HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MÜLÂKÂT
Okunma Says: 7600
Yazar: Esad Eseoðlu- Ali Âgâh Çelen
'YENÝDEN MÝLLÎ MÜCADELE'DEN NASIL AYRILDI? (Hamza Türkmen'le mülâkâtýn ikinci bölümü)

Haksöz dergisi sahibi ve Özgür-Der ’den tandmz Hamza Türkmen’le röportajmz ikinci bölümü ile devam ediyor.

Kitap araynda olduunuz süre içerisinde Kur’an ile olan ilikiniz nasld? Kur’an nerede kalyordu?

Kur’an 70'li yllarn banda gündemimizde deildi. Bir kii cihatla ilgili Kur’an’daki ayetleri toplayp broürletirmi ve MTTB’deki bir program çknda insanlara datyordu. “Aa, bak cihatla ilgili u ayetler varm.” diye houmuza gitmiti. Yahut okuduumuz fikrî kitapta bir konunun Kur’an’da bir ayetle badatrlmasna ilgi duyuyorduk. Çok önemsiyoruz ama ‘Kur’an nasl okuyacaz, onunla nasl irtibat kuracaz, nasl anlayacaz’ bilmiyorduk; ulaacamz bu tip bir rehberlik yoktu. likimiz bu ekildeydi Kur’an’la. Zaten Müslüman kesime baktmzda gelenekçi, mezhepçi bir anlay içinde taklitçi bir tutum taknyorlard. Fikrî, gaybî-kelamî, siyasî bir konuyu tartrken “Kur’an ne dedi?” sorusundan ziyade “u üstad, alimler, hocamz ne dedi?” yaklam vard. Böyle bir yaklam içinde “Kur’an’ ancak büyük alimler, yetkili olanlar anlar; biz ise ancak onlara tabi oluruz.” telâkkisi hakimdi. Bu da Kur’an’la irtibatmz frenliyordu.1

Kur’an’ yalnz âlimler anlar(!)

Babam, ben lise birinci snftayken vefât etti. Lise birinci snfn banda kendi harçlklarm toplayarak kitap okuma merakm içinde Caalolu’na gidip indirimli olarak Hasan Basri Çantay’n üç ciltlik meâlini almtm. Meali aldm, evimizdeki bir rafa koydum. Babam ertesi gün eve geldiinde “olum bunlar ne?” dedi. Ben “baba, bunlar Kur’an meâli” deyince niçin aldm sordu, ben okumak için aldm söyleyince nasl okuyacam sordu.  Ben de “anlamak için” dedim. Anlayamayacam söyledi babam. “Meal bu baba, anlamak için yazlm.” dedim, yine ayn eyi söyleyip anlarsam yanl yapacam söyledi ve ekledi “onu ancak alimler anlar.” Ben biraz sesimi yükselttim ve çatma pozisyonuna geldik. Babamn Nurcularn Yazclar koluyla irtibat olmutu ve slâm için gücü yettiince her türlü fedakârl yapmaya çalm bir insand. Ama babama telkin edilen bak açs da buydu, gelenekçi bak açs. Ve raftan o meâller kalkt. Kur’an’la irtibat nasl kurabileceimizi siz söyleyin imdi. Daha sonraki siyasî okumalarmdan da, orada yaadm ksmen hatrladm kadaryla da söyleyebilirim ki: 70li yllara geldiimizde Türkiye’deki bütün Müslüman cemaatlerin-tarikatlar ve baz kiiler etrafnda olumu dinî faaliyetler, genellikle mezhepçiydi, batnî anlamda tasavvufu çok önceliyorlard, ermilik kültürü ön plandayd ve her biri de sistemin basks nedeniyle süreç içinde sisteme eklemlenmi, sac, milliyetçi pozisyona gelmilerdi. Ayn zamanda eriat istiyorlard. Bu pozisyonu analiz etmek gerek. Bugün de bu eklektisizmin daha deimi, çok kültürlü hâle gelmi pozisyonlar var.

