HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Says: 3741
Yazar: Abdülhamid Ahdar
BÝR KEZ OKUDUÐU KÝTABI EZBERLEYENLER VARDI

Onlar nasl bir hafza sahibiydi öyle! Devr-i Kadim’in son büyüklerinin resmi geçitidir bu haber... Dunyabizim.com'un varlk sebebine en yaklat bir haber bu...

Bir ulu aaç önünde toplanm cümle ahali. Demiler ki bu aaç kurumutur, artk kesmek icap eder. Halbuki o aacn dallarnda bin bir çeit meyve var. Üstelik yeni olgunlam, taptaze meyveler. Bir semavi sofra gibi kendilerine uzanacak elleri beklemekteler. Bu aaca kurumutur demek hezeyandan baka ne olabilir? Belki gaflet, belki de husumet. Kurumam bir aac kesmek ise ancak cinayettir. Ne yazk ki bu cinayet ilenmi, devran dönmü, katiller ruz-u maherde kurulacak mizana, adl-i ilahiye havale olunmutur. Yani meselemiz intikam deildir. Meselemiz udur ki, maktulün yaknlar, akraba ve hsmlar, hatta öz evlad olan bizler artk o aacn gölgesinden yoksun, meyvesine hasret yaamaktayz. Neyi kaybettiimizi yava yava unutsak da kaybmz kaybolmuyor. Bu cinayetin sebebi her ne olursa olsun biz, kendi medeniyet aacmz kurumutur diyerek kesen, üstelik de bunu, muasr medeniyet seviyesine ulamak adna yapan bir anlayn ceremesini omuzlayarak yayoruz. Böyle yaamak çok zor ama, bizim imtihanmz da bu olsa gerek.

Kestiler o muhteem aac

Bize daha ilk mektepten itibaren, inklaplardan önce ilim ve tefekkürde ne kadar geri kalm olduumuz ezberletildi.  Devlet-i Âliye ile birlikte, hatta daha da önce, medreselerimiz ve tekkelerimiz çökmütü. Artk ilim ve tefekkür ehli nesiller yetitirilemiyordu. Bu köhne müesseselerden ve müfredatndan kurtulmamz artt. Onlarn yerine üniversiteler, akademiler, Batl ülkelerin müfredatn takip eden mektepler alnca ilim ve medeniyette terakki edecektik. Böylece çadalama ve Batllama arzusu ile inklaplarn en keskin klc, köhnemi ve kurumu (!) medreselerimizin, tekkelerimizin boynuna vuruldu. Halbuki bugün geldiimiz noktada, basiret ve vicdan ile, bu müesseselerden yetien son nesle baktmzda, hayretler içinde kalyoruz. Çünkü o dönemde kurumu denilen aaçtan öyle meyvalar yetimi ki, böyle meyva veren bir aacn ne dallar, ne gövdesi,  ne de köklerinin kurumu olmas mümkün deildir. te devr-i kadimin iftiharla yad edilmeyi hak eden son neslinden ve eserlerinden sadece bir kaç:

25 senede biten hya tercümesi

Sultan II. Abdülhamid Han devri ulemasndan Mardinli Yusuf Sdk Efendi, Bursal Mehmed Tahir Bey’in ifadesiyle zülcenaheyn olan alimlerimizden. Bu ifade iki kanatl anlamna geliyor ve Sdk Efendi’nin hem zahir hem de batn ilimlerine vukufiyetini anlatyor. Mardinli Yusuf Sdk Efendi, devrin en itibarl müderrislerinden olduu gibi ayn zamanda Nakibendi ve Kadiri meayhndan. Sultann hususi emriyle Gazali’nin hya’sn tercüme ve erh etmeye balyor. Tam 25 sene gece gündüz bu eserle megul olan Yusuf Sdk Efendi, bu çalmas esnasnda gözlerini kaybediyor ama yine de bitirmeye muvaffak oluyor. “Mesir-ü Umum’il Muvahhidin Ala hya u Ulum id’Din” adl dokuz büyük ciltlik bu muazzam çalma, Cihan Harbi’nin balamas sebebiyle baslamyor. Bugün bu muazzam eserin tek yazma nüshas,  stanbul Üniversitesi Kütüphanesi Türkçe Yazmalar Bölümü’nde muhafaza edilmektedir.

