
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 5173 |
Haddeden geçmi nezaket...
Bilmem hiç düündünüz mü?
Ne kadar çok dedikodu yapyoruz. Durmadan birileri dierlerini konuuyor, onlar eletiriyor, knyor, yerden yere vuruyor ve tekfir ediyor! Hiç kimse kendine bakmyor. Öylesine kabalatk, öylesine fitne fücur olduk ki!
En çok nezaket denen nazl periyi vurdu bu durum!
Aramzda ne acdr ki nezaket yok artk! Bir kadn ismi olmak dnda hiç birimiz için artk bir ey ifade etmiyor. Kadnlarmz, erkeklerimiz nezaketin ne olduunu dahi bilmiyor. Oysa nezaket ne güzel bir elbisedir ki giyen herkese çok yakrd!
Lale devrinin büyük airi Nedim bu konuda ne güzel söyler:
“Haddeden geçmi nezaket yal ü bal olmu sana
Mey süzülmü ieden ruhsar- al olmu sana”
Nezaket ki sadece insana yakr zira sadece insana mahsustur!
Nezaket, hatr, gönül ve muhabbet kuru gürültüye kurban verildi. Ne kadar kabalarsanz, ne kadar çirkin söz söylerseniz, ne kadar belden aa söz ederseniz o kadar çok itibar görüp alklandnz garip bir çada yayoruz. Tuhaflklarla dolu, çelikilerle dolu, anlamszlklarla dolu ve çirkinliklerle dolu bir ça bu.
“Günler gelip geçmekteler
Kular gibi uçmaktalar”
Yunus Emre böyle demi geçen zaman üstüne.
Zaman öyle çabuk öyle acmaszca geçiyor ki hiç birimiz farkna bile varmyoruz bu gidiin. Zaman geçerken bizi götürüyor, duygularmz götürüyor, fikrimizi, zikrimizi, yaptklarmz, yapmadklarmz, hayallerimizi de alp gidiyor.
Ve en önemlisi giden hiç ey geri gelmiyor! Dün bir daha yaanamyor.
Zira hiçbir gün ötekinin ayns deil.
Gittiimiz yol ayn ama biz ayn biz deiliz, ruhumuz ayn deil, hislerimiz ayn deil, dostlarmz ayn dostlar deil, ehir ayn ehir deil! Deiiyor her ey. Hayatmzda yüzlerce mevsim her an deiiyor lakin bütün bu deiiklikler sürekli bizden götürüyor.
Nerede güzel bir hasletimiz var gidiyor sessizce!
Yerine onun muadilini koyamyoruz, giden gidiyor.
Kadn, erkek, yal, genç ve çocuk demeden herkes birbirine öyle çok kaba ölçüsüz ki! Güya dindarlk artyor/mu ancak bu insanlarn tutum ve davranlarnda kendini göstermiyorsa, moral deerlerde ciddi bir anma varsa, iki yüzlülük tavan yapmsa eri oturup doru konumakta yarar var zannmca!
Sokakta, alveri merkezlerinde, i yerlerinde hatta evlerde herkes her an patlamaya hazr bomba gibi. Yeter ki çatacak birilerini bulsun, annda incir kabuunu doldurmayan meseleler yüzünden öyle kavgalar ediliyor ki aklnz duruyor.
Kavga önce evlerde balad.
Sonra sokaklara, caddelere ve bütün yaammza girdi. Menfaat, bencillik, bana necilik, hodkâmlk, hamlk, çirkinlik artk her yerde. Il l kyafetler içinde solmu ve ölmü cesetler gibiyiz. Bedenimizi oradan oraya sürüklerken içimizde hayat ve insanlk emareleri bulunmuyor!
Mevlana’nn dedii gibi “Adam var üzerinde elbisesi yok, elbise var içinde adam yok!” Artk ne yazk ki elbiselerin çounun içinde adam bulamyoruz!
Birçok ipekli elbisenin içinde de kadn bulamyoruz!
Kadnlar kadnca duyarllklarn, nezaketlerini, zarafetlerini, hislerini ve kadna has hususiyetlerini kaybettiler. Oturup kalkmalar, konumalar ve tavrlar erkekçe ve kadns asla deil. Erkekleen kadnlar devrine geçi yapm bulunuyoruz.
Erkekler, hele erkekler asla dünün erkekleri deiller!
Erkekler ne yazk ki efeminen bir tavr ve yaklamn içinde kendine rol biçiyor!
Babalarmzda, yaknlarmzda ilk örneklerini gördüümüz o hürmetli, asil, nazik, beyefendi, konumalaryla, tavrlaryla ve her halleriyle ölçüyü elden brakmayan mert erkekler öyle azald ki! Kadnlar gibi dedikodu yapan, küçük ve basit meseleleri büyütüp kavgalar eden, mzkçlk yapan, hisleriyle hareket eden, kadn, e, kz karde, arkada demeden kabalaan ve hafifmerep bir tuhaf erkek profili bir anda çoald toplumda.
Yani ne kadn dünün kadn ne de erkek dünün erkei!
Hiç kimse kendini veya bakasn kandrmasn!
Ne kadnn ne de erkein hal ve tavrlar artk iç açc deil. Sokak ortasnda az dolusu küfürde erkeklere rahmet okutan kadnlardan tutunuz, en olmadk yerlerde kadna saygsz ve nezaketsizlikte gerçekten de ölçüyü kaçran erkeklere varncaya kadar tuhaf ve acmasz bir dünyann gerçekleriyle kar karyayz artk!
Lütfen biraz nezaket!
Kadn kadnln, erkek erkekliini bilsin yeter!
Herkesin birbirine nazik olduu, hürmet ettii, moral deerlerin her eyin önüne konulduu bir dünya için neler vermezdik! Bu kuru gürültünün içinde bütün deerlerimizi kaybettiimiz gibi insani taraflarmzn da öldüünün farknda olmayacak kadar derin bir uykudayz.
Sözlerimizi eyh Galip’in güzel bir beytiyle bitirelim:
“Hoça bak zatna kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dide-i ekvan olan âdemsin sen”
(Kendine dikkatlice ve hoça bir bak ki, âlemin özü sensin, sen varlklarn gözbebei olan insansn!)
Muhabbetle kalnz.
Yazar: Meryem Aybike Sinan |
17-02-12 |
||
| E mail: haber7.com. | Tweet | ||