HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / MEKTEP (Talebe Yazıları)
Okunma Sayısı: 3132
Yazar: Feyza Karakoyun
ŞÜPHE

Gün doğdu. Tam  çatımızın üstünden adı “Era’’ olan bir kuş geçti. Era bizde  çığır açan demektir. Evet! Evet! Tam üstümüzden geçti. Kanatlarını pencerelerimize  sürerek. Bir  aşağı, bir yukarı. İşte  kuş böyle  uçtu. Hiç böyle  uçan kuş görmedik biz. O  geçti, gök karardı. Güneş evlerimizin önüne  düştü. Biz insanlar  birbirimize   koştuk. Sonra  hayretle  donduk. Korkumuz  güneşi kararttı. Ve  tam  kırk gün herkes  sustu. Sanırım facianın  en büyüğü o an  başladı. Kırk günün sonunda. Hatta  kırkıncı günün akşamında, tam da  gözlerimizdeki ışığın karardığı akşam, içimize  şüphe  düştü.

       

Sonrasında  olanlar  kimsenin aklına gelmezdi. Önce  duvarlarımıza  büyük delikler  açıp kapılar  indirdik. Bir  de  onları sağlamlaştırdık. Kapılar  ardına  kapandıkça  şüphemiz  açığa  çıktı. Dahası da  vardı. Saklanmak için yaptığımız  kapılara  bir  de  delikler  açtık. Asıl merak kapının ardındaki. Avını bekleyen bir  avcı titizliğinde deliklerin ardına  pusular  kurduk.

 

Ding  Dong!

 

Kim o?

 

Benim.

 

Sen kimsin?

 

Kapının ardındaki, evini sakındığın yabancı.

 

Niye  geldin?

 

Kapıları kaldırmaya!

Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Ele  geçirince kendimizi Hz.Süleyman’ın  hazinedarı sandığımız “Anahtar’’, kırk deveye binip şehrimize ansızın girdi. Bir kapı yetmezdi gizlenmeye. Kapıya kilit  gerekti. Bir  de  şüphelerimizi  kilitlediğimiz  anahtar. Ağzını bir  aslan kafasına ya da bir  tavşan dişine  benzettiğimiz ama  niye  geldiğini bir türlü anlayamadığımız  anahtar...

 

Gün doğdu. Tam çatımızın üstünden bir  kuş geçti. Daha önce  hiç böylesini görmemiştik. Hemen kapılara  koştuk. Her  şey  ayarladığımız  gibiydi. Kapının ardında pusu gördük. Sonrası mı? Sonra  bir  kuş uçtu, delikten bir  anahtar  içeriye  düştü...

 

Yazar: Feyza Karakoyun
22-02-12
E mail: karakoyunf@gmail.com
 
 
Yorumlar: 2
hatice su kılınçer
era kimin penceresinde
Tarih : 22-02-12

Söz kuşu gagasında kelime mi taşıdı size? cümlelerde güzel iklimlerin kokuları var. Elimize düşen bu kuş tüyü eradan mı?Sizi tanıyor olsa gerek.Yazılarınızın devamını bekliyoruz.

 
Ulubatlı Hasan
mükemmel !
Tarih : 22-02-12

emeğinize sağlık Feyza hanım. Kendimi bir masal diyarındaymış gibi hissettim şu kısacık yazınızda. Çalışmalarınız devamını bekliyorum...

 
ŞÜPHE
Online Kişi: 30
Bu Gün: 102 || Bu Ay: 8268 || Toplam Ziyaretçi: 1346076 || Toplam Tıklanma: 35420881