HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TASAVVUF / TASAVVUFA DÂÝR
Okunma Says: 2596
Yazar: Þeyh Abdünnasýr Cibri ile mülakat
TASAVVUF BÝLÝNCÝ ÝNÞÂ EDÝLMEDEN ÜMMETÝN AYAÐA KALKMASI MÜMKÜN DEÐÝLDÝR

eyh Abdunnasr Cibri, Beyrut'taki "Kulliyyetu-d Da'wa" Müessesesinin dekanl görevini yürütüyor... Yaklak 1000 örencisi bulunan Külliyye'de, er'i ilimler bata olmak üzere, çeitli bölümlerde dersler veriliyor...

Ayn zamanda Suriye'deki Ebu Nur Üniversitesi'nin kurucusu olan Nakibendî eyhi Ahmed Kuftaro'nun da örencisi olan eyh Cibri, bir dönem Fethi Yeken'in banda bulunduu slami Amel Cephesi'nde görev yapm; fakat sonraki süreçte birtakm fikri ayrlklardan ötürü, Cephe'den ayrlarak, u an bakanln yürüttüü Ümmet Hareketi'ni kurmu...

eyh Cibri, kendisini "ümmetin hizmetçisi" olarak vasflandryor... Yaayyla, konumasyla ve tavrlaryla, muhatabn etkileyen bir samimiyeti var üstadn...

Sufi gelenekten gelmesi dolaysyla sahip olduu güzel özelliklerinin yan sra, önde gelen aydnlar aratmayacak tarzda dünya siyasetini okuma kabiliyeti ile de ayrca insan kendine hayran brakyor...

Hocalar Nakibendî eyhleri olan eyh Abdunnasr Cibri, felsefi anlamda deil ameli anlamda Sufi'yim diyor ve ekliyor: "Tasavvuf bilinci ina edilmeden ümmetin ayaa kalkmas mümkün deildir. Tasavvufu bir hareket olarak ya da bir bidat olarak görmeyelim. Tasavvuf, Allah ile kuvvetli bir badr. Tpk Allah Rasulü'nün Hira'ya çekilmesi gibi..."

Bizim için ufuk açc olan bu söyleinin, siz deerli okuyucularmz için de yararl olmasn temenni ediyoruz:  

smail Duman: Hocam, müsaadenizle tasavvufa bak açnz sorarak balayalm söyleimize. Sufi gelenekten geldiiniz bilmekle birlikte, ayn zamanda siyasi bir hareketin de bakanln yürütüyorsunuz. Bu ikisini nasl mezcediyorsunuz hayatnzda?

eyh Abdunnasr Cibri: Tasavvuf bilinci ina edilmeden ümmetin ayaa kalkmas mümkün deildir. Tasavvufu, bir hareket olarak ya da bir bidat olarak görmeyelim. Tasavvuf, Allah ile kuvvetli bir badr. Tpk Allah Rasulü'nün Hira'ya çekilmesi gibi... Tasavvuf, insann kendi nefsinden önce Allah'n rzasn önemsemesidir. Tabii, bu benim bak açm... Ben felsefi anlamda bir tasavvuftan bahsetmiyorum; bizim böyle bir anlayla alakamz yok...  Biz ilmi anlamda ve dünyaya balanmamak, nefsi temizlemek gibi ameli boyutta tasavvufu destekliyoruz. Bu noktada, mam Gazali'nin, Abdulkadir Geylani'nin anlad tarzda nefis tezkiyesinin ya da eitim anlamnda çabay içeren tasavvufun geri dönmesi amacyla gayret etmeyi önemli görüyoruz.

Ksacas; tasavvuf derken, Allah'a yaknlamay ve dünyadan uzaklamay anlatan tasavvufu kastediyoruz... Yoksa, dünya ile tamamen irtibat kesmekten bahsetmiyoruz.

Biz Allah'a ulamak istiyoruz. Bu ulama yalnzca Allah'n bize gösterdii yol ile mümkündür. slam' Allah'a ulama amacyla istiyoruz. slam bir hedef deildir; bilakis slam, yoldur. Hedef ise Allah'n rzasna ulamaktr.

Tabi ki Allah'a ulama gayesinde olmayan bir insan için dünya, en güzel yerdir. Ancak eer Allah'a ulama çabas içerisinde isen onun çizdii yolu takip etmen gerekir. Yolun ne olduu hususuna gelince; âlimler ilk sraya eriat, ikinci sraya da hakikati yerletirmilerdir. Ancak bunlarn hepsinden önce ibadetlerinde derinlemelisin:

"Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarsnda, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ar ar Kuran oku."

"Elbiseni tertemiz tut, maddî manevî kirlerden arn, Pis ve murdar olan her eyden kaçn."

Dünya elinde olsun; ama kalbine asla girmesin. Bunu baardktan sonra her ey kolay olacaktr. Dünyaya sahip olabiliriz; ama önemli olan dünyann bize sahip olmamasdr. Bizim tam olarak, buna ihtiyacmz var.