Anlattm koullar bizi bir aray çabasna sevk ediyordu. O zaman duvarlarda hippilerin slogan ve iaretleri yer alyordu. Bunlara ‘sev- genç’ deniliyordu.  O dönemde gençleri iki eilim kuatyordu: Ya tüketim kültürünün bir nesnesi olarak bohemlemek, partilerde, plajlarda haz peinde komak veya hippilemek. Ya da sosyalist veya daha az olarak da Türkçü olarak, toplumsal sorunlarla ilgilenmek söz konusuydu. Müslümanlarn etkinlikleri daha yeni yeniydi ve en önemli çklar da MTTB (o zamanki Müslümanlar için en önemli oluumdu) ile elde edilmiti. MTTB ise kafa yaps ve dünya görüü açsndan slâm’a ilgi konusunda büyük yetersizlikler içindeydi. MTTB’yi finanse edenler büyük ölçüde skenderpaallar ve Sami Efendi çizgisinde Nakî kanatt. Dolaysyla daha çok onlarn çocuklar ve gençleri oluyordu MTTB’de. 70li yllarn banda en duyarl Müslümanlarn slâm’ ve dünyay kavray becerisi ve birikimi neyse MTTB’nin de o idi.  Tevhidî çerçevede rehbersizlik vard. Rehberleri daha ziyade millî üstadlar, mukaddesatç muhafazakâr aabeyler, akademisyenlerdi. Yani Kur’an ve nebevî sünnet merkezli bir bak açs Müslümanlarn gündemine yeteri kadar adm atabilmi deildi. Kur’an’la ilgimiz de ancak o yllardan sonra kurulmaya baland.

O zamanlar beraber olduunuz isimleri hatrlyor musunuz?

MTTB’deki ikinci senemde Orta Örenim Komitesi Yönetim Kurulu’ndaydm. Kurula geçmeden evvel Sedat Yenigün abinin öncülüünde slâm için duyulan hassasiyetlere daha duyarl bir MTTB olsun diye bir alt yap çalmas olarak Orta Örenim Komitesi’nden seçilmi on yedi kiiyle bir birliktelik kurmutuk. MTTB’nin hâlini Sedat abi çok beenmiyordu ve bu sebeple ‘alttan gelen bir dalgayla dönütürelim’ düüncesi hâkimdi. Bu on yedi kii, hem kendisini yetitirecek ve hem de üniversiteye girmek için çalacakt. Ayrca ciddi aktivitelerde yer alacakt. efik Akolu bakanmz oldu Orta Örenim Komitesi’nde. Sami ener ikinci bakand. Ahmet iman vard, on yedi kiilik ekibin de içindeydi. On yedi kiilik ekip yaz mevsiminden önce kurulmutu. Yazdan sonra on yedi kiiyi bir türlü toplayamadk. ardk tabi, nerede olduklarn bilmiyorduk ve irtibatmz kesilmiti. stanbul ve Anadolu’nun baz ehirlerinde yeni bir hareket çkmt o zamanlar, Yeniden Milli Mücadele adnda. Bizim arkadalarmzn önemli bir ksmn etkilemi, bizden kopartm ve kendi bünyesine almt. Böyle bir süreç yaamaya baladk.

MTTB ile Yeniden Milli Mücadele arasnda

Daha sonra MTTB ile Yeniden Milli Mücadele (YMM) arasnda üniversiteler düzeyinde bir rekabet ve çatma boyutu söz konusu oldu. Benim baz arkadalarm da YMM’ye katlmt. Alt ay boyunca ciddi tartmalar yaadk. Bu süreçte YMM metinlerini okumaya yöneldim. Baz günler okuldan kaçp Saryer Camisi’nin üst katnda bu metinleri okumaya baladm, fikir edinmek için. Okudukça yaadm araylara baz cevaplar buldum ve kimliimi oluturma konusunda önemli parametreler yakaladm orada. Akidevî, doktriner konular ‘ilmi sa’ ad altnda; toplumsal dönüüm ve sisteme dair bak açlarn ‘inklap ilmi’ bal altnda derlemilerdi. Tarih ve sosyal durum deerlendirmelerini ‘buhranlarmz’ bal altnda ve mücadele yöntemine dair söylenmesi gerekenleri de ‘yeniden milli mücadelenin stratejisi’ bal altnda toplamlard. Bu külliyat sistematik bir düünceydi ve etkilenmitim. Böyle bir müfredat MTTB’de yoktu.