Ulemann hayatlar bu kitapta

Mardinli Yusuf Sdk Efendi’nin olu Ebu’l Ulâ Mardin, her sene Ramazan aynda Halife’nin huzurunda tertip edilen ilmi münazara toplantlarna, muhatap sfatyla katlan ulemann hal tercümelerini “Huzur Dersleri” adl 3 ciltlik çalmada toplamtr. Bu eser, Devlet-i Âliye’nin son ulema kuann unutulmamasn salamtr. Büyük fkh ve hukuk alimlerimizden olan Ebu’l Ulâ Mardin, cumhuriyet devrinde de önemli hizmetlerde bulunmutur. Batdan ithal edilen kanunlarn, tercüme ve düzenlenmesi sürecinde, ithal hukuk kavramlarn slam Hukuku kavramlaryla karlayan bir hukuk dilinin kurulmasn salamtr. Onun sayesinde inklaplar devrinde en az deien ey hukuk dili olmu, böylelikle ithal kanunlarn içtimai bünyemizde sebep olaca muhakkak tahribatn etkileri asgariye indirilebilmitir.

Mecelle ve erhi

Ahmet Cevdet Paa’nn riyasetinde hazrlanan Mecelle bir hukuk aheseridir ve hakknda söylenecek çok söz vardr. Ancak en az Mecelle’nin kendisi kadar deerli olan Hocazade Küçük Ali Haydar Efendi’nin “Dürer’ül Hukkam erhu Mecellet’ül Ahkam” adl Mecelle erhini, son devrin aheserleri arasnda zikretmek lazm gelir.

Huzur Dersi muhataplarndan Dersiam Üveysi Vefa Erzincani, Maverdi’nin “Edeb’üd Dünya ve’d Din” adl eserine Minhac’ül Yakin adl bir erh yazmtr.

Büyük âlimlerimizden Ömer Nasuhi Bilmen, 8 ciltlik tefsiri, 2 ciltlik Tefsir Tarihi, lmihali ve Muvazzah lm-i Kelam’ bata olmak üzere bir çok deerli eserin müellifidir.  Ancak onun asl aheseri kolay kolay almas mümkün olmayan 8 ciltlik Hukuk-u slamiye Kâmusu’dur.  lk basks stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafndan yaplan bu eserin neri sebebiyle yeni devrin ordinaryüs profesörlerinin duyduu heyecan ve müellifinin karsnda gösterdikleri sayg, devr-i kadimin, yeni devre kar ilimdeki mutlak üstünlüünün delilidir.

Böylesine de pes dorusu!

Hiç yazl eser brakmamasna ramen, Beyazt Kütüphanesi lk Müdürü smail Saib Sencer Hazretleri, ilminin ve hafzasnn kudretiyle hala yaayan bir efsaneye dönümütür. Hz. Resulullah’n (SAV) nübüvvetinden kendi devrine kadar, Devr-i Kadim’in bütün literatürünü, stanbul’da bulunan bütün yazmalar, daha hiçbir katalog ve liste çalmas yaplmam iken, üstelik de ismi, müellifinin ismi ve yazld tarih ile birlikte ezbere bilen smail Saib Efendi, bu öhreti hak etmitir. Medresedeki talebelii döneminde sadece bir kez okuduu bir eserin, batan ve sondan birer cüzü eksik bir yazma nüshasn getirirler yallnda. Yazmada hiçbir kayt olmad halde adn, müellifini ve telif tarihini söyler annda. Bununla da kalmaz, batan ve sondan eksik sayfalar ifahen ezberinden yazdrr. Daha sonra kontrol ederler,  deil bir harf, bir hareke hatas bile yoktur. smail Saib Efendi’nin yakn dostu Millet Kütüphanesi Müdürü Ali Emiri Efendi de bir baka efsanedir.

