme yaz demiþ ... yureginden dokulmuþ cümleler herkese ibret olur insaAllah...

 
hüseyin manisalý
sanada cennet yaraþýr
Tarih : 04-03-12

inþ p ef s.a.v in sancaðý altýnda toplanan kurtulmuþ insanlardan olursun

 
FÝGEN
Dokunaklý...
Tarih : 25-01-12

Eline ve yüreðine saðlýk güzel arkadaþým. Rabbim; bize sýradan gibi gelen ne çok nimetle donatmýþ hepimizi aslýnda. Bunun bir kez daha farkýna vardýrdýn bizi. Sevgilerimi yolluyorum sana Bursa'dan, özlemle...

 
Adil Kuzucu
estetik
Tarih : 28-11-11

tebrik ederim... cins-i latif olmanýn verdiði güzellik, estetik ve yakalanan duygusal enstentane nin görüntüsü

 
müzeyyen
Ne desem bilmemki sana...
Tarih : 11-10-11

Yine kalbimi acýttýn ey dost! Okuduðum her satýr iliklerime iþledi ve bir damla hüzün olup kök saldý yüreðime. BÝZ vardý rüyalarýn yüksek topuklu olanýnda... Ve BÝZ rüyalarýn en özelinde buluþup 'dost' oluvermiþtik yaþananlara inat... Ve ne güzel yakýþmýþtý bize bu sýfat... Sevgi ve dua ile...

 
meltem koyuncu
hikayeniz
Tarih : 23-09-11

Cennette kardeþim; cennette inþaAllah. Tebrik ederim. çok beðendim. Hamd etmemize ve dua etmemize vesile oldunuz. teþekkürler.

 
C.Yakup Þimþek
Güzel Kalem
Tarih : 17-08-11

"Ýçinde kabaran bir deniz vardý da sanki onu kaleminin ucundan akýtmaya çalýþýyordu." cümlesindeki tasvîr muhtemelen Zühal Haným'ýn kendisini anlatýyor. Ben onun içinde kabaran fikir, hayal ve duygu denizini görenlerdenim... Medya köþelerinde muharrir diye geçinenlerin birçoðundan daha güzel bir Türkçe kullanan, saðlam ve têsirli cümleler kuran hanýmefendiyi tebrîk ederim... Yeni yazýlarýný okumayý dileriz...

 
FAZÝLET ÇATAL
CENNETÝN SAHÝBÝNDEN ÝSTEMEK
Tarih : 15-08-11

Kaleminize saðlýk diyerek baþlamak istiyorum yorumuma, ne kadar içten, akýcý bir hikaye. Özellikle içerik harika. Ha bu arada ben de cennetin sahibinden cennet yamaçlarýnda bisiklet sürmeyi isteyeceðim, çocukluðumdan beri içimde ukde.

 
Süeda
Yüreðine saðlýk...
Tarih : 14-08-11

Caným benim çok güzel olmuþ yüreðine saðlýk, teprik ederim. Rabbim daim etsin inþaAllah...

 
feyza
Hatýrlatma
Tarih : 12-08-11

Bu, insana verilen nimetlerin kýymetini anlatan ve bu güzelliði tefekkürle tamamlayan bir ruhun hikayesi. Yüreðine saðlýk. Ancak konunun güzelliðiyle beraber gözüme takýlan ufak hatalar var. Haddimi de aþmadan söylemek istiyorum. Öncelikle üst üste soru sormanýn okuyucuyu yorduðu düþüncesindeyim. Bununla birlikte son paragrafa geçiþte bir kopukluk var. Bir anda hikayeden baþka bir konuya atlanmýþ hissini veriyor. Bazý ifadelerin daha özgün olmasý da böyle güzel bir konuyu daha da güzelleþtirir. Dua ve gayret ile Allah yardýmcýmýz olsun.

 
Alaeddin Emre
Teþekkür
Tarih : 11-08-11

Akýcý, içten, hisli, nimet olarak dikkat etmediðimiz bir mevzuyu bize hatýrlatan bir yazý. Tebrikler.

 
Abdurrahman YILMAZ
kalem
Tarih : 11-08-11

Ruhun yazdýðý yerde kalem sadece görevini yapýyor. Tefekkür ettiren bir yazý.