Aradnz m bulmutunuz?

Evet, aradklarmn cevab gibiydi ve ben de YMM’ye katldm sonunda. Sene 1970-1971, sa sol çatmalar balamt. Saryer’de sosyalistler çok fazla kümeleniyordu. Büyükdere’de baz kiliseleri kullanabiliyorlard sosyalistler. Gençleri etkiliyorlard. Bir tiyatro yarmas yapmlard ve tam 17-18 tane piyes sergilediler deiik gruplar. ster istemez etkileniyorduk, sosyal sorunlarla ilgileniyorlard. Onlarn beslenme kaynaklar sistemdi. Sistem pozitivist felsefe üzerine kurulmutu ve bir sonraki aamada sosyalizme kap açlyordu. Mevcut Kemalist sistemin ürettii bir tezahürdü sol hareket. Biz ise ötelenmiiz, alfabemiz yasaklanm, babalarmz-dedelerimiz ellili yllarda erkek çocuklarn bile gâvur olurlar diye liseye ve üniversiteye yollamyorlard. 1950'li yllarda üniversiteye gidip de namaz klan, helal haram gözeten bir insan, dindar halkn gözünde bir evliya mesafesindeydi idi adeta. Durum böyleydi. Necmettin Erbakan 1960l yllarn sonunda ortaya çktnda çok fazla rabet görmesinin nedenlerinden belki de en önemlisi, 60l yllarda profesör ve namaz klan birisi olmasyd! Bir ey anlatmasna gerek yoktu. “Zaten bizden ve evliya gibi bir adam”. Ezilen Müslümanlar bir mum na bile hasrettiler.

Milli eitim sisteminin batc, pozitivist kültlerine yeteri kadar cevap verebilecek dinamik bir altyapy Müslümanlar henüz oluturamamt, zaten ezilmi pozisyondaydlar. Ama sistemin yetitirdii Kemalist, batc, solcu çocuklar kültürde ekonomide zaten imtiyazl, martlm olarak, tevik edilerek büyütülüyordu. Bu açdan sistem içinde yetien ister liberal-kapitalist eilimli ister sosyalist-Marksist eilimli olsun hepsi pozitivist kültürden nemalanan ilerlemeci tarih anlayna sahiptiler. Zaten her ne kadar çatma sol ve sa -yani kapitalistler ve sosyalistler- arasnda gelise de, bu çatma, vahye ve slamî deerlere sahip çkan halkla yabanclaan unsurlar arasndayd. Bunun en somut örnei de son Cumhuriyet Mitingleri’nde meydanlarda ilerlemeci tarih anlay ve batl deerler dizisi dorultusunda bütünleen TÜSAD’c kapitalistlerle sosyalistlerin bütünlüünde bir kere daha görüldü.

Gençlik döneminizde slâm’a  yönelik hassasiyet kazanma süreciniz nasl geliti?

Lise son snfta, biz, sokaklarda caddelerde dergiler satyorduk, çeitli eylemler yapyorduk, artk Milli Mücadeleci olmutuk. Yeniden Milli Mücadele Dergisi’ni satyorduk. Üniversite tercihim stanbul Hukuk Fakültesi olmutu. Saryer’de oturmama ramen dava adna daha aktif rol alabilmek için arkadalarla Atatürk Örenci Sitesi’ne yerlemitim. Ve üniversitede üç ylm YMM’ye bal kalarak geçti. Bu süreç içerisinde sürekli okuyorduk. Müslümanlarn birçok kültür çevresiyle tantm. Sorgulama imkânm daha fazla oldu. Ayn zamanda 70li yllarn ortalarna doru slam dünyasndaki öze dönü hareketlerinin slah amaçl kitaplar Türkçeye daha fazla çevrilmeye baland. Bir nevi “slam’da bunun cevab nedir?” dediimiz kitaplarla bulumaya balamtk.

