
| Kategori : / RAMAZAN- ORUÇ- ÝNSAN | Okunma Says: 3764 |
slâm âleminin ve deerli okuyucularmzn Ramazan Bayramlarn tebrik ederiz. Allah muhabbet ve takvâlarmz terakki ettirmi olarak nice bayramlara eritirsin.
Ebubekir Sifil Hoca'nn bir yazs tam bayramlk:
Ve bayram...
Bir aziz Ramazan' daha uurluyoruz hayrlsyla. Kendisine verebildiklerimiz ve kendisinden alabildiklerimiz konusunda nefsimizle hesap görme vaktidir imdi.
"Bir ay boyunca diimizi sktk, nefsimizle boutuk, skldk, darlandk... imdi bayram hak ettik. Bari bayramda biraz rahatlayalm" psikolojisi -bata bu satrlarn yazar olmak üzere- oruç tutanlarn kahir ekseriyetinde görülür. Belli bir hakllk pay da yok deildir bu psikolojide.
Ancak bir noktaya dikkat edelim: Bir ay boyunca diimizi skarak, nefsimizi dizginleyerek elde ettiimiz manevi kazanmlar bu psikolojinin yol açabilecei hesapszlk ve ölçüsüzlük sebebiyle heba olmasn. Ramazan orucunu "yasak savmak" kabilinden mi, yoksa can- gönülden ruhumuzla, bedenimizle, bütün alg ve azalarmzla m tuttuumuz sorusunun cevab burada tebellür edecek. Efendimiz (s.a.v) tarafndan evval aynda tutmaya tevik edildiimiz 6 günlük orucun tam da bu noktaya taalluk eden yönleri var.
Alimler 6 günlük evval orucu üzerinde dururken birçok hikmete deinir. Bunlardan ilginizi çekeceini düündüüm hususlar özetle sralayaym:
1. Bir amelin kabul edilip edilmediinin alameti, hemen arkasndan yaptmz ile belli olur. Eer herhangi bir salih amelin arkasndan bir baka salih amel ilemeye muvaffak klnmsak, bu, ilk ilediimiz salih amelin makbul olduunu gösterir. Hemen sonra üçüncü olarak ileyeceimiz salih amel de ikinci srada ilediimiz amelin makbuliyetinin göstergesi olur ve bu durum zincirleme bu ekilde devam eder. Eer bir salih amelin arkasndan bir ma'siyet ilemisek, bu da o salih amelin kabul edilmediinin göstergesi olur.
Dolaysyla Ramazan orucunun makbuliyeti de evval aynda tutacamz 6 gün orucu ile tezahür edecektir.
2. Salih amel ilemeye muvaffak klnan kimse, bu tevfik için de ükretmek durumundadr. Zira Allah Teala'nn yardm ve tevfiki olmasayd, hiçbirimiz Ramazan orucunu tutma imkân bulamazdk.
Büyük zahid Vüheyb b. el-Verd1 amellerin sevab hakknda kendisine sorulan bir soruya öyle cevap vermi: "Amellerin sevabn sormayn; salih amel ilemeye muvaffak klnan kimsenin eda etmesi gereken ükrü sorun."2
Öyle ya, Ramazan boyunca oruç tutamayacak ekilde hasta olabilirdik veya oruca engel baka bir manimiz bulunabilirdi. (Bu durumda olanlar için hayr dualarmz da eksik etmeyelim.)
te evval orucu da, Ramazan orucu tutmaya muvaffak klndmz için eda etmemiz gereken ükrün bir göstergesidir.
3. Nasl ki hemen her farz namazn önünde ve arkasnda, farzlarda oluabilecek eksiklik ve kusurlar kapatacak ratibeler (sünnet namazlar) var; Ramazan orucu için de aban ve evval oruçlar ratibe mesabesindedir. Ramazan orucunda meydana gelmi olabilecek kusurlar evval orucu vesilesiyle giderilir ve böylece Ramazan orucu kemal bulur.
Bayram balkl bir yazda elbette sadece evval orucunu konumak olmaz. nsann tek bana eda edemeyecei ameller, yalnzken gerei gibi teneffüs edemeyecei mevsimler vardr. Bunlarn eda ve ifas ancak bakalaryla birlikte bulunduumuz zaman mümkün olur. Cuma namaz böyledir mesela, zekât böyledir... Ayn durum bayramlar için de söz konusudur. Bayram nevesini ancak dostlarmzla, sevdiklerimizle birlikte olunca yaarz. Onun için elbette bayram aile büyüklerinin, dost ve akrabalarn ziyaret ve bayramlarnn tebrik edilmesi eklinde cereyan edecektir.
Bu bayramda da içimizi burkan, yüreimizi szlatan eyler oluyor ne yazk ki. Güneydoumuzdaki sancdan Afrika'daki kurakla ve slam dünyasnda (bilhassa Suriye'de) cereyan eden olaylara kadar bayram hissiyatmz buruk bir sevince dönütüren olaylar bunlar. Ancak bayramn da "Müslüman algs"nda önemli bir yeri bulunduunu unutmayalm. Sahabe-i kiramn bayram günü namaza tekbirlerle gittiini unutmayalm. Bu günler bizim, bize ait. Dolaysyla buruk bir sevinçle de olsa onlar kutlamak, ihya etmek da bizim kulluk görevimizin bir parças.
Anlamlyla mütenasip bir dünyada misafir edeceimiz bayramlara kavumak niyazyla...
1 Biyografisi için bkz. EbûNu'aym, Hilyetu'l-Evliyâ, VIII, 140 vd.
2 bnReceb, Letâifu'l-Me'ârif, 395.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
29-08-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||