
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 3189 |
Fehmi KORU
(Kavanoz dipli dünya – 26 Ocak 2012 – STAR)
“Manisa/Salihli’de yaayan bir gencin polisle ba derde girmi... Ar Ceza Mahkemesi’nde yargca hakaret etmi ayn genç...
Üç mahkum genci merdiven boluundan aaya atm...”
Bu paragrafa göre “merdiven boluundan aaya” atan(lar) ve atlan(lar) aadaki klarn hangisinde doru verilmitir?
A) Atanlar: Üç mahkûm – Atlan: Bir genç
B) Atan: Bir genç – Atlanlar: Üç mahkûm
Doru kkn hangisi olduuna dair bir ipucunu bundan sonra gelen cümlede buluyoruz:
“ki beyin ameliyat sonras felç olmu genç...”
“Demek ki...” diyoruz “üç mahkûm birlik olup o zavall genci merdiven boluundan aaya atm...”
Peki, bundan emin olabilir miyiz; bir insann beyin ameliyat geçirmesi için illaki bir yerlerden dümesi mi lazm?
Hayr...
O hâlde kimin kimi attndan emin olabilmek için yazy okumaya devam edeceiz.
Fehmi KORU, yazsnn devamnda, Manisa-Salihli Cezaevi idaresinin o genç hakknda “ntihar giriiminde bulundu...” eklinde bir iddiada bulunduunu kaydediyor.
Peki, bu bilgi ne ölçüde iimize yaryor?
Çok az... Çünkü cezaevi idaresinin “intihara teebbüs” sözüyle “merdiven boluundan aaya düme” vakasn kastettii ne malum? Baka bir ekilde de pekâlâ intihar edilebilir...
Manisa-Salihli Cezaevindeki o merdiven boluuna kimin dütüünü tereddütsüz olarak anlayacamz cümleyi KORU’nun o günkü yazsnn taa ortalarnda bulabiliyoruz:
“ster üç mahkum merdiven boluundan att, ister intihar giriiminde bulunduu için olsun, sonuçta yataa baml hale gelmi ya...”
Daha önceki iki cümlede üphelendiimiz fakat emin olamadmz eyden ancak ite imdi emin olabiliyoruz.
Bu sefer “Demek ki hakikaten...” diyoruz “üç mahkûm birlik olup o zavall genci merdiven boluundan aaya atm...”
Peki, Fehmi KORU hakikatin bu olduunu daha ilk paragraftaki o cümlede doru ifade edemez miydi?
Bilmiyorum ama ben olsam o cümleyi öyle kurardm ve okuyanlarn kafasn hiç zorlamazdm:
“Üç mahkûm bu genci merdiven boluundan aaya atm...”
Hepsi bu...
Fakat asl mesele u: Bu “kavanoz dipli medya dünyas”nn anl anl köe muharrirleri nasl oluyor da böyle dikkatsiz, shhatsiz, dirayetsiz, belagatsiz, isabetsiz ve kifayetsiz sözler söyleyebiliyorlar?
Bu suale, o yaznn sonunda Fehmi KORU’nun isyann âdeta haykrrcasna söyledii u sözden baka bir cevap bulamyorum:
“Olacak ey deil...”
Yazar: C.Yakup Þimþek |
02-02-12 |
||
|
E mail: c.yakup_simsek@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| uðurlu | |||
Çok Güzel |
Tarih : 04-02-12 | ||
Olanýn hafif taraflarý, kifayetsiz yanlarý ve bozukluklarý; olmasý gerekenin güzelliklerine dikkat çekilmesi, hassasiyet gösterilmesi hakîkâten güzel, çok güzel. |
|||
| Ýhsan Efendioðlu | |||
Olacak Þey Deðil |
Tarih : 04-02-12 | ||
Olacak þey deðil Yakup hocam siz nelerle uðraþýyorsunuz(!). Bu yazarlar çok daha ehemmiyetli(!) mevzularla uðraþýyorlar. Cümlenin kuruluþu iyi deðilmiþ mühim deðil.Neticede zor da olsa merâmý anlaþýlýyor ya. Gerisi teferruat(!). Ellerinize saðlýk Yakup hocam. Yazýlarýnýz sayesinde bizler de hatalarýmýzý düzeltiyor, doðru Türkçeyi öðreniyoruz. |
|||