‘Minyeli Abdullah’ alayarak bitirmitik’

70li yllarn banda -kitap yoksulluumuz içerisinde- Minyeli Abdullah yaynlanmt. Bu roman, Müslümanlarn maduriyet ve çada direni tablosunu yanstyordu. Amiyane tabirle bize ilaç gibi gelmiti, alayarak bitirmitik. Kitabn edebi deeri nedir tartlabilir ama slâm’ anlamak ve bu yöndeki hassasiyetimiz- duyarllmz açsndan çok önemli rolü olmutu. Ayrca Mehmet Akif’in Safahat’n adeta hatmediyorduk. Çok ciddi bir boluk vard. Kültür sürekli batl paradigmadan, batl deerlerden, batl kiilerden geliyordu.

70li yllarn ortalarnda slam dünyasndaki slah hareketlerinin, özellikle Malik bin Nebi, Seyyid Kutup, Mevdudî gibi kiilerin eserleri ve bu eserlerin yannda baz Kur’an çalmalar (Fizilal tefsiri gibi) gündeme geldikçe, kaynaklarmzla temel kavramlarmzla daha fazla bütünlemeye ve bu kavramlarla hayat alglamaya baladk. Bu arada Elmal Hamdi Yazr tefsirini kefettik ve lügat yardmyla okumaya baladk.

70li yllara gelindiinde aa yukar bütün Müslümanlar milli-dindarlk düüncesine bulanmt. Türk milleti, slam ümmeti yerine konulmutu. Meselâ en önemli kavramlarmzdan birisi -Kur’anî kavramlarmzdan birisi- ‘millet’ti. Biz bu süreçte millet kelimesinin, Kur’an’da anlatlan boyutuyla deil saptrlm bir anlamda kullanldn örendik. Temel çatma Mustafa Kemal’in “Ümmetten bir millet yarattk.” sözünde yatar. ‘Ümmet’ slam’a ait üst kimlik, ‘millet’ ise Türk ulusudur. Üst kimlik Türk milleti mi olacaktr, slâm m olacaktr? Türkiye Birinci Meclis’in darbeyle kapatlmasndan sonra yaanan Türkiye’deki en büyük çatma budur. “Üst kimlik ulusal-batc deerler mi olacaktr yoksa slam m olacaktr?” Sistem Müslümanlara ait deerleri  tamamen imha etmek, edemiyorsa asimile etmek için –en azndan alt kimlie itmek için- urayordu ve hâlâ da bu proje varln korumaktadr. Oysa Müslümanlar slâm’ savunmak cehdi içerisindeydiler ama büyük darbeler yediler, stiklâl Mahkemeleri’nde binlerce kanaat önderi idam edildi. Batllama sürecine 60’a yakn ilde itiraz oldu. On binlerce insan katledildi. Yüz binlerce Müslüman ülke içinde sürgüne gönderildi. Çok aclar yaadk ve bu çatmalar ‘üst kimlik ulusal kimliktir’ dayatmas neticesinde oldu. Bu da ‘millet’ kavram etrafnda dönüyordu. Biz, Kur’an’a yönelim çabalar içinde kavramlar yeniden incelemeye baladk. Millet kavramnn Kur’an- Kerim’de on be yerde geçtiini ve hemen hepsinde insanlara ait din (millet-i brahim’de olduu gibi) ve eriat anlamna geldiini gördük. Kafa saysyla ilgili bir kavram deildi. Peki, nasl oluyordu da kafa saysyla ilgili (Bat’daki Nation-Nasyon) veyahut sonradan üretilen ‘ulus’ kavramyla ilgisi kurulmutu.

