
| Kategori : / ÞU GÝDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar) | Okunma Says: 8122 |
Salâhaddin Sâkb, Makûlât- Sâkbî isimli eserinin balarnda kendi nesebini u ekilde kaydetmitir: Salâhaddin Sâkb bin Hazret-i Îân Mevlevî Muhammed Sirâceddin bin Hazret-i Kutb-i Zaman Halîfe Hâl Muhammed Ûî bin Âk- Zaman Hazret-i Hocam Nazar Hüveydâ-y Çimyânî. Bu durumda Salâhaddin Sâkb, mehur air ve Nakbendî eyhi Hüveydâ’nn torununun olu olmaktadr.
Hüveydâ’nn (ö. 1194/1780) olu Hâl Muhammed’dir (ö. 1271/1854). Hâl Muhammed’in olu Sirâcî mahlâsyla iirler yazan Mevlevî Sirâceddîn’dir (ö. 1294/1877). Sirâceddîn’in Semer Bânû (ö. 1891), Salâhaddin Sâkb (ö. 1910) ve Amancân Maksûm (ö. 1961) isimlerinde çocuklar olmutur.
Salâhaddin Sâkb, O ehrinde 1843 ylnda Özbek bir ailede dünyaya geldi. Yirmi yedi yandayken Nakbendiyye’nin Müceddidiyye koluna intisap eden Salâhaddin Sâkb, 36 yana geldiinde dedesinin halîfesi Hoca Îân’dan ve babasndan halk irad etme yetkisi (icâzet) ald. Muhtemelen bu dönemde hac için gittii Hicaz’da Muhammed Mazhar el-Medenî’den (ö. 1301/1883) ikinci defa Nakbendî-Müceddidî icâzeti alm olmaldr. Krk iki yana geldiinde dedesinin bütün müridleri, yaklak bin kii Salâhaddin Sâkb’n mürîdi oldular. 1892’den 1902 ylna kadar on yl Dou Türkistan’da (Hoten ve Yârkend’de) yaad. Dou Türkistan’dan O’taki hanm Tâcinisâ’ya iir eklinde mektuplar yazd. Onun Dou Türkistan’da bulunduu yllar, Fergana Vadisi’nde Rus igaline kar millî direni (Basmaclk) hareketlerinin younlat ve bu hareketlere kar Rus basksnn artt yllara tesadüf etmektedir. Sonra memleketi O’a döndü. 1907 ylnda dedesinin babas olan Hüveydâ’nn yazd dîvânn Takent’teki neriyat masraflarn karlad. Bu dönemde, muhtemelen bir hac yolculuu vesilesiyle urad stanbul’da Süleyman Hilmi (TUNAHAN, ö. 1959) Efendi’ye tasavvufî icâzet verdi. 13 Kasm 1910’da O’ta vefat ettii kaydedilen Salâhaddin Sâkb’n kabri Krgzistan’n O ehrindedir.
Salâhaddin Sâkb’n eyh Kameruddin, Mamatcan Maksum (Muhammed Can Ma‘sum) ve Râziddin Maksum Salâhiddinov (Raziyyüddin Ma‘sum) isimlerinde üç olunun olduu, bunlardan Mamatcân’n emsinisâ isminde bir hanmla evlendii bilinmektedir.1
Oullarndan eyh Kameruddin, 1926’da Ruslara kar balatlan direni hareketi baarsz olunca Fergana Vadisi’nden Dou Türkistan’a kaçt, be yl Kargalk bölgesinde, sonra da Yârkend’de ikamet etti. 1938’de vefat eden eyh Kameruddin Dou Türkistan’da babasnn halîfesi sfatyla tasavvufu yayd ve onun tarîkatna (babasnn Salâhaddin Sâkb’n ismine nisbetle) Nakbendiyye-Sâkbiyye ad verildi. eyh Kameruddin’in vefatndan sonra yerine müridlerinden eyh Eyyûb Kârî (Ziyâüddin Yârkendî) geçti. Eyyûb Kârî 1945’te Yârkend’de Çon Medrese’yi (Büyük Medrese) kurdu ve hem âlim hem de sûfî olarak hizmet etti. Tasavvuf ve özellikle de Nakbendîlik hakknda Menba‘u’l-esrâr (Yârkend 1941) isminde Çaatay Türkçesi ile bir eser kaleme alan Eyyûb Kârî 1952’de Yârkend’de vefat etti. Yerine geçen Musa Han (ö. 1960) komünist Çin rejimine kar mücadele ettiyse de baarya ulaamad. Bu tasavvuf yolunun son dönem mehur eyhlerinden biri 1987’de ölen Turfanl âh- Merdân idi.2
Salâhaddin Sâkb iirlerini bir dîvanda toplad. iirlerinde Sâkb mahlâsn kullanmtr. Bu dîvânn önceleri akrabalarnn elinde olduu, sonra yazar Tohtasn Calalov tarafndan Takent’e götürüldüü söylenmektedir. Dîvan dnda iki Çaatayca eseri daha bilinmektedir. Bunlar Ma‘mûlât- Sâkbî ve Makûlât- Sâkbî’dir.