Siz kendinizi nasl tanmlyorsunuz; Nakibendî misiniz mesela?

Ben Nakibendî eyhlerinin örencisi olmakla birlikte, tarikatç olmaktan ziyade bir hizmetkâr olmay tercih ederim. Âlimler derler ki: "Sen bir yandan insanlar hayra çarrken, bir yandan da çardn eyleri yapmaya gücün yetmiyor olabilir." Ben ite böyleyim...

Siyaset ile ilikinizi nasl açklyorsunuz? Sufi gelenein siyasetle dorudan iliki içerisinde olmasna çok alk deiliz bölgemizde...

Her insan siyaset hakknda konuamaz. Bazen siyaset amelleri yok eden bir durumu da beraberinde getirebilir.

Ben daha önceden siyaseti bilirdim; ama siyasi çalmalarn içerisinde bulunmazdm. Refik Hariri suikastndan sonra ise, durum tamamen deiti. Sünni hareketlerin bozulmaya baladn gözlemledim. Sonra Allah'n izni ve yönlendirmesi ile iki eyi esas alarak siyasete girmeye karar verdim: Birincisi, siyasi duruumuz, direnile beraber olmalyd; ikincisi ise, Suriye kart olmamalydk...

Neden "Suriye kart olmamak"?

Biz, kesinlikle zalim devletleri desteklemiyoruz. Ancak bizim, fkhta ve fkh usulünde mevcut olduu gibi "büyük zarar küçük zararla def etme" sorumluluumuz var. Ben siyasete fkhi kaideler çerçevesinde yaklayorum. Çünkü fkh kaideleri, yalnzca namaz ve abdestin hükümlerini tespit etmek için deil; bütün bir dünyay ilgilendiren meselelerde hüküm koymak içindir.

Bana göre; eer Suriye'de yönetim düerse, sorun Suudi Arabistan'a, Türkiye'ye, ran'a, Pakistan'a yaylacak. Amerikal politikaclar da bundan söz ediyorlar. Biz küçük zulmü, büyük zulme tercih ediyoruz. Bugünkü devrimler, slami çizgileri olan bir yönetim talep ediyor olsalar ve bu çerçevede düzenli bir liderlik oluturabilselerdi; kesinlikle onlar desteklememiz gerekirdi. Bunu, zulmü kaldrmak ve adaleti dünyada hâkim klmak için yapmamz gerekirdi. Zira bugün Avrupa, Amerika ve dier bölgeler, zulmü tadyorlar; bizim de Müslümanlar olarak sorumluluumuz tüm dünyada zulme engel olmaktr.

Libya'daki gelimeleri nasl okuyorsunuz?

Kaddafi zalimdir; ancak bugün, NATO'nun da yardmyla öncekinden çok daha büyük bir zulme yöneldiler. Libya, bugün yeniden emperyalist güçler tarafndan ele geçirilmitir.

Peki ya Msr ve Tunus?

Ben Msr'a gidip geliyorum. Msr, Hüsnü Mübarek döneminde nasldysa, imdi de ayn... Hiçbir ey deimedi. Msr'da yalnzca siyasi partilerin özgürlük alanlar geniledi.

Msr'daki Müslümanlarn da kendi aralarnda ayrlklar var. Bir ksm Selefi, bir ksm hvan'a mensup, bir ksm baka bir ey... Neticede, ancak herkes bir araya geldiinde yaplabilecek eyler var...

slami Hareketleri nasl deerlendiriyorsunuz genel itibariyle?

Birçok slami Hareket var... Ama ben, deerlendirme yaparken, u soruyu soruyorum: "Bu hareket Müslümanlarn isteklerini dikkate alyor mu, almyor mu? Bu hareket Müslümanlarn gidiatn düzeltebiliyor mu, yoksa düzeltemiyor mu?"

Ben u an, slam âleminde tüm Müslümanlar kuatabilecek bir liderlik göremiyorum. Bizler Suriye, Türkiye, Lübnan eklinde ayr devletler olduumuz sürece, güçlerimizi birletirmemiz mümkün deildir. Güç ancak bir araya gelerek oluacaktr. Tabii bu birliktelik, mezhebi ihtilaflarmzla, farkl halklar ve kabilelerle beraber; ama tek bir ümmet olarak gerçekleecektir. Biz bu konuda Allah'n yardmna ihtiyaç duyuyoruz.

Lübnan'n geneline baktmzda, Müslümanlarn ii-Sünni ihtilaf ve gruplar aras ilikiler konularnda bilinçli olduklarn gözlemledik... Bu uurun olumasna zemin hazrlayan irade nasl olutu?

Tabii ki bu konuda zt düünenler de var. Maalesef bu kiileri says daha fazla hatta... Üstelik çounluu da Sünniler içerisindedirler. Baz muhalif söylemdeki Sünnilerin, Rabbani bir kayg tadklar için deil de siyasi ve ekonomik söylemler nedeniyle deimeye baladklarn gözlemliyoruz.