‘Kavramlar anlamaya yöneldim’

Türkiye Müslümanlar ulusçuluun ne demek olduunu ontolojik planda henüz bilmiyorlard. Dolaysyla hem Müslümanca kavramlar doru örenmek bize art oldu hem Batl paradigmay kavrama yolu açld. Böylece benim üniversitedeki çalmalarm bu kavramlar anlama yönüne evrildi. Bu kapsamda ben ve baz arkadalarm adnda ‘milli’ kavram geçen Milli Mücadele’yi sorgulamaya baladk. Yeniden Milli Mücadele çok iyi örgütlenmi, çok fedakâr bir hareket olmasna ramen milli-dindarl savunuyordu. Dindarla eyvallah ama milliyeti de ön plana çkaryordu. Dolaysyla iç muhalefet unsurlar olutu. Biz arkadalarmzla Yeniden Milli Mücadele’den, stanbul’daki örgütlenmeden koptuk. 75 ve sonraki yllarda slâm’la daha iyi tanabilmek için, onu daha iyi kavrayabilmek için büyük bir cehd içinde olduk. Tevhidin kuatan boyutlar, Kur’an’n bir hayat kitab olduu gerçeiyle karlatk. Yeniden Müslümanlar kitabîletirmek -akaidde, kültürde, siyasette- yeniden kitap merkezli bir ümmet hâline gelmek kaygsna girdik. O yllardan bu yana da -Allah’a hamdolsun- böyle bir istikamet içerisindeyim. Bu aidiyet içerisinde gücümüzün ve aklmzn yettii kadar çabalyoruz.

Esad Eseolu ve Ali Agâh Çelen konutu.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

1 Biz bu görüe katlmyoruz; evet, Kur'an' gerçekten âlimler anlar. Mezhepleri taklit de gocunulacak bir ey deil. Ama "katlmyoruz" diye çkarma ekleme yapmay uygun görmüyoruz. Okuyucularmz, dikkatlerini 70'li yllarn sanclarna teksif etsinler. (Dorulu)

 

Mülâkâtn birinci bölümünü okumak için tklaynz.

Yazar: Esad Eseoðlu- Ali Âgâh Çelen
05-02-12
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 1
N. Arýsu
Ne anladýðýnýza baðlý
Tarih : 06-02-12

Yeniden Milli Mücadele Hareketi, bu harekete mensubiyet duysun duymasýn, hüsnüniyet sahibi her insanýn teslim edeceði bir gerçektir ki; bu milletin baðrýndan çýkmýþ, orjinal ve milli bir harekettir. Bu hareket milli orjinli olmuþ ve millilik orjijinine sahip hareketleri kardeþ bilmiþtir. Tatlý bir rekebetin olmasý mümkün. Ben de MilliTTB'nden YMilliM Hareketine katýldým. Hatalar olabilir. Ama hiçbiri hakkýnda olumsuz birþey söylemem. Siz, millilikten anladýðýnza göre yorum yaparsýnýz. Ancak bizim anladýðýmýz milliliðin dinimiz, diyanetimiz, medeniyetimiz, kültürümüz ve tarihimizle, vicdanýmýzla çeliþen bir tarfý yok. Türkiye'de, Yeniden Milli Mücadele Hareketi'nin gerçeklerinden daha çok, belki de, ona atfedilen vehimler tartýþma konusu yapýlmýþtýr. Elbette hatalar ve yanlýþlar olacaktýr. Ama bugün ne var? Allah aþkýna bugün ne var?! Uyumaktan baþka ne?! Bütün milli oluþumlarýn emeði geçenlerine; ölenlere Kadir Mevla'nýn rahmetini, yaþayanlara da Kadir Mevla'nýn rýza ve nusretini temenni ediyorum. Selamlar.

 
'YENÝDEN MÝLLÎ MÜCADELE'DEN NASIL AYRILDI? (Hamza Türkmen'le mülâkâtýn ikinci bölümü)
Online Kii: 22
Bu Gn: 215 || Bu Ay: 5.308 || Toplam Ziyareti: 2.928.250 || Toplam Tklanma: 58.599.974