
Geçen hafta vefat eden Osmanl hanedanndan ehzade Ertugrul Osman'n cenazesi vesilesiyle tarihle kurduumuz iliki yeniden gündeme geldi. Osmanoullar'na bakmz aslnda tarihle kurduumuz (ya da kuramadmz) patolojik iliki biçimini bir kez daha ortaya çkard.
Medyada yer alan , "Osmanoullar'na bu hayranlk da ne oluyor, bunlar da kim?" anlamna gelen yorumlar, fikir kalitesi bakmndan mevzubahis etmeye bile demeyecek kalitede. Hem tarih uuru hem tarih bilgisi bakmndan hayli perian yazlar çkt.
Belki modernlik balamnda Osmanl kültürü ve bugünkü Osmanly sahiplenenlerin durumu açsndan H.Bülent Kahraman'n (28 Eylül 2009, Sabah) tam ilemedii ama deinip geçtii husus önemliydi. "…Kimse kusura bakmasn dünyann en büyük kültürlerden birini yaratm Osmanlya yakr bir vakardan eser yoktu" diye tarif ettii cenazedeki görüntüyü eletiriyordu. Ve ailenin görüntüsü ile cenazeye sahip çkan kitle arasndaki çelikiyiBeyefendi tam bir Amerikal iadamyd. Aile üyelerinin de pek "sokakta alglanan" hanedan ve Osmanl hakikatiyle ilintisi olmadn özellikle altn çiziyor. vurgulayarak; vizyon ve misyon olarak çok farkl bir profil çizdiini belirterek, ilave ediyor:
Kahraman’n eletirisindeki anahtar kavram olarak "sokaktaki alg" tanm üzerinden çözümleme yapmann hayli açklayc olacan düünüyorum.
Dünyann en büyük kültürünü yaratm Osmanlya yakmayan görüntünün en azndan sosyolojik analizini yapmadan önce Osmanl hanedanna bir göz atalm. Osmanl batllamasnn en radikal uygulamalarnn sarayda balam olmas, "gavur padiah" yaktrmasn hak edecek kadar radikal uygulamalara imza atanlarla,(1) slam birlii idealini, hilafetin gücünü, slamclk siyasetini evrensel boyutlara çkaran padiahn da ayn ailenin mensuplar olduunu unutmamak lazm. Be parasz kendini yaban ellerde perian halde bulan bir ailenin dünyann dört bir tarafna savrulan mensuplarnn da farkl farkl olduklar bir gerçek. Anadilini bile zor konuacak duruma dümü bir ailenin her birinin Osmanl misyonunu tamas beklenemez. Kald ki, aile bu ülkeyi zarara sokacak hiç bir eylem ve sözde bulunmamaya bilinçli olarak gayret göstermesi bile Cumhuriyet seçkinleri için bir takdir vesilesi olmalyd.
Erturul Osman'n "Amerikal iadam görünümü" ya da dier aile mensuplarnn batl hayat tarzna sahip olmalar bu anlamda hanedana vefa duygusuyla toplanan "sokaktakiler" açsndan bir çeliki anlamna da gelmez. Ayn aileden mülteci durumunda olduklar ülkenin pasaportunu bile ömür boyu almay reddedenlere bizzat ahit oldum.
Gelelim "sokaktakiler"le "üst kültür" arasndaki çelikiye… Hiç kimse kusura bakmasn bundan utanmas gereken varsa o da herkesten önce Cumhuriyet seçkinleri ve kendini Osmanl medeniyeti ve üst kültürü karsnda konumlandran aydnlardr.
Cumhuriyet seçkinleri ülkeden sadece Osmanl hanedan mensuplarn kovmad. Osmanlyla ailesiyle birlikte bir medeniyeti, kültürü, hayat tarzn, entelektüel birikimi, davran biçimleriyle insan tipini kovdu. Daha dorusu kovduunu sand. En azndan Osmanlnn temsil ettii ne kadar üst kültür ve entelektüel birikim ve hayat tarz/algs varsa topyekün görünür plandan sistematik biçimde yok etmeye, bastrmaya çalt.
stanbul kültürü ortadan silinmek istendi mesela. Türkçede bile stanbul Türkçesi deil bir tür tarallk anlamna gelen Ankara az esas alnd. Üniversite tasfiyeleriyle müderris ve entelektüeller akademik kurumlardan uzaklatrlarak bir gelenein süreklilii, canll öldürülmü oldu. O "stanbul beyefendisi" tipi mahzenlere mahkûm edildi. ttihat Terakki'nin devam olan, sonradan görme taral bürokratlar bir anda seçkinler zümresine dahil olduklarn düünerek, karsnda ezildikleri stanbul yani Osmanl kültüründen adeta intikam alrcasna –onu- yok etmeye çaltklar gerçek. Sorun sadece batllama, modernleme sorunundan ibaret deildi kukusuz. Bir medeniyet deiimi projesine dönütürülerek, o medeniyeti temsil ettii varsaylan, sembolize eden her unsura "sonradan görme"lere özgü bir hoyratlk sergilendi.
imdilerde Osmanl üst kültürü ile ona sahip çkan dini hassasiyete sahip kitlelerin arasndaki çelikinin temelinde bu ittihatç tarallk öfkesi yatar. Dine, tarihe, bu toplumun ait olduu kültüre dair her deere sava açarak, kendi kendini sömürgeletirme baarsn gösteren bir seçkinler zümresinden söz ediyoruz. Dinin ehir hayatndan sürülmesi, entelektüel snflardan uzak tutulmas buna bal kültürü, dolayl olarak Osmanl geleneini yaatacak seçkinlerden, aydnlardan mahrum kalmas sonucunu dourdu.
Dini savunanlarn köylülerden olumas ile Osmanl birikiminin kesintiye uratlmas arasnda hiç balant olmad söylenebilir mi?
NOT: Vurgular bize âittir. (Dorulu)
(1) Kastedilen II. Mahmut olsa gerektir. Dorulu olarak bu padiahmzn da "gavur padiah" lâkabn hakketmediini, slâm'a samîmî hizmetlerinin olduunu; yapt yenilikleri "gavurluk adna" deil, dîn ü devleti nasl güçlendirebilirim kaygsyla yaptn düünüyoruz.
Yazar: Akif Emre |
03-10-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||