Elmall Hamdi Yazr’n “Hak Dini Kur’an Dili” adl muazzam tefsiri, eer Arapça telif edilmi olsa idi, müellifinin ad, hiç üphesiz ancak Fahreddin Razi ve Zemaheri gibi isimlerle kyaslanabilirdi. Tefsir ilminde bu derecedeki bir derinliin müahedesi göz kamatrcdr. Konyal Vehbi Efendi’nin tefsiri de son devrin güzide eserlerindendir.

Bu kitap yasakl

Son eyh’ül slam Mustafa Sabri Efendi’nin sürgün yllarnda kaleme ald ve ülkemizde hala yasakl kitaplar listesinde olan 4 ciltlik “Mevkf’ul Akl ve’l lmi ve’l Alemi min Rabb’il Âlemin ve badihi’l Mürselin” neredeyse yüzyldr ülkemize dönü izni beklemektedir. Son devrin Msr’a hicret eden alimlerimizden Muhammed Zahid Kevseri’yi, bütün slam âlemi tanyor, bir biz hatrlamyoruz. Mustafa Nureddin Efendi’nin sürgünde Kahire’de kaleme ald 40 ciltlik lugatn tek yazma nüshasnn, bir Amerikan Üniversitesi’nin eline geçtiini duyuyoruz uzaktan. Ne çare, devr-i kadim nesli “Ey dil, can canan dilemi, vermemek olmaz” deyip gittiinden beri her kayp mutattr artk. En azndan, Konya Mevlana Asitanesi’nin son postniinlerinden ve Türk Dil Kurumu’nun kurucularndan Veled Çelebi zbudak’n, Türk Dil Kurumu Kütüphanesi’nde saklanan 12 ciltlik “Türk Dili Lugat” kayp deildir. Bir gün neredilir diye teselli buluyoruz.

Hadis ilminin bir numaral kayna

Bu listede Babanzade Ahmed Naim Efendi’nin “Sahih-i Buhari Tercüme ve erhi”ni zikretmezsek ayp olur. Babanzade’nin bu çalmasnn ilk cildi, Hadis lmi’nin kavramlar ve tarihsel geliimi konusunda bir numaral kaynak olma özelliini koruyor. Özellikle hadislerin erhleri ve dipnotlar olarak eklenen haiyeler birer hazine deerindedir.

bn’ül Emin Mahmud Kemal Bey’e “Kudemann görüp asarn biz zevk ettik/ Kudema görmedi hayfa bizim asarmz” dedirten sadece kendine duyduu güven deil, belki kendi neslinin kymeti bilinmeyen deerlerine bir selam göndermek istei olmal. Gerçekten de, “Son Asr Türk airleri”, “Son Sadrazamlar”, “Son Hattatlar” ve “Ho Seda” gibi eserleriyle kendi neslini selamlyor bn’ül Emin Hazretleri. Mehmet Akif’in Safahat’ ve Said-i Nursi’nin Risale-i Nur Külliyat, medeniyet aacmzn hala taze meyveleri olarak elimizi uzatsak tutacamz mesafedeler. Bir de Devr-i Kadim’in çürümü(!) tekkelerinde yetien Haririzade Kemaleddin Efendi’nin, Bursal Mehmed Tahir Bey’in, Ahmed Avni Konuk’un, Tahir’ül Mevlevi’nin, Hüseyin Vassaf’n öyle telif eserleri var ki, brakn içeriini, kütüphanede kapladklar yerin hacmi bile müfterilerin yüzlerini kzartmaya yeter.

Görüldüü gibi Devr-i Kadim’in son nesli eserleri ile hayattadr. Muasr medeniyet seviyesine ulamak ümidi ile kurulan onca üniversite, fakülte, akademi, mektep böyle bir nesil yetitirememitir. Yetitirmesi de mümkün deildir.

Abdülhamid Ahdar Devr-i Kadim’e sayg ile eildi

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Abdülhamid Ahdar
20-11-11
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
BÝR KEZ OKUDUÐU KÝTABI EZBERLEYENLER VARDI
Online Kii: 25
Bu Gn: 340 || Bu Ay: 5.433 || Toplam Ziyareti: 2.928.420 || Toplam Tklanma: 58.604.664