
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 5992 |
Eitim Bakanl da darbeciler tarafndan "Millî" yaplmt
Cumhuriyetimiz 27 Mays 1960 askerî darbesinin dehet ortamnda gerçekletirilen ve yaklak 50 yl süren uzun bir 'balans ayar'nn etkisinden yeni yeni syrlyor.
Darbelerle askere tannan ayrcalk ve dokunulmazlklarn, sistemin derinlerine ne denli kök saldn fark ettikçe düzeltilmesi gerekenler göze batar hale geliyor. 19 Mays kutlamalarnn Ankara dnda stadyumlarda deil, liselerde yaplmas gayet isabetliydi. Muvazzaf subaylarn okullar denetlemelerini amaçlayan Millî Güvenlik derslerinin kaldrlmasysa gecikmi bir karard.
Bu hamlelerle Cumhuriyet 'yeniden' deil, 'yeni yeni' kuruluyor, cumhurla buluuyor. Cumhuriyeti halkn tepesine gerektiinde balyoz indirmek eklinde gören militarizmin sonu er geç gelecekti zaten.
imdilerde 'örenci and'nn ve okullar ile snflarmzn ayrlmaz unsurlar olan Gençlie Hitabe'nin kaldrlp kaldrlmayaca tartlyor. Hüseyin Çelik, kaldrlabileceinin sinyalini vermi.
Tabu haline getirilen bu iki 'gelenek'in tarihlerine baklnca üzerinde neden bu kadar gürültü çkarldn anlamak zorlayor. Zira her ikisinin balangc da, zannedildii gibi Atatürk'e dayanmyor. And, Reit Galib'in kzlarna yazd bir 23 Nisan iirinden ibarettir, Atatürk köesi ve Gençlie Hitabe'nin okullara zorla sokulmas da 27 Mays darbesinden sonraya rastlar.
Ben, ilkokulu 1971-72 sezonunda Bursa'da bitirdim. Yalnz bizim okuduumuz and, bugünküne göre epeyce ksayd. öyleydi:
"Türk'üm, doruyum, çalkanm. Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlm Türk varlna armaan olsun."
lk Atatürk köelerinden biri, Haziran 1961'de Kzltepe Jandarma Alay'nda hazrlanmt.
Bu andn, Darülfünun hocalarn "inklapç deil" diye sokaa atan Reit Galib'in marifeti olduunu yllar sonra örenecektim. Afet nan'n "Atatürk Hakknda Hâtralar ve Belgeler" adl kitabna göre devrin ekâbiri 1933'ün 23 Nisan Çocuk Bayram'nda Çankaya'da toplanm. Maarif Vekili Dr. Reit Galip kzlar için o gün yazd and uzatm Afet nan'a. nan'n aktard metin, bir kelime farkla bizim okuduumuz andn aynsdr. Reit Galip "yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir" diye yazm, zamanla "budun" kelimesi çkarlm, yerine "millet" konulmu. Bu bir.
ki defa daha deiiklie uram andmz. lk olarak ben mezun olduktan hemen sonra (Austos 1972) ve 28 ubat döneminde (1997) metin uzatlm. Yani birileri andmza pekala dokunabilmi. Demek ki zannedildii kadar 'kutsal' deilmi.
27 Mays'tan sonra yaplan gösteride stanbul Üniversitesi'nin kapsna devasa bir Atatürk resmi aslm ve üzerine "zindeyiz" diye yazlmt. MTBB sonraki yllarda kimlik deitirecek ve Müslüman gençliin adreslerinden biri olacakt.
Peki bugünkü iktidar andn metnini deitirmeye kalksa, mesela "Türk'üm"ü "Türkiyeliyim" yapsa, vaktiyle onu yaz boz tahtasna çevirenler buna hangi yüzle kar çkacaklar? "Zinhar dokundurtmam!" diyenler "Üç kere dokunulmu, bir kere daha dokunulsa ne lazm gelir?" sorusuna makul ve mantkl bir cevap verebilecekler mi?
Madem tartmaya baladk, dahasn söyleyeyim: Millî Eitim Bakanl'nn ad da deitirilmeli. Neden mi? Fransa dndaki Batl ülkelerde Millî Eitim Bakanl yoktur da ondan. Fransa'da dahi 1940-1941 ve 1974-1981 dönemlerinde "Eitim Bakanl" yaplmtr. Dier Batl ülkelerde de Eitim Bakanl veya Eitim Sekreterlii eklindedir.
Bakanln bizde hangi adlar aldn ise MEB'in internet sitesinden örenelim: "1923'ten 27 Aralk 1935'e kadar Maarif Vekaleti, 28 Aralk 1935'ten 21 Eylül 1941'e kadar Kültür Bakanl, 22 Eylül 1941'den 9 Ekim 1946'ya kadar Maarif Vekillii, 10 Ekim 1946'dan sonra Millî Eitim Bakanl, 1950'den sonra Maarif Vekaleti, 27 Mays 1960'tan sonra Millî Eitim Bakanl adyla çalmalarn sürdürmütür."
Yani ksa 1946-50 dönemi hariç, bakanln "Millî"lii, 1960 darbesinin ürünüdür. Atatürk döneminde bile adnn 'Millî' yaplmas akla gelmemiken, 27 Mays'tan sonra Fransa'ya özenilerek yaplan deiikliin tashihi gerekiyor. Darbe miraslarndan birinden daha kurtulmak, ancak böyle bir admla mümkün olacaktr zira.
Hem dikkat edilirse, "Millî" sfatn tayan sadece iki bakanlk vardr. Millî Savunma Bakanl'n bir yerde anlarz. Ama o zaman "Neden 'Millî Dileri Bakanl' demiyoruz?" sorusunun bir cevab var mdr? Yoksa Dileri Bakanl'nn "millî" olmas gerekmiyor mu? Ya da Maliye veya Bayndrlk'n Millîlikle ilgisi yok mudur? Millîlik sadece savunma ve eitimde mi ihtiyaçtr? O zaman bütün bakanlklarn önüne birer "Millî" madalyas takalm, Babakan'a da "Millî Babakan" diyelim oldu olacak. Sahi o zaman "Millî ef"e benzer deil mi? Yok, vazgeçtim.
Gençlie Hitabe de 27 Mays'tan sonra gündeme getirilmi bir Cumhuriyet efsanesidir. Zamann halkn oylaryla seçilmi iktidarna kar giritikleri, aslnda bir suç olan hükümeti devirme hareketine Atatürk'ten meruiyet fetvas koparmak ihtiyacn duyanlar, darbeden sonra Atatürk'ü var güçleriyle kullanmaya kalkm, Atatürk'ü Koruma Kanunu'nu çkarm ve Antkabir'in inaatn bitirmi bir iktidar "kar devrimci" safna iteleme gayretkeliine kaplmlard.
Nitekim Haziran 1960'ta Ankara'da devlet eliyle organize edilen örenci yürüyüüyle birlikte meydanlarda devasa Atatürk resimleriyle karlamaya balarz. Gençlie Hitabe'nin tam da bu srada hatrlanmas ilginçtir. "Hayat" dergisi, 27 Nisan 1961 tarihli nüshasnn orta sayfasnda Gençlie Hitabe'yi, "Gençliin And"yla birlikte poster olarak verir. Okullardaki Atatürk Köesi uygulamas da ite bu sralarda balar.
1 Haziran 1961 tarihli "Hayat" ise "nklâp Köesi"nin ilk örneklerinden birinin Adana'daki 27 Mays lkokulu'nda hazrlandn haber vermektedir. Fotoraf Atatürk resimleri yannda derginin 2 ay kadar önce verdii Gençlie Hitabe posterinin bu köeyi süsleyen unsurlardan biri oluverdiini tespit etmektedir. Derginin iki hafta sonraki saysndaysa uygulamann "Atatürk Köesi"ne dönütüünü okuruz. Mardin Kzltepe Jandarma Alay mensuplar, derginin verdii Atatürk ve Gençlie Hitabe posterleriyle bir Atatürk Köesi hazrlam ve yannda objektife gururla poz vermiler.
Gençlie Hitabe ve Atatürk köelerinin bir darbe sonrasnda okul ve resmî dairelerimizin ba köelerine dayatldn basit bir basn taramasndan örenmek mümkün de, o kadar uzaa gitmeye de gerek yok. Gazete ve dergilerin 12 Eylül'den sonra birdenbire nasl Atatürk posterleriyle dolup tatn gören nesillerdeniz. Matta ncili'nde denildii gibi "Klçla gelen, klçla gider. (26:52)"
Yazar: Mustafa Armaðan |
05-02-12 |
||
| E mail: zaman. com.tr | Tweet | ||
| h huseyin | |||
daha neler yolda |
Tarih : 08-02-12 | ||
yazýyý buraya getirenlere,yorum yazan uðurlu hocama teþekkür ederim.þimdi mevcut meseleler dururken,yenileri de sürekli gelmektedir.eðitim bakanlýðý bugünlerde okullar hayat olsun,diye bir proje uygulamaya koydu,buna göre okul öðrenci ve velilere saat 9'a kadar açýk olacak,öðrenci ve veliler internet ve kütüphanelerden yararlanacak,özellikle gençlerin internet kafelere gitmesi önlenecek,þu anda okullardaki mevcut internet baðlantýlarýnda,gençlerin kullanacakalrý hiç bir baðlantý yok,þunu merak ediyorum ve soruyorum,günümüzde aileler genel olarak çalýþmaktadýr,çocuklarýmýz ve gençlerimiz aileleri ile hiç ortam paylaþmayacak mý,anne,babalarý,büyükleri ve akrabalarý ile hiç mi konuþmayacak,yapýlan bazý düzenlemeler güzel ,ancak korkuyorum,yeniler de gelmek üzere |
|||
| uðurlu | |||
Aciliyet arz etmektedir |
Tarih : 07-02-12 | ||
Evet, eðitimde darbenin izleri müfredatta sistemde var ama en belirgin hali kesintisiz sekiz yýllýk uygulanmaya devam ediliþi deðil mi? Maalesef eðitim müesseseleri çocuk eðleme ve oyalama merkezleri oldu. Bu durumun acilen saðlýklý bir yapýya kavuþturulmasý gerekmez mi? Vehametin farkýnda olup derin sýzýsýný duyanlar rahat uyuyamamaktadýr. |
|||