
| Kategori : / MÜLÂKÂT | Okunma Says: 5154 |

Hamza Türkmen'le mülâkat
1970'li yllar Türkiye'nin fikir-ideoloji hareketleri tarihinde çok mühim yllardr. Komünizm, milliyetçilik ve slamclk nasl geliti? Bu idelojilere mensup gençler nasl bir yetime vetiresi yaad? Dertleri, skntlar, hedefleri nelerdi? Hangi kitaplar okudular? Günümüz gençlii bunlar tam bilmiyor. Oysa bu yllarda yaananlardan çkaraca çok büyük dersler var. Bu mülâkât gençlerimiz mutlaka okusunlar. (Dorulu)
250. saysn Ocak 2012 itibariyle okuyucularyla buluturan ve Müslümanlarn uzun soluklu dergilerinden olan Haksöz dergisi sahibi ve Özgür-Der ’den tandmz Hamza Türkmen’le kendi hareketli yaamndan okuduu kitaplara, dinledii müziklerden Özgür-Der ’in öyküsüne ve gençlerle nasl vakit geçirdiine uzanan geni çapl bir söylei gerçekletirdik.
lk olarak kendinizden balayalm. Bildiimiz kadaryla hareketli bir yaamnz var ve hâlâ devam ediyor. Hamza Türkmen kimdir?
Dindar bir ailenin çocuu olarak 1953’te domuum. Baba tarafndan Rizeliyiz ama ben Saryer- Beykoz muhitlerinde büyüdüm. Dindar bir aileye mensup olmak büyük bir imkân. slâm’a hürmet eden bir aile, yetitirdii çocuklarnn slâm’n temel kavramlaryla ve ibadi formlaryla tanmasna vesile oluyor. Bu önemli, çünkü biz laik, pozitivist ve Necip Fazl’n deyimiyle “Allah demenin bile yasak olduu” bir eitim sisteminden geliyoruz. Camilerimizin kapatld, Kur’an okumann/Hacc’a gitmenin yasakland, slâmî kimlii dolaysyla temayüz eden insanlarn öldürüldüü-sürüldüü aclardan geliyoruz. Dinî aidiyet algsna sahip bir geçmiimiz var. Bu aclar yaam bir ailenin çocuu olarak büyümek ister istemez Türkiye’deki önemli sorunlara en azndan kültürel olarak alâkadar olmay gerektiriyor. Böyle bir imkânm oldu. Yaadmz toplumu ve sorunlar alglamak açsndan büyük bir imkândr bu. Dindarlna millîlik karsa da, eklektik bir anlaya da sahip olsa; kendisini slâm’a ait hisseden bir ailenin çocuu olabilmek ellili, altml yllarda çok önemli bir imkând.
Çelikileri üreten hâl!
Büyüdükçe okullara gittik tabi ki, sistemin okullarna. Bana garip gelen bir ey vard: ilkokul birinci snf hatrlyorum ben. Müslümanlarn yaad aclarn snfmzda duvarda resmi aslan kurucu bir zâtla irtibatl olduunu biliyordum. Bu bilgilerle yetimitim. Bana o snfta en büyük kiinin o olduu öretiliyordu. Bu bende ilkokul boyunca çift ahsiyetlilik oluturdu. Tahtaya kaldrldmda bir ezber olarak “evet o en büyüktür, en büyük Atatürk’tür” diyorum ama içimden “asla” diyorum. Ama bu çelikiyi tartma veya deerlendirme imkânm yok. Eve gittiimde “olum sus, kendini açk etme” diyorlard. Bu konu gençlik çana adm atarken, sorgulamam gerekenlerden sadece birisi idi. Sadece benim hikâyem deildi bu, on binlerce-yüz binlerce Müslüman aile çocuunun yaad idi!
