
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 3366 |
Büyük ehirlerde pek fark edilmiyor; orta ve küçük ölçekli her ehrin bir "Sanayi Çars" vardr.
Sanayi Çars demek, bir ehrin eli âlet tutan, meslek sahibi, eyâya hükmünü geçiren, belirli bir alanda teknik bilgisi bulunan hünerli ve vasfl insanlarnn bir araya geldii yer demektir. Vaktiyle "Zenaat sahipleri bir araya gelsin; ehven fiyatla dükkân tezgâh sahibi olsunlar; birbirleriyle dayansnlar, icabnda el ele verip entegre (yani birbirini takib eden üretim safhalar) imalatta bulunabilsinler" diye icad edilmi olsa gerektir.Dünün ehirlerinde adna "sanayi" denilebilecek faaliyetler vardr ama çars yoktu; bunun yerine zenaatkârlar loncalar eklinde tekilatlanr, çarnn muhtelif yerlerinde "gedik" ad verilen dükkânlarda oturur ve genellikle bilek gücüne, el hünerine, meslek tecrübesine dayal üretim faaliyetlerinde bulunurlard. Yakn zamanlara kadar Antep, Mara, Sivas, Erzurum gibi aklma ilk elde geliveren önemli ehir merkezlerinde eski lonca nizamnn 20. yüzyla kadar eserini sürdürebilmi nümûneleri görülürdü: Tuzcular, Bezzazlar, Yastkçlar, Yorganclar, Takunyaclar, Gümüçüler, Terziler, Tenekeciler, Yüncüler, Attarlar, Saraçlar, Kavaflar...
Sanayi çarlar, çözülen eski lonca nizamnn yerine kendi düzenini getirdi; bunun pratik neticelerinden biri, zenaat ehlinin ehirden uzaklaarak kendi içine kapal bir yere tanmas oldu. Sanayi Çars ismi böylece bir sembol haline geldi; zenaat sahiplerinin, maddeye biçim verebilenlerin, hammaddeyi ileyerek baka bir ey haline getirebilenlerin dünyasyd bu.
Ben her iki çar dünyâsn, kenarndan da olsa görüp yaamak imkânn bulmu talihlilerden biriyim. Doup büyüdüüm ehirde çarnn Dörtyol'dan balayarak Kepçeli'ye kadar uzanan ksmnda, eski lonca hayatndan ve düzeninden izler tayan o ortaça dokusunu, belki yüzlerce seneden beri hiç deimeden devam edegelen nizam, gelenekleri ve insanlar ile tandm; o âlemin darack sokaklarnda gezinirken adm ba deien sesler, kokular, nidâlar arasnda zevkle yürüdüm. Çocukluk günlerimin en renkli, en zevkli hâtralarn o eski çar süsledi; masal gibi bir yerdi.
Gençliime denk gelen zamanlarda Msmlrman kenarna sralanan yeni Sanayi Çars'nda o tad yoktu ama. Üretime elektrik motorunun girmesi çarnn ve ihtiyaçlar listemizin tabiatn deitirmiti. Sanayi çars artk çok uzaklardan sizi karlayan biteviye bir motor vnlts ile size merhaba diyordu; eski çarda ise daha çok el içiliini aksettiren çekiç sesleri, muhtelif kuvvette darbelerle kendini hissettirirdi.
Sanayi çarlarn yine de çok sevdim; hâlâ severim. Sanayi çarlar bir eyler üretilen yerdir benim için. Gerçi üretimin tabiat deimitir: Marangozluk ve doramaclk meslekleri artk nitelik deitiriyor. Mobilyaclk tamamen bitti denilse yeridir. Onlarn yerini sunta ve medefe tâbir edilen sktrlm yan ürünlerden mâmul mobilya malzemeleri ald. Otomobil hariç tutulursa, bireylerin tâmir edildii zenaat dallar görünmez oldu. Ustaln yerini daha ziyade hemen her ii tek bana becerebilen karmak tezgâhlar kaplad. Sanayi çars zaman içinde anlam deitirerek neredeyse otomotiv endüstrisinin uzants imi gibi daha çok motorlu araçlara hitab eden bir hale büründüyse de sokak aralarnda bçakç, tarakç, at arabacs, souk demirci, bakrc, kalayc gibi eski zamanlar hatrlatan meslek erbâb hâlâ varln sürdürebiliyor. Ne zaman hatrlar sorulsa artk zenaatlarna rabetin kalmadndan, meslei sürdürecek kalfa-çrak bulunmadndan, hammadde pahallndan, el emeinin râyiçsizliinden ve Çin ii mallarn piyasay kapladndan yaknyorlar. Hakllar elbette.
