
| Kategori : / AKTÜALİTE | Okunma sayısı : 208 |
MİT konusu kapandı..
Kanun değişikliği hem TBMM'den geçti..
Hem de Cumhurbaşkanı, hiç bekletmeden onaylamayı yaptı...
Belki gece saatlerinde Resmi Gazete'de yayınlanması da sağlanmış olacak..
Ne oldu, dünkü değişiklikle ne gerçekleşti?
MİT ile ilgili kanundaki 26. maddenin metni değişti.
Neydi, ne oldu.
Düne kadar şöyle idi:
"Cezai takibat izni
Madde 26 - MİT mensuplarının görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan ötürü haklarında cezai takibat yapılması Başbakan'ın iznine bağlıdır."
Maddenin anlaşılmayan bir yeri var mı?
Görev ile ilgili suçlarda, Başbakan'ın izni gerekli. Temel kural bu..
Terör suçları, şu bu ayrımı yok..
Ama bir savcımız, bu maddeyi farklı yorumladı.. "Ben özel yetkili savcıyım. Benim için izin alma şartı yok" dedi..
TBMM toplandı ve maddeyi bir daha yazdı:
"Soruşturma izni
Madde 26 - MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin; görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da 5271 sayılı Kanun'un 250'nci maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması, Başbakan'ın iznine bağlıdır."
Madde böyle değiştirildi ama..
Bununla da yetinilmedi..
Olur ya.. Televizyonlarda boy gösteren bazı dinozorların iddia ettiği üzere, "bu değişikliğin sadece ileriki tarihlerde açılacak soruşturmalar için geçerli olacağı, mevcut soruşturmalar için geçerli olmayacağı" iddia edilip, devam eden MİT Müsteşarı hakkındaki soruşturmada yeni madde uygulanmak istenmezse?
O zaman ne olacak?
Bunu da düşündü TBMM..
Ve kanun değişikliğine, hiç gereği yok iken, bir de geçici madde ekledi:
"Madde 2 - 2937 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
Geçici Madde 4 - Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hâlen devam eden soruşturma ve kovuşturmalar hakkında da 26'ncı madde hükümleri uygulanır."
Böylece, bir savcının, kanunda yazılı olduğu halde, Başbakan'ın yetkisini by-pass etme girişimi, karşı operasyonla sonuçsuz kaldı.
MİT mensupları için Başbakan'ın iznini arayan düzenlemeyi görmezden gelen savcıya, anlayacağı ayrıntıda yeni bir kanun daha çıkarıldı.
Olay, farklı yorum yapmaya müsait olmayacak şekilde, ayrıntıları ile anlatıldı..
Hani komutan askerlere emri vermiş: "Bölük dur" diye..
Sonra bununla yetinmemiş.. Devam etmiş: "Kandıralı sen de dur.."
Bu iş ona döndü..
Önceki maddede de, tüm savcıları sınırlayan bir izin şartı vardı.. Ama özel yetkili savcıların bazıları, o maddenin kendilerine bir sınırlama getirmediği varsayımı ile hareket ediyorlardı.. Şimdi özel yetkili ağır ceza mahkemesi savcılarına, "izin gerekliliği" bir daha söylenmiş oldu..
Hatta, düne kadar özel yetkili ağır ceza mahkemesi savcılarının yetkilerinin çok olduğu, bunları sınırlamak gerektiğini iddia eden Ergenekon avukatlarından bazılarının, sırf hükümeti zor duruma düşürmek için geliştirdikleri "Yeni çıkarılan kanun, yürüyen soruşturmalarda uygulanmaz" yorumlarına aldanıp, Başbakan'ın izin şartını bir daha by-pass etme ihtimalini de, geçici madde ile önlemiş oldular..
Kusura bakmayın ama..
Kim ne derse desin, ülkeyi bu noktaya düşürmek, kimsenin hakkı değil.
Bu kanun, eski yıllarda sıkça by-pass edilen, hatta paspas haline getirilen "siyasi irade"nin, yargıya boyun eğmeme direnişi olması hasebi ile olumlu bulunabilir..
"Askerin 27 Nisan muhtırasına karşı gösterilen direnişin, yargının muhtırasına karşı tekrarlanması" olarak yorumlanabilir.
Ama "Acaba ilerde nelerle karşılaşabiliriz" endişesi ile, kanun metnine konulan ifadelerin lüzumsuzluğu açısından, gerçekten ibretamiz bir kanun..
İfadeye bakın: "Belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin;"
Cümlenin tamamı da değil, 12 kelimelik bir bölümünde, "görev, görevlileri, görevlendirilenlerin" şeklinde üç defa "görev" kelimesi geçiyor ise..
Durup biraz düşünmek gerekir..
Böylesi bir garipliğin yaşanmasına, kimin sebebiyet verme hakkı var?
İyi niyetli herkes düşünmeli.
Ve bir daha böylesi yanlışlara girişmemeli..
| Salih GÜNAY | |||
SİYASİ VESAYET |
Tarih : 20-02-12 | ||
Son on yıldır askeri vesayet teraneleri dinliyorduk. Şimdi ne oldu gerçek bir siyasi vesayet başladı. Karşı görüşlerin tamamı tu kaka. Karşı görüşlerin saipleri de dinazor oldular. Bir türlü gerçek ortayı bulamadık. Demokrasinin içerisinde malesef gerçek demokrasiyi arar olduk. Bu MİT'çilere verilen bu selahiyetin işte bu günden yanlış olduğu ortaya çıktı. Suriye'de 40 MİT mensubunun tutuklu bulunduğ. Gerçek bir savaş sebebi. MİT'i acaba hala CIA mı yönetiyor. ne dersiniz? |
|||