 
Hacer
Zuhal Haným
Tarih : 11-08-11

Çok güzel bir yazý olmuþ.Devamýný bekleriz, yüreðinize ve klavyenize saðlýk

 
Yusuf Ýhtiyar
Nimetin Bedeli
Tarih : 11-08-11

Yüreðinize saðlýk Zuhal Haným.Nimetler içinde (ki en deðerlisi saðlýktýr)yüzdüðü halde bunlarý vereni unutanlara bir þamardýr bu duruþ. Bu,tevekkül ve boyun eðiþin; teslim olmanýn abidevi halidir. Her þeyin sahibine hesap sorar gibi kibirlenen ve isyan edenlere verilmiþ tokat gibi bir cevaptýr satýrlarýnýz. Allah(cc) nimetin bedelini düþünenlerden eylesin hepimizi. Ve tabii bu bedeli ödememizin mümkün olmadýðýný, ancak Rahman'a sýðýnmakla selamete erileceðini bilenlerden eylesin. Baþarýlarýnýzýn devamýný dilerim.

 
Derya DEMÝRSÖZ
Zuhal HAným;
Tarih : 11-08-11

Her cümlesi ayrý güzellikle ve incelikle seçilen güzel yazýn için tebrik ediyorum. Bir kez daha þanslrýmdan dolayý daha çok þükretmem ve çalýþmam gerektiðini hatýrlattýðýn için teþekkür ediyorum. Sevgiler

 
Nevin
Zuhal Haným,
Tarih : 11-08-11

Harika hikayeni ve duyarlý yüreðini kutluyorum. Saygýlarýmla....

 
Muhammed Faruk Arslan
Selamete giden kapýnýn adý SABIR olsa gerek
Tarih : 11-08-11

Sevgili Zuhal; hayatýn kocaman bir okyanus misali çepe çevre sardýðý dünyamýzda, sýkýntýlarýmýzýn sevinçlerimizin keder ve hüzünlerimizin yanýnda sevdiðini nazlanacaðýný bildiði halde sýnamak vardýr ya, Allah sevdiði kullarýný onlarýn naz yapmalarý hoþuna gidercesine onlara veriyor.. Bizim ufak dünyamýzda eksiklik gördüðümüz ama aklýmýzýn tahayyülden bile uzak kalacaðý bir dünyanýn kapýsýnýn açýlacaðý o günde belki koþanlar deðil de yüreðinin bir yerlerine pembe, fiyonklu ve taþlý bir ayakkabýyý alalamanýn verdiði duygu yoðunluðuyla aðýr aksak ta olsa girebilecek olanlar onlardýr diye düþünüyorum. Ama o kapýdan girecek kiþilerin o kapý üzerindeki yazýyý okumalarýný ümit ediyorum en azýndan her iki dünyadada adý ayný olan kapý SABIR. Seni tebrik ediyor devamýný bekliyorum...

 
Muhammet
kader
Tarih : 11-08-11

kaleminize saðlýk. zarafetin en ince imbiðinden dökülen bir yazý. tebrik ediyorum. insanýn hayatta hayýrda ulaþmak istediði hedefleri vardýr. bazý engeller sebebiyle yanlýþ anlaþýlmalar sebebiyle ulaþamaz. hatta çok gayret sarfeder hedefe hep engellerle karþýlaþýr. iþte bu noktada allah rasülünün hadisini anýmsar: kaderi ilahi geldiði zaman yapýlacak hiç bir þey yok. hayatýn bam teli budur bence.yani o hedefi o arzuyu o isteði ahirete saklamak katbekat karþýlýðýný ahirette görmek. yazý bana bunlarý hatýrlattý.tekrar kaleminize ve yüreðinize saðlýk diyorum.

 
yasemin
Zuhal hanýmefendi yüreðinize saðlýk
Tarih : 10-08-11

Sadece mukemmeldi ..

 
hatice kýlýnçer
dil olmak
Tarih : 10-08-11

farkedilmeyeni görmek, söylenmeyene dil olmak, unutulmuþ olaný hatýrlatmak... bu güzel hassasiyetleri hatýrlattýðýnýz için çok teþekkür ederim. Sizin gözünüzle görmek, sizin kelimelerinizle okumak, sizin elinizle dokunmak ne kadarda lezzetli... kaleminize yüreðinize saðlýk

 
AHMET
ZARÝFTEN ZARÝF CÜMLELER
Tarih : 10-08-11

Zuhal Haným kendine yakýþan ince ruhlu cümlelerle örüyor hikâyesini. O, gecesi-gündüzü, maddesi-ruhu ile bizden biri. Hikayesinin de öyle olmasýna bu yüzden þaþmamalý. Yazýya yazarýn ruhu sinermiþ; Zuhal Haným'ýn yazý ve hikayeleri bunun güzel örnekleri. Tebrik ediyor, devamýný bekliyoruz.

 
YÜKSEK TOPUKLU RÜYALAR
Online Kii: 29
Bu Gn: 68 || Bu Ay: 6.050 || Toplam Ziyareti: 2.929.234 || Toplam Tklanma: 58.620.355