Kzarm ekmek, bir fiek çürük zeytin...
Birkaç ay evvel Hollanda'da yer deirmenleriyle ün salan bir köyü ziyaret ederken, artk bütün dünyann tanyp bildii tahta ayakkablarn (Ben Sabo diye biliyorum ama mahallî dilde "Klompen" deniliyormu) imâl edildii bir gösteri atelyesi gördüm. Turistler için gösteri amaçl tahta ayakkab imâl edilen o büyülü atmosferde, ayakkablarn o bizim bildiimiz sradan ve deersiz söüt aacndan yapldn fark edince ardm. Anadolu'da söüt, ince dallarndan nâdiren sepet örülen, biraz daha kaln dallarndan denek kesilen ama kerestesi sobalktan baka bir ie yaramayan deersiz bir aaçtr. Su bulduu yerde arszca ve zahmetsizce büyüdüü için hâlâ sada solda görürüz ama, onun bir sanata konu tekil edebileceini dorusu düünemezdim. Mahallî ustalar orada bütün dünya turistlerine söüt kütüünden biçtikleri tahtalardan Klompen yapp satyorlar; lâlesiyle birlikte Klompen dünya çapnda bilinen marka üründür.
Bizim çarlarmzdan, sanayi tesislerimizden bütün dünyada tannm bir Klompen çkaramadk; hemen akla geliveren tahta kaklarmzdan ne kadar da kolay vazgeçiverdik. imdi hanmlarn modern ve salkl bir mutfak gereci olarak itibar ettii düz yapl kartrma ve kazma kaklar bile bize çok uzak ülkelerde imâl edilerek evlerimize giriyor.
Sanayi çarlarnn tamamen erkeklere mahsus bir dünyâ olduunu hatrlatmak gerekir mi bilmiyorum; bu çarlar, sadece ehrin en becerikli ve üretken kesimine mekân olmakla kalmaz, ehrin en lezzetli yemeklerinin ve kebaplarnn yeri de bu çarlardr. Sert artlarda zaman tanmakszn çalanlar, eh, biraz damak zevklerine de dükün olurlar. Son günlerde moda haline gelen "Lezzetçi" araylara dükün olanlar, eer yiyip-içtikleri lokantann üçüncü snf ayarnda yerler olmasn fazla dert edinmezlerse, biraz kytrk ve derme-çatma görünülü sanayi lokantalarnda umulmadk ölenlerin misafiri olabilirler.
ehirler artk fazla gürültü çkaran, kirli görünen, azbuçuk çevre güzelliinin fiyakasn çizen i kollarn biraz uzaklara doru kaydrmakla iyi mi yapyor bilmiyorum. Dünün arasta nizamnda ileyen eski çarlar kadar bugünün sanayi çarlar da, fazlaca ihtimam gösterdiimiz çocuklarmz ve gençlerimiz için üretim pratiini bizzat müahede edebilecekleri yerlerdir halbuki. Dünün dünyasnda okul çandaki çocuklar yaz tatillerinde bir ustann yanna çrak verilir, dört ba mâmur tarzda meslek örenmeseler bile çar âdâbn tanmak, çekiç keser tutmasn örenmek ve bu arada tamamen emekleriyle kazanlm üç-be kuru harçln deerini hakkyla anlamak gibi meziyetler edinirlerdi. Yaz tatillerinde "tatile gitmek" modas henüz herkes için eriilebilir bir imkân deildir ama bugünün anneleri, tatile gidecek imkânlar olmasa bile çocuklarn bir yere çrak yazdrmak konusunda gönülsüz davranyorlar. Yeni kuak, evin dört duvar arasnda veya kurs-ev parkurunda geçip giden bir çocuklukla yetinmek zorunda.
Sanayi çarsndaki ahbablarm, çou kere kzarm pide, bir fiek çürük zeytin veya bir yumruk peynir refakatinde geçitirilen yemek öünlerini, elleriyle çalp üreten adamlarn duygu ve düünce dünyasna yakn olmay özlüyorum. Sizler de sanayi çarlarnda teklifsizce çayn içebileceiniz dostunuz varsa kymetini bilmelisiniz.
Yazar: A. Turan Alkan |
05-02-12 |
||
| E mail: zaman. com.tr | Tweet | ||