
| Kategori : / ÞU GÝDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar) | Okunma Says: 7766 |
…
Bin derman verseler almam bu derde
Yaram ellere balatma yâr yâr
…
Çalatrsan beni deryanda çalat
u kuru çaylarda çalatma yâr yâr
♥ ♥ ♥
Her derde devâ getirmi bir medeniyetin çocuklar imdi baka iklimlerin her derdine mübtelâ…
çki, kumar, fuhu… Bedenden çok rûha ve benlie ileyen esrâr… Modern insann tapna barlar, diskotekler, pavyonlar… Kadnn binlerce yl öncesinden daha beter metâlamas… Esir pazarlarn mumla aratan manzaralar… Hem de gönüllü esirler, mallar… “Özgürlüün” zirvesine çktn zannederken esâretin gayyâsna düen zavalllar… Fuhu âleminde gittikçe düen ya ortalamas…
Ahlâkl bir insann hayal gücünün ulaamayaca, en ahlâkszlarn bile hayretten çenesini göbeine düürecek rezillikler harcâlem...
Bir tarafta açlktan ölenler, bir tarafta haram parasn nerede harcayacan bilemeyip ter ter tepinenler… Komusu açken tok yatanlar dünyaya hükümrân olmu.
Nefsin dizginine kaplm insann varaca son nokta zehir, zulüm, günah, isyan… Beeriyet bir bataklkta debelenmekte… Elence ve konfor sand bir bataklkta… Batakln bataklk olduunu bilmemesi en fecî çkmaz… Bu yüzden kurtulmaya da çalmyor… Elendikçe batyor, battkça eleniyor… Deniz suyu içerek susuzluk dinmez… Hastalndan habersiz hastalar… Bünyesini ceste ceste kemiren mikrobuna meftun… nsan haklar nefsin haklar saylm… Dünya böyle bir akl ve kalp tutulmas yaamad.
Pandorun kutusu açlm, kötülük hücrelere, soluduumuz havaya kadar nüfûz etmi… yiler ve iyilik sinmi, sindirilmi; Kafda’nn arkasna kovulmu… Çünkü modern insann cann skm iyilik gücü, konforunu bozmu…
Sen böyle bir zamana, böyle bir manzarann üzerine geldin ey yâr!.. Ucu Hz. Muhammed sallallâhü aleyhi ve selleme uzanan bir zincirin yeni zamanlara bakan halkas olarak kadem bastn yeryüzüne… in zordu. Yükün dalardan ard. Günah ve isyan tahammül snrlarn fersah fersah amt. Nefs kol geziyordu sokaklarda, meydanlarda… Ruh sürgün edilmiti hayattan.
“Her eye ramen hayr ve iyilik arayanlar”n elleri böürlerine dümütü. Ne yapacaklarn, bu devâsâ saldryla nasl ba edeceklerini bilemiyorlard. Balar baka ellere gittiinden basz kalmlard. Hâlleri basz bir gövdenin hâliydi… Yalnz ve çaresizdiler.
Sadece basz m kaldlar? Bilginleri, bilenleri de köelerine çekildiler… Bilenleri bildiklerini söylemekten ve öretmekten korktular; kaçtlar uzak ve kuytu köelere… Sen, “Gelin, yapmayn, etmeyin!” dedin. “Kâinâta hayr ve iyilii hâkim klm ecdâdn ahfâdn böyle yüzüstü brakmayalm. Bildiimizi öretelim, sözümüzü söyleyelim. Hakîkat Medeniyeti’ni topraa gömmeyelim.” dedin. “Bu i burada bitmitir.” dediler korkanlar. “Üstümüze gelme, sen de kendini tehlikeye atma.” Böyle söylediler ve çil yavrusu gibi daldlar. “Onlar ölümden korktular da ölmediler mi?..”
Tek bana kalmtn… Tpk Mekke’nin câhiliye devrinde Rasûlullah Efendimiz gibi… Bütün talarn baland, bütün köpeklerin salverildii köyün tek bekçisi… Ylacak mydn? Vazgeçecek miydin? Hayr! Bu, kendi elinde deildi ki… Allah izin vermezdi buna, Rasûlullâh ve takipçisi sonsuzluk kervannn kol balar izin vermezdi. Ki, sen de kol balarndan biri olacak, gönülden gönüle tanm olan ebedî iksîri kendi zamannn insanlarna altn kadehlerde sunacaktn.
Hastalndan habersiz hastalar seni bekliyordu. Çirkefi billur, pislii temizlik, zehiri ilâç bilenler yolunu gözlüyordu. Gözlediklerinden de habersizdiler. Her eyleri çarplmt. Bu yüzden temiz olan pis, ilâc da öldürücü zehir zannediyorlard. Dertlerin devâs sendeydi. Çarpldklar için sana da düman oldular. Bilmiyorlard ki ellerindeki tek ilaç iesini taa çalmaya kalkyorlard. “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Tâif’te talanan ufuk insan kendini talayanlara nasl merhamet ettiyse sen de aynsn yapacaktn. Yol bu yoldu; bakasna mezun deildin. Öyle de yaptn.
Her eyin sahtesi olduu gibi senin vazifenin de sahteleri çkt. Yaldzl lâflarla, hokkabazlklarla iksîr arayan insanlara ac su verenler… Baka ne verebilirlerdi? Ellerindeki buydu. nsan kendinde olmayan veremezdi ki… Akl gözünde ve kulanda olan birçoklar dütü böylelerinin peine. Çünkü senin sunduun menbâ suyu erimek için emek ve gayret istiyordu. Zor geldi bu birilerine… Ulamas kolay ve ambalaj albenili ac suyla susuzluklarn dindirmeye çaltlar.
Ömründe yara sarmam olanlar yaral gönülleri hoyrat elleriyle sarmaya kalktlar. Trmaladlar, acttlar, yaray daha da azdrdlar çok zaman. Oysa yapmalar gereken asl hâzk hekime sevk etmekti yarallar. Yol kesici olmamalydlar ama benliklerine yenildiler. Sen onlara bile merhamet ettin. yi niyetle yara sarmaya çalanlar dost bildin. Nasipleri kadar da örettin yara sarmay. Hastabakc iken kendini mütehasss hekim sananlar da olmad deil.
imdi ey sevgili! Ben de bir bar yaral olarak çok dolandm, çok aradm. Nice sahte doktorlarn kaynat bir dünyada korkuyorum yarama el atarlar da azdrrlar diye… stemiyorum onlarn ac sularn, iksîr sûretinde cüruflarn! Gönül yarasn sarmay Rasûlullâh Efendimiz ve izinden gidenlerden örenmi bir hekim sarsn istiyorum yaram. Yani senin sarman ey yâr! Onlar derdime bin derman gösterseler de kabul deil... Elimden sen tut! Yaram ellere balatma! Yumuak ve ifal ellerinle sen bala yaralarm. Yara balamay bana da, evlatlarna da öret. Biz de bu usûlle bütün insanln yaralarn saralm. Senin usûlün ve iksîrinle yaralarndan kurtulmu insanlk, kapkara çadan apaydnlk bir çaa atlamann saadetini yaasn…
Sahte yol göstericilerin kuru çaylarnda su beklemekten usand beeriyet. Bizi -eer çalamak nasipte varsa- bakalarnn kuru çay yataklarnda beyhûde beklemekten kurtar; kendi uçsuz bucaksz denizlerinde çalat bizi. Deryanda bir katre olmann erefine eritir hepimizi…
Senin müfik ve münbit ellerinde yetien nesil, kadîm Hakîkat Medeniyeti’ni yenileyecek, nefs kölelerinin yayd her illete mübtelâ gençlik kibrît-i ahmer ile altna dönecek ve beeriyetin her derdine devâ getirecek… Mâzîde yaptk bunu. Bir defa yapan yine yapabilir. Ufukta baka bir ümit görünmüyor. Bu kendine geli ve dorulu, zaman gelmi doum gibi gerçekleecek…
Yazar: Ahmet Çelen |
16-09-11 |
||
|
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| Cihat Erdem | |||
Tebrik |
Tarih : 03-10-11 | ||
Beni dinleyen aileme "demokrasi" terimi karþýsýndaki maðlubiyetimizi anlatmaya çalýþýrken, üçünçü defa okumaya hazýrlandýðým bu yazýnýn ilk cümlesi bütün hissiyatýný hulasa ediyordu:"Her derde devâ getirmiþ bir medeniyetin çocuklarý þimdi baþka iklimlerin her derdine mübtelâ…" 16 Eylül þuurunun bütün uzuvlarýmýza nakþedilmesini niyaz ederek bu güzel denemenýn müellifine dualar ediyorum: Allah kavlinizi ve kalbinizi kavi eylesin. |
|||
| Abdullah | |||
Allah Razý Olsun |
Tarih : 23-09-11 | ||
Teþekkür edeiz. Onlarý anlatmaya bu satýrlar kafi deðildir amma bu satýrlar vesilesiyle onlarýn þefaatlerine nail olabilmeyi ümit ederiz. |
|||
| Celaleddin Yýlmazer | |||
Selam olsun... |
Tarih : 19-09-11 | ||
Selam olsun, o yüce sevgiliden haber veren dillere... selam olsun o sevgililer sevgilisinden inciler döþeyen kalemlere... Selam olsun o gönüller fetheden Fatihin neferleri olabilenlere.... Allahýn selamý rahmeti ve bereketi o yüce sevgilinin aþkýyla bahtiyâr olabilenlerin üzerine olsun... |
|||
| Abdurrahman YILDIRIM | |||
Tefekkür |
Tarih : 18-09-11 | ||
Okurken tefekküre daldýracak ve muhasebe yaptýracak bir yazý. Tefekkür ve muhasebeyi unutmamak gerek. |
|||
| FAZÝLET ÇATAL | |||
Dünya böyle bir akýl ve kalp tutulmasý yaþamadý. |
Tarih : 17-09-11 | ||
KIYMETLÝ HOCAM HAYDÝ BÝZ ÇOK ÞANSLIYIZ SÝZÝN SOHBETLERÝNÝZLE YETÝÞTÝK DE, YA BU ÞANSA SAHÝP OLAMAYANLAR? BU SEBEPLE ÝNÞAALLAH EN KISA ZAMANDA KÝTABINIZI ELÝMÝZE ALMAK NASÝP OLUR. |
|||
| OBM | |||
Okyanusa çalýnan maya |
Tarih : 16-09-11 | ||
Hoca merhumun belki de en meþhur fýkrasýdýr. Yüzlerce kez dinleriz, anlatýrýz. Ancak, yeryüzünün görüp göreceði en büyük dahilerden olan Hoca merhumun pek çok hikmetli latifesi gibi bunun hakikatini de anlayan insanlarýn sayýsý galiba pek az. Oysa orada sünnet-i seniyeye bir iþaret var. Çünkü Rasulullah Efendimiz, Akþehir gölüne bir kepçe yoðurtla maya çalmaktan daha da imkansýz görünen bir iþe kalkýþtý. Bir baþýna geldi ve bütün insanlýðý mayalamak için mücadeleye baþladý. "Gel baþýmýza geç" dediklerinde, "bir elime ay'ý, bir elime güneþi verseniz, davamdan vazgeçmem" dedi. Ve insanlarý, insanlýðý birer birer, teker teker, fert fert dönüþtürme cehdiyle teblið etti din-i mübin-i islamý. Onun "hüvesi hüvesine" takipçisi ve kamil manada varisi olanýn da mücadelesinin birebir ayný tuðlalarla örülmesi gerekiyordu. Ve öyle de oldu. Bunu bize hatýrlattýðý için Ahmet hocama teþekkür ediyorum. |
|||
| mustafa | |||
terhis.... |
Tarih : 16-09-11 | ||
bugün, kýlýcýn kýnýndan çýktýðý gündür (mecazi) saygýlarýmla..... |
|||