Saryer ilçesinde büyümütüm. Saryer, genel seçimlerde CHP’nin galip çkt bir Boaz semtiydi. CHP’nin seçim sonucu sevinçlerini, kutlama taknlklarn hatrlyorum. CHP ile kurucu ideoloji arasndaki ba da biliyordum ve bundan rahatsz oluyordum. Saryer’de ortaokula ve liseye gittim. Liseli yllarmda rüt yana adm atmtm. Gençlie adm attm bu yllarda hayat anlamlandrmaya çaltm, öncesini ve sonrasn sorguladm süreçlerdi. Lisedeydim ve 70li yllarn banda bu tecrübeleri yaamaya balamtm. O zamanlarda, 16-17 yalarndaym. Sosyalist birçok öretmenimiz ile Türkçü ve komando hareketine mensup hocalarmz vard. Ftri olan temel araylarmz cevaplamaya çalrken bu kümede duran insanlarn telkinlerine muhatap oluyordum. Ayn zamanda üniversitede solcu-sosyalist örencilerin kurduu Dev-Genç’in Dev-Lis kolu vard. Kendi snfmda ve okulumda bu hareketten örenciler vard. Gençlere Çehov’un, Gogol’un vs. daha deiik sosyalist edebiyatçlarn kitaplarn okutmaya çalyorlard. Ve o zamanki gençlerin sosyalistlii sosyalist ülkelere öykünmecilik yannda daha çok Müslümanlarn deerleriyle alay etme ve onlar tahfif etme sürecini ifade ediyordu. Benim babam sahil güvenlikte kaptand ve dolaysyla baz aylar stanbul dnda oluyordu. Bu uzaklama dönemlerinde, benden on ya büyük abim (Kabata Erkek Lisesi’nde Deniz Gezmilerle snf arkadayd) hayat anlamlandrma aamasnda sosyalistlerden etkilenmi ve sosyalist olmutu. Hatta üç arkadayla lise son snf brakp Arçelik fabrikasna içi olarak girmiti, orada içi örgütlenmesi yapp ilk grevi örgütlemilerdi. Babam çaresiz kalmt. Evde, babamn olunu ideolojik olarak kaybetmesinden kaynaklanan hatrladm tartmalar yaanrd. Ac bir durumdu. Babam abimi ikna edemiyordu ve abim ise namaz klnan bir evde sol jargonla konuur biri olmutu. Gerek aile içi fikrî çatma ortam gerek lisedeki slâm’n deerlerine kar gelien ideolojik çatma ortam ister istemez, sorgulama yana gelmi bir gencin fikir dünyasnda tahrik edicidir. Frtnalar kopartr m kopartmaz m bilemiyorum ama en azndan ilgi çeker. Ve böyle bir ortamda kendi kimliimi tanmlamak için ciddi bir aray içindeydim.
Çokluk içinde yalnzlk dönemi
Biz bugünkü gençlie nispetle daha imkânsz, daha kuatlm, daha sahipsiz pozisyondaydk. Lise yllar, bulu çana eritiimiz dönemdi. Aileden ve camiden aldm dinî terbiye ile arkada çevremde ve toplumda/eitim sisteminde gördüklerim çatyordu. 60l-70li yllarda Saryer yal kültürü dnda mahallî bir yerlekeydi. Herkes birbirini tanrd. Ama büyüdükçe, 16-17 yalarna geldikçe en yakn arkadalarmdan ayrlma pozisyonuna zorlandm. Niçin? Çünkü öyle bir dejenerasyon(yozlama), öyle bir modernletirme süreci vard ki… Arkadalarm erkek/delikanl olma havasyla içki içerlerdi, iskambil-okey oynarlard, affedersiniz fuhu yuvalarna giderlerdi. Bunlar yapan insann delikanl olduu havas verilirdi. Oysa bunlarn ben haram olduunu biliyordum. Benim gibi sadece iki-üç arkada bu yanllar yapmamaya çalyorduk. Ama arkadalarnzn çounun yaptklarn yapmadnzda yalnz kalyor ve onlardan uzaklayordunuz.
Gençler için çok zor bir ey bu.
Arkadalarnzn yitirilmesi kiide iç krlmalar oluturuyordu. Tutarl kiilikleri aryordunuz. Ama kiilikli arkadalar bulamama insanda yalnzlk psikolojisini daha çok kamçlyordu. Telkin edilen modern yaam tarz ve tüketim kültürünün çarsnda yalnzlk çekiyordunuz.
O dönemde arkadalarmdan sosyalizme eilim gösterenler oluyordu. Bizlere Nurculardan ve Türkçü komandolardan ilgi gösterenler de oluyordu. Nurcular hariç, dierlerinin yaam tarzlar birbirinden farkl deildi. çki, ufak kumarlar, fuhu arzusu… Bu cendereyi nasl aacaktk? Lise birinci snftan itibaren iç çelikilerimi, Müslüman kimliimi oluturma heyecanm hatrlyorum. Bir eylere karydm. Kemalizm’e karydm. Ceza almama ramen hiçbir zaman 19 Mays gösterilerine katlmadm. Bir ekilde katlmadm. Çünkü kar olduum/tam tanmlayamadm bir hakszlk-çözülme hâline monte olmak istemiyordum. O yllarda bu halet-i ruhiyemi, slâmî duygularm, özlemlerimi yanstan ufak denemeler, iirler yazmaya çalyordum; perspektifli ve kiilikli arkada araym da devam ediyordu.
