
| Kategori : / MEDYADAN | Okunma Says: 2003 |
"Dinci" tâbiri bat dillerinden birine nasl çevrilir bilmiyorum; sonuna "ist" taks getirilip baz karlklar bulunsa da bizim zihnî atmosferimizdeki o çirkin karln bulmak mümkün olmaz gibime geliyor. Dindar deil, dinibütün, dine saygl deil, hatta ar dindar, fundamentalist de deil: "Dinci!"
Bu kavram, "dinci" olmadn karine ile anlayabildiimiz baz basn "uzuv"larnn, terkibindeki mânâ kimyalarn sr gibi sakladklar özel bir alamdan imâl edilmi, çok baarl bir prodüksiyondur. Kime tevcih etseniz sahiplenmez, "ne münasebet, ben dinci deilim" dedikten sonra niçin "dinci" saylmamas gerektiini söyleyecek, bununla beraber "din" kavram ile nisbetini açklamaya çalan "kem-küm" benzeri lâflar etmek zorunda kalacaktr. Peki, "dinci" kavram hakaret mânâsna gelir mi? Bir ahs, bir bakasn "bana dinci dedi" diye mahkemeye verse, hâkimler nasl bir içtihatta bulanacaktr; eletiri mi, ahsiyete saldr m, tahkir mi, istihzâ m; ne?
Bir tek kelime ile karnzdakini savunma pozisyonuna düürüp hamle üstünlüü kazanmak için gelitirilmi ustalkl bir strateji. Bu tabir -esef edilir ki- baz gazeteciler, yazarlar ve yayn organlar tarafndan önü ard düünülmeksizin leblebi gibi kullanlyor.
Anayasamzn 24. maddesinde hâlâ geçerliliini koruyan bir kaide var: Kimse dinî inanç ve kanaatlerini açklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolay knanamaz ve suçlanamaz. Anayasa hükmü olmaktan öte temel nezaket kurallardr bu. Medenî memleketlerde insanlara inançlaryla ilgili soru sormak veya imâda bulunmak en hafifinden terbiyesizlik saylr, ardndan soru sahibinin akl salnn yerinde olup olmadndan üphe edilir ve ayn kiiye açlm bütün nezaket kredileri askya alnr.
Son günlerde sahibi deien baz gazete ve televizyon kanallarnn itibarn düürmek için bu ve buna benzer psikolojik aalama tâbirleri kullanlyor. Geçenlerde bir radyo gevezesi, "Damat Sabah Paa" tâbirini kulland; belli ki diline pelