
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 3826 |
Geçtiimiz hafta eitimin iki temel sorunundan bahsetmitik. Bunlar eitimin hayata dair pek az bilgi içermesi ve yaparak-yaayarak örenmek yerine masa banda örenmeye bizi mahkum etmesiydi. Bu hafta ise eitimin, eitim sisteminin önemli bir yarasna deineceiz.
Günümüz neslinin 16-18 yl okul sralarnda geçiyor. Bir ylda ortalama 180 i günü okula gittiimizi düündüümüzde ortalama 3000 günümüz okulda, örenmekle geçiyor. Bu üç bin gün sonrasnda hepimiz, düünen, analiz eden, sorgulayan, üretken, aktif, orijinal çalmalar yapan ve yenilie açk bireylerin yetimesini umuyoruz. Ancak gelin görün ki, üç bin günlük eitimi geride brakan birçok örenci, paragraf sorularn çözmekten aciz kalyor. “Yukardaki paragrafta aadakilerden hangisine deinilmemitir?” sorularn doru yapabilen örenci saymz çok az. Bu tarz yorum ve muhakeme gerektiren sorularda baarmz oldukça düük.
Dahas örencilerimiz, birbirinin kopyas ödev ve tezler hazrlyor. Günümüz örencilerinden orijinal çalmalar görmek çok zor. Matematik problemlerinde sadece saylar deitirerek ayn soru sorulduunda bile örencilerimiz soruyu cevaplamakta zorlanyor. Bunun nedeni eitim sistemimizde sakl.
Biliyorsunuz, günümüz ça bilgi ça olarak adlandrlyor. Her gün yeni bilgi üretiliyor. Yaplan aratrmalarla bilgi hazinesi her geçen gün zenginleiyor. u anki eitim sistemimiz örenciyi bir depolama alan görerek bu alana sürekli bilgi yüklemesi yapyor. Halbuki öretilmesi gereken yeni bilginin üretilmesi, bilgilerin ayklanmas ve yorumlamas olmal.
u anki sistemde örenme ilemi çok basit bir mantk üzerine kurgulu: Kaydet, ezberle, tekrar et. Örenciler kendi zihin kutucuklarna her gün doldurulan gerekli-gereksiz bilgileri kaydetmekle, ezberlemekle ve tekrar etmekle megul. Paulo Freire bu sistemi Bankac Eitim Sistemi olarak adlandryor. Nasl ki, bankaya gidiyoruz, orada bizim admza açlan alana para yatryoruz, bu para hesabmza kaydediliyor, burada depolanyor ve istediimizde bu para bize geri veriliyor. Ayn ekilde eitim sitemi de örencilerimizi bir banka olarak görüyor ve bilgi paracklarn onlarn zihin kutusuna yerletiriyor. Bu sistemin sonucu olarak da üretmeyen, kolaya kaçan, kopya çeken, ezberledii bilgiyi hayata geçiremeyen, salkl analiz yapamayan bireyler yetiiyor. Ksacas bankac eitim sistemi düünmeyen ama ezberleyen insanlar üretiyor.
stanbul’un fethini örenen bir örenci fetih tarihini, fetih için yaplan hazrlklar ve fethin sonuçlar maddeler halinde ezberliyor. Ancak bu örenciye “Neden stanbul’un fethi ile bir ça açlp kapand?” diye sorduumuzda cevap alamyoruz. Çünkü bu örencimiz analiz ederek ve tartarak deil de ezberleyerek örenmitir. Bunca yllk eitim sonrasnda zaten aklnda kalan tek bilgi krnts fethin tarihidir. Fatih’in kiiliini, onu fethe ulatran özellikleri nedense bilmemektedir örencimiz.
Eitim sistemimiz artk bilgi yükleme fonksiyonunu brakmal; bilgiyi yorumlayacak, yeni bilgiler üretebilecek ve toplumun hizmetine sunabilecek bireyler yetitirme görevini üstlenmelidir. Aksi taktirde kalpleri ve dimalar fethedecek yeni Fatihler yetitirmek pek de mümkün olmayacaktr. Bankac eitim sistemi deimedii sürece Fatih Projesi’de bize beklediimiz fatihleri hediye etmeyecektir.
Eitime Dair Ksa Ksa
Geçen sene alnan kararla Arapça ilköretim okullarnda seçmeli yabanc dil dersi olarak okutulabilecekti. Bu sene banda Arapça’nn müfredat hazrland ve yaynland. Artk örenciler talep ederse ngilizce yerine Arapça’y yabanc dil olarak görebilecek. Teoride güzel bir uygulama ama acaba kaç okulumuzda örenci kendi yabanc dilini seçiyor ki? Dil örenmede en önemli dönem çocukluk dönemi ise neden tüm çocuklar ngilizce’ye yönlendiriliyor? Bu konuda daha etkili bir planlama gerekmez mi? Hem Arapça gibi Osmanl Türkçesi’de ders olarak programa konulamaz m? Kendi kaynan, dedesinin kitabelerini okuyamayan bir neslin önüne geçilemez mi?
Geçtiimiz günlerde okul ürünlerinde denetleme yapld. Velilerin al veri yapt noktalardan alnan 13 ayakkab numunesinin 10’unda, 78 krtasiye ürününün 41’inde ar kansorejen madde tespit edildi. Söz konusu çocuklarmz, yani bu ülkenin gelecei. Üreticileri daha duyarl olmaya, devletimizi ise denetimleri sklatrmaya davet ediyoruz.
Yazar: Psikolog Mehmet Teber |
05-10-11 |
||
| E mail: haber7.com. | Tweet | ||
| Þener ÞEN | |||
Yorum-süz |
Tarih : 05-10-11 | ||
Sayýn Mehmet Teber öðretmen olduðum için her yazýnýzý iþtiyakla okuyorum. Ancak bir konuya temas etmek isterim. Elbette eðitim sisteminin aksaklýklarý eksiklikleri var. Eðri planyadan doðru mamül çýkmaz. Ama ben günümüzde tüketilen hazýr gýdalarýn da göz ardý edilmemesi gerektiðini düþünüyorum. Özellikle tükettiðimiz hazýr gýdalarýn insanýmýzýn mukayese ve muhakeme gücünü zayýflattýðý kanatindeyim.Ýçtimai sýhhat için hazýr gýdalarýn sýký bir denetimden geçirilmesi gerektiðini düþünüyorum. |
|||