Ma‘mûlât- Sâkbî: Eser; tasavvufun hem teorik, hem de pratik konularna temas etmektedir. Hamdele ve salvele bölümünden sonra Hüveydâ’nn eceresi, sûfîlerin vazifeleri ve amelleri, nafile ibâdetlerin fazîleti, ilim ve terbiyenin önemi, duâlarn özellikleri ve kabul artlar, müridlerin sofra âdâb gibi konular yer alr. Son bölümde Salâhaddin Sâkb’n vasiyeti bulunmaktadr. Konular ele alnrken Kur’ân ve hadislerin yan sra Zemaherî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Sâdî, Hâfz, Câmî, Nesefî, Bîdil ve Hüveydâ’nn eserlerinden alntlar yaplmtr. Eser, Takent’te litograf (ta bask) olarak yaynlanmtr. (Takent: Ârifcanov Matbaas, 1916)
Makûlât- Sâkbî: Salâhaddin Sâkb’n (1259-1328/1843-1910) Nakbendiyye-Müceddidiyye tarîkatnn doktrin ve merasimleri ile baz dînî-fkhî meseleler hakknda Çaatay Türkçesi ile kaleme ald bir eserdir.3 Bir mukaddime ve 12 makûle (söz) adn tayan bölümden olumakta olan eserin ana balklar unlardr:
Mukaddimede îmân ve slâm ve akāyid-i din beyan klnd.
Evvel makûlede namâzn beyan klnd.
kkinci makûle(de) ehl-i dilni ve eyh-i kâmil ü mükemmilni bilmekni beyan klnd.
Üçünci makûlede mürid almak ve tevbe birmekni beyan klnd.
Törtünci makûlede hâtunlar bey‘at ve irâdetini beyan klur.
Biinci makûlede on makāmât- sülûkni beyan klnd.
Altnc makûlede pîrdin pîrge kol birmekni câyiz nâ câyizlkn beyan kld.
ImageYettinci makûlede akîdeni akîde-i dürüst klmakn beyândadur.
Sekkizinci makûle pîrni hakkn ve mürîdni âdâblarn beyânda.
Tokkuzunc makûlede âdâb- tarîkatn beyânda.
Onunc makûlede stlâhât- Nakbendiyye-Müceddidiyyeni beyan klur.
On birinci makûlede sülûk-i tarîka-i Müceddidiyyeni ve letâif-i aereni beyan klur.
On ikkinci makûlede murâkabeni beyan klur.
Eserin mukaddimesindeki fihriste göre (vr. 6b-8b) bir mukaddime, 56 makûle ve bir hâtimeden olumas gereken kitap on ikinci makûlede sona erdii için bu nüshann nâks olduu anlalmaktadr. Zaten eserin sonundaki cümle bitmeden eser kesilmektedir (son cümle: ... Zât- vâcibü’l-vücud mülâhazasda bolup). Ancak baz makûlelere numara verilmemi olmas da dikkatten kaçrlmamaldr. Mukaddimede müellif hakknda baz otobiyografik bilgiler vardr. Eserde ad geçen ve referans yaplan baz kaynak eserler unlardr:
Ömer Nesefî’nin Akâid’i, mâm- Rabbânî’nin Mektûbât’ ile Mebde’ ve Me‘âd risâlesi, Mîrzâ Mazhar Cân- Cânân’n risâlesi, Sûfî Allahyâr’n eseri, Muhammed Ma‘sûm’un Mektûbât’, Hüveydâ’nn Râhat- Dil’i, Behrâiçî’nin Ma‘mûlât- Mazhariyye’si. Eserdeki bilgilere göre müellifin dînî kurallara çok önem verdii anlalmaktadr.
Makûlât- Sâkbî isimli eserin dier ad Tarîka-i Hâliyye-i Mevleviyye’dir. Buradaki «Hâliyye» kelimesi müellifin dedesi Hâl Muhammed Ûî’ye, «Mevleviyye» kelimesi de babas Mevlevî Muhammed Sirâceddîn’e iaret etmektedir. Dedesi Halîfe Hâl Muhammed Ûî, kendi zamannda Nakbendiyye Müceddidiyye tarîkatnn en etkili eyhlerinden biri idi.
1 bkz. Tohtasn Calâlov, Gozallik Âlamida, Takent 1979, s. 149, 168, 174-176, 184-185; Polatcân Dâmulla Kayyumov, Tazkira-i Kayyumiy, Takent 1998, III, 497-498.
2 Thierry Zarcone, «XX. Yüzyl Dou Türkistan’nda Sûfî Silsileleri ve Evliyâ Sevgisi», (trc. Ekin KESKN), Türkler (ed. Hasan Celâl GÜZEL ve dr.), Ankara: Yeni Türkiye Yaynlar, 2002, XX, 283.
3 Özbekistan Fenler Akademisi Bîrûnî arkiyat Enstitüsü Ktp., nr. 5347 (varak: 1a-84a). bkz. B. Babacanov ve dierleri, Katalog Sufiyskih Proizvedeniy XVIII-XX vv z Sobraniy nstituta Vostokovedeniya im. Abu Rayhana al-Beruni Akademi Nauk Respubliki Uzbekistan (ed. Jürgen Paul), Stuttgard: Franz Steiner Verlag, 2002, s. 127-129.
Yüzak, aylk edebiyat kültür-sanat tarih ve toplum dergisi
Yazar: Necdet Tosun |
28-08-11 |
||
| E mail: yüzaki.com | Tweet | ||