‘Babam ule Yüksel okurdu bize’
Bizim eve 60l yllarn sonunda Bugün gazetesi gelirdi, babam alrd. Ve sabahlar babam, annemi, ablam ve beni oturtur; Bugün gazetesinden bamakaleyi, daha sonra ule Yüksel enler’in yazsn okurdu ve anlamadmz yerleri anlatmaya çalrd. Dolaysyla ana hatlaryla da slamî camiann duyarllk tad, ilgi gösterdii konulara ainalm da vard. Bu bâpta kaleme aldm baz iir ve ufak denemeleri Bugün gazetesi ve Bizim Anadolu gazetesine yollardm ve okuyucu köeleri ile deiik amatör köelerde yaynlanrd. Bu ilgi dolaysyla, o dönemde kurulan Milli Türk Talebe Birlii (MTTB) Orta Örenim Komitesi beni buldu. Yazdm yazlarda ‘Hamza Türkmen-Saryer Lisesi’ olarak ismim yer alyordu. Ve bir ekilde buldular. Dolaysyla Caalolu’nda bulunan ve o dönemler muhafazakâr, dindar, ama slâmcl daha ön planda olan gençlerin topland MTTB’ye mensup gençler (zaten çok fazla genç yoktu o zaman burayla ilikide olan; slâm’a hürmetkâr ve Müslümanca yaam arzu eden, kendileri de netlememi ama niyetleri slâm’la irtibatl kiiler) beni buldu. Haftada bir oradaki çalmalara katldm ve bir sene sonra yönetim kurulunda yer aldm.
Çok etkili miydiniz peki?
O kadar hatrlamyorum, zira dier arkadalarla kendimi ölçme gücünde deildim ve bu subjektif olurdu. Ama toplam ilgi de çok azd zaten. Tüm stanbul’dan gelen insanlarla toplandmzda en fazla 30-40 kii olabiliyorduk. MTTB’nin 300-400 kiilik bir salonu vard, büyük bir etkinlik yaptmzda (Müslüman ailelerin çocuklarn çardmzda ve abilerin de o zaman bize yapt katklarla meselâ) salonu tam olarak da dolduramazdk. çine millîlik de karm hâliyle slamla ilgili olarak MTTB’ye ilgi en fazla bu kadard. Yeniydik. Meselâ o dönemde solcularn lisede kz ve erkek örencilere sosyalist yazarlar, edebiyatçlar okutmasna kar ben de cevap vereyim istiyordum ama okutacak, okuyacak bir ey bulamyordum. Peyami Safa’nn romanlarn okuyordum ve okutmaya çalyordum. Niçin? Roman kahramanlar “Allah” diyor diye. Buna bile muhtaçtk. Hâlbuki okuduumuz eylerde ksmen bir muhafazakârlk var, dou-bat çatmas içinde bir sentezci anlay var; ama Sözde Kzlar, Yalnzz gibi batc ak hikâyeleri veya mistik söylemlerdi bunlar.
Okuyacak bir ey vard en azndan, öyle mi diyorsunuz?
Evet. Eklektik ve bu kadar da karmak materyallere muhtaçtk. MTTB, Sabahattin Zaim’in slâm ve ktisat balkl bir kitapçn yaynlamt. Meselâ ben sosyalist arkadalara “slâm’n ekonomik görüü bu.” diyebilmek için o kitapç elde ettiim gün sabaha kadar oturdum, o kitapç okudum, anlamadm ve bir daha okudum; lügâtle okumaya çaltm, kavramaya çaltm. Baz cümleler bende makes buldu ama ar olan bu metindeki konuyu ya anlamamtm ya da cevaplarm karlamamt.
MTTB Orta Örenim Komitesi’nde Sedat Yenigün’ünün de (Allah rahmet eylesin) katklaryla düzenli ve deien aralklarla baz kitaplar okumaya ve sorularmzn cevaplarn bulmaya çalr ve tartrdk. Hemen MTTB’nin yannda Nida Yaynlar vard. Sahibi hsan Toksar‘yd. Mevdudi’den bir iki çeviri eseri vard hatrladm. Dikkat çeken ne buluyorsak ite. Gerek Müslümanca düünce çerçevesinde, gerek millî çerçevede okumaya çalyorduk.
Hatrladnz kitaplar söyleyebilir misiniz?
