
| Kategori : / ÞU GÝDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar) | Okunma Says: 6322 |
Gel ey karde, Hakk' bulaym dersen,
Bir kâmil müride varmasan olmaz!
Resûlün cemalin göreyim dersen,
Bir kâmil müride varmasan olmaz!
Eskiye nazaran insanlarda ilme merak çok artt. Hadis örenelim, tefsir örenelim de u yalan dünyadan bo ellerle Allah’n huzuruna varmayalm diyenler çoald hamdolsun. Lakin ters giden bir eyler var, geçenlerde hadis ilmine merak salan arkadamla konuuyorduk. Peygamberimizin hayatn anlatan bir kitab gösterdi, ben de o yazarn Allah dostlarna tepkili olduunu, Allah’n ; “Benim bir dostuma kötü söz söyleyene harp açarm!” buyurduunu o yüzden Allah’ seviyorum, peygamberimi seviyorum diyorsa öncelikle Allah ve resulünün sevdiklerini de sevmeli ve sayg duymal yoksa yazdklar peygamber sözü bile olsa hiç kimseye feyiz de aktaramaz, faydal da olamaz, dedim. Çok armakla birlikte bana çok sert bir ekilde unlar söyledi: “Bence insan eletirebilmeli, akln kullanmal, körü körüne balanmamal.” dedi.
O an Hazreti Ebu Bekir Efendimizi düündüm. Mürikler koarak O’nun yanna gelip; “Senin dostun olan Muhammed (sav) dün gece Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksa’ya oradan da Allah’n huzuruna çkm, artk buna da inanacak deilsin herhalde!” dediklerinde bir tokat gibi u müthi sözleri söylemiti:
Bunu gerçekten O mu söyledi? Evet cevabn alnca da;
“O söylediyse dorudur!
Bunu akl izah edebilir mi? Bu teslimiyet ancak muhabbet kanalyla yani gönül ile anlalabilir. Sevgili peygamberimiz bir duasnda öyle niyazda bulunuyor Yüce Rabbimize; “Ya Rabbi basar ve basiretimizi aç!” bu duadan da anlald üzere tüm dünyaya sadece kafa gözüyle deil gönül gözüyle baklmal. Bunun yolu da peygamberimizin; “Âlimler benim varislerimdir.” hadisinde aranmal. Çünkü peygamberimiz sadrmda ne varsa Ebe Bekir’e (ra) aktardm buyuruyor. Ebu Bekir Efendimizden bu güne kadar devam eden bir altn silsile var. Akl olan arayp bir hak mürit aramal ve bulunca da artk üphe etmemeli. Çünkü O Allah dostu, peygamber varisidir, sözünde ne riya olur ne de yalan. Sözü tesirli, duruu, bak bile feyizlidir. Bu büyük müritlerden biri olan Mazhar’ Can- Canan hazretleri. öyle buyuruyor: “Bu yolda ne bulduysam büyüklerimi sevmekle buldum!” Tasavvuf üpheyi sevmez, teslimiyet ve gönül iidir.
Dilim döndüünce arkadama bunlar aktarmaya çaltm ama yine de kendimi suçladm, ben eer ki Allah dostlarn tam olarak tansaydm belki ona da muhabbetle anlatabilirdim, eve gelince hemen açtm kitabm, öncelikle Mazhar’ Can- Canan hazretlerini daha yakndan tanmak istedim:
Mazhar- Can- Canan (ks)
Uzunca boylu, gökçek yüzlü buday benizli, siyah sakall, mehabet ve cemal sahibi bir zat imi. Yumuak görünüüne ramen heybetli, Hz Ali'nin olu Muhammed Hanefiyye neslindenmi, atalar cihetinden cedleri hep veli, ya da veli tabiatl kimselermi, özellikle büyükannesinin yaratklarn tesbihini iitecek bir manevi olgunlua sahip olduu rivayet edilirmi.
Altn Silsile'nin yirmi sekizinci halkas da Hind diyarndan Mirza "emseddin' ve "Habibullah' lakaplaryla anlrm, belki de çok arzulad "ehidlik" sfatyla Rabbine kavutuu için "Mazhar- can- canan" diye mehur olduu düünülüyormu.
Velayetin ilk derecesiyle, velayet ilim ve varidatn eyhi Seyyid Muhammed Nur' Bedayuni’den alm. Altn silsilede yer alan eyhlere çok dükün ve gönülden balym Özellikle imam- Rabbanî'yi çok severmi. "Bu yolda ne bulduysam büyükleri, eyhleri sevmede buldum!” demi.
Demek ki;
Bir kâmil müride varmasan olmaz,
Varp da sözünü tutmasan olmaz.
Mazhar- Can- Canan tarikat ve tasavvufu öyle yorumlam:
Tarikat ve tasavvuf; eriatta ihtisas yapmak gibidir, tarikata meyilli olmak; "Hak sevgisinin ar basmasdr.Tarikat sadece bir zikir vastas deildir,çünkü zikir, herkese emredilen bir konudur. Kalb gözünün açlmas da zikri çok yapmakla ancak mümkün olur. Zikirden gaye zikrin manasna ermektir. Daha ilerisi güzel ahlak sahibi olmaktr. Çünkü güzel ahlak, bu iin kayma mesabesindedir. Bu yüzden sevgili Peygamberimiz "Ben ancak güzel ahlak tamamlamak için gönderildim" buyurmutur, demi.
Nefsin tuzaklarna kar çok uyank olmay tavsiye etmi:
Nefsin yönelilerine kar dikkatli olmak konusunda öyle söylemi; "Tasavvufta kemale eren kimse, hayr ve kemali kendi nefsine izafe etmez. Bunlarn hepsi emanettir ve sahibi Allah'tr. Fena haline ulaan ve müahedeye eren kii, kendini yok sayar. Kendinde ve nefsinde hiçlii ve yokluu yakalayan, yokluu nefsini tahkir ederek ifade edebilir. Eer tasavvuf ehli, da bakar da, varlk yann, emanet nurlarn gördükten sonra kendi yokluunu gözden kaçracak olursa o zaman iddiaya düer ve yolunu arr" demi.
Nefsin tuzaklarna kar tedbirli olmak yetmiyor demek ki, Allah dostlar bu tuzaklarn her birini am ve bakalarna da yardmc olmalar için Allah’n ve resulünün bizzat irat ile görevlendirdii yüce ahsiyetlerdir. lim dikenli bir yoldur, akl hemen yanla, benlie düebilir, bu yüzden rehbersiz olmaz. Eer rehbersiz olsayd sevgili peygamberimizin müridi olmazd deil mi? Yunus Emre ne güzel söylemi:
Gel imdi kardeler gidelim bile,
Nice aklarn barn dele,
Cebrail delildir, Ahmed’e bile,
Bir kâmil müride varmazsan olmaz!
Yazar: Zeynep Yýlmaz |
03-01-12 |
||
| E mail: haberkültür.net | Tweet | ||