Aslnda ben, eitimci olarak kalmay tercih ederdim; zira siyaset, kiiyi eitimcilikten alkoyar. Ama, Müslümanlarn vahdeti her eyden önemli olduu için, siyasete katlmaya mecbur kaldm. Eer bizler üzerimize düeni yapmazsak, meydan ihtilaflar körükleyenlere kacaktr...  

Müslümanlar arasndaki ilikilerin nasl ekillenmesi gerektiini düünüyorsunuz? Bu balamda, Türkiye'yi ve Türkiyeli Müslümanlar nasl görüyorsunuz?

eyh Ahmet Kuftaro her türlü zorlua ramen, tüm Müslümanlarla iliki içerisinde olmamz gerektiini öretti bana. Bu, büyük bir sorumluluk olmakla beraber; ahiretteki karl da yüce bir ereftir. Mesela, bizim, Cezayirli kardelerimizle de aramzda bir beraberlik söz konusu... Ve onlar badiler... Biz onlarla karlkl görümelerde bulunarak kardelii salamaya çalyoruz. Yine, ii kardelerimizle de aramzda bir birliktelik var. Üstelik ia ve badilik birbirinin tamamen karsnda yer alan iki ayr mezheptir. Çünkü badilik, Haricilerin bir koludur. Ama tarih boyunca birçok inanç esaslarnda düzeltmeler yapmlardr.

Bizim yine Irak'taki kardelerimizle de aramzda bir ibirlii söz konusu... Ayn zamanda Irak'n kuzeyindeki Kürtlerle de ilikilerimiz var... Mevlana Halid Nakibendî ansna, Irak'n kuzeyinde-Süleymaniye'de- tasavvuf üzerine bir konferans düzenledik. Bu ayn sonunda Msr'da yine bir konferans gerçekletireceiz. Bunlarn yannda Türk kardelerimizle bir ibirlii içerisine girilmesi de bu ilmi hareket için yanl olmayacaktr. Bilakis, biz bu ibirliinden mutlu oluruz; çünkü biz, Türkleri slam ümmetinin temel talarndan biri olarak kabul ediyoruz.

Osmanl Devleti'nin çöküü ve ülkelere ayrlmamz sonrasnda öne çkan dört devletten söz etmemiz mümkündür: Msr, Türkiye, ran ve Pakistan... Ancak bu bölgelerde mevcut olan iç karklklar da karlkl yardmlama ve dayanmay engellemektedir.

Yüzyllardr Türkiye, Müslümanlarn bakenti vazifesini görmütür. Ancak Türkiye ile dier baz Müslüman ülkeler arasnda ticari ilikiler olmakla birlikte; ümmet adna bir iliki söz konusu deildir. Biz Türkiye halkn, mezhebi taassuptan uzak,1 dengeli bir halk olarak görüyoruz.   

nallah bundan sonraki süreçlerde ibirliklerini arttrmay umuyoruz...

Bizlere vakit ayrdnz için çok teekkür ederiz efendim.

Ben teekkür ederim. Tekrar ho geldiniz.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

1-"Mezhebî taassup" ifadesi rahatsz edici. Bir insann, mezhebinin kaidelerine smsk bal olmas "mezhebî taassup" ise bu, kötü bir ey deildir. Bu ifadeyle kastedilen, dier ehl-i sünnet mezheplerine dümanlk ise böyle bir ey gerçekten kötüdür; ama bunun misali yoktur; ehl-i sünnet mezhepleri birbirlerine dümanlk beslemez. Kendininkini doru bulur, kendi mezhebiyle amel eder o kadar... "Mezhep taassubu", ehl-i sünnet d cereyanlara kar çkmak ve buz etmekse bu da zemmedilecek bir davran deildir. "Mezhebî taassuptan uzak" sözüyle "Ehl-i sünnet olsun olmasn bütün mezhepleri ayn görmek, bütün mezheplere ayn mesafede durmak, hepsini ho görmekse -kusura baklmasn- böyle olmak matah bir ey deildir. Bir ehl-i sünnetin böyle olmaya selahiyeti de hakk da yoktur. Hocamz, Türkiye halkn bunlardan hangisi olarak görüyor, belli deil. Eer sonuncusu gibi görüyorsa bir Türkiye müslüman olarak öyle olmaktan Allah'a snrz. (Dorulu)

Yazar: Þeyh Abdünnasýr Cibri ile mülakat
24-10-11
E mail: dünyabülteni.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TASAVVUF BÝLÝNCÝ ÝNÞÂ EDÝLMEDEN ÜMMETÝN AYAÐA KALKMASI MÜMKÜN DEÐÝLDÝR
Online Kii: 24
Bu Gn: 406 || Bu Ay: 5.499 || Toplam Ziyareti: 2.928.503 || Toplam Tklanma: 58.605.903