Meselâ o tarihlerde Ergün Göze’nin Nazm Hikmet - Peyami Safa Kavgas, benim için önemli olmutu. Nazm Hikmet’in, komünist birisi olmas hasebiyle Peyami Safa’nn ne dediini merak ediyorduk. Mevdudi’nin Hilal Yaynlar’ndan çkm kitaplarn okumutuk. smail Kazdal’n Bir htar kitabn hatrlyorum, ince bir kitapt. Bizde etkili olmutu. Dini anlama biçimi itibariyle kiiyi sorgulamaya sevkeden bir kitapt. Okuduumuz kitaplar daha çok sosyal olaylarla ve tarihle ilgiliydi. Endonezya’da ne olduunu anlatan kitaplar vard meselâ. “Bize gerek dünya görüü itibariyle, gerek kültürel tartmalar boyutunda, gerek ekonomik, sosyal, siyasi açdan perspektif çizen ve slâm’la irtibatl u kitap vard.” diyebileceim zaten elimizde yeterli materyal yoktu. Yoldaki aretler, hya Hareketleri, slam Davas gibi kitaplarn 60l yllarda çevrilip basldn daha sonra örendik.
Akla aratryordunuz siz de?
Evet, aratryorduk. Bu sadece benim hikâyem deil. O dönemin slâm’la irtibatl olan insanlarn hikâyesi. Sedat Yenigün’ün de hikâyesi bu.
Bir kitab okuyup durmuyordunuz ama, deil mi?
öyle söyleyeyim: benim snfmda- lisede Dev-Lis’li Franszcas-ngilizcesi iyi olan bir arkadam vard, baka sosyalistler de vard. Onlar bizimle akidevî planda bir nevi dalga geçiyorlard. Rahatsz oluyorduk, cevap verme ihtiyac hissediyorduk ama onlarn literatürünü bilmek gerekiyordu. Hilmi Ziya Ülken’in Materyalizm’e Reddiye kitabn bulmutum. deolojik faaliyetlere çok zaman ayryorduk ve derslerim iyi deildi. Lisede o zamanlar ideolojik taklanlar öyleydi, pek önemsemiyorduk dersleri. kmâle kalrdk, çalrdk ve geçerdik.
‘O kitap için oturdum, fizik çaltm’
Ülken’in kitabn okumaya baladm. Kitap tarihî ve diyalektik materyalizmi deerlendiriyordu. Bunu irdelerken de özellikle fizik kuramlarn kullanan bir dili vard. Ar bir kitaptr, hâlâ piyasada var, baklabilir. Kitab anlayabilmem için fizik bilmem gerektiine inandm. Fizik notum bir ve ya ikiydi, çaltm ve fiziim dokuz veya on oldu. Hoca da hayret etti. Kitab defalarca okudum ve kelimeleri-cümleleri ezberliyordum adeta. Oradan elde ettiim bilgiyle Marksist arkadalarmla konutuum zaman büyük ölçüde onlar susturabiliyordum. Ama daha sonra örendim ki, verdiim cevaplar daha çok slâm adna deil de idealizm adnaym. Eflatuncu ya da Hegelci anlay adna bir cevapm. Bu tip çaresizliklerimiz de vard (gülümeler).
Esad Eseolu ve Ali Agâh Çelen konutu.
Yazar: Esad Eseoðlu- Ali Âgâh Çelen |
01-02-12 |
||
| E mail: dünyabizim.com | Tweet | ||
| i tuncer | |||
kaybolan yýllar |
Tarih : 06-02-12 | ||
Hem yazanlara hem de okuyarak bize hazýr lokma haline getiren ahmet hocama teþekkürler. Anlatýlanlar sadece anlatan kiþinin hikayesi deðil tabii ki milyonlarýn hikayesi. Milletimizin 1920-1990 arasýndaki bocalamalarýný ve kayýplarýný tarihteki en büyük kayýplardan biri olarak düþünüyorum. Allah tekrarýndan korusun. Bu zaman diliminin çok iyi ananaliz edilerek gençliðe anlatýlmasý lazýmdýr. Bu dönemlerin iyi anlaþýlabilmesi için her türlü malzeme deðerlendirilmelidir. Bu dönem öyle bir dönemdir ki bir milli eðitim bakanýna Türk tarihinin 1920 li yýllarda baþladýðýný söyletebilecek kadar. Tekrar teþekkürler ahmet hocam. |
|||
| uðurlu | |||
Eskimeyen hatýralar ve dostluklar |
Tarih : 04-02-12 | ||
Bazen olur:Rüyalarda yaþamak,Hayallerde dlaþmak,Muhabbet ie hem-hâl olmak bir hoþ dem olur.Mâl-i hülyâdan arýnýlýr, evlâd-ý iyalden uzaklaþýlýr;dinlenir ve tazelenir insan.Hakikaten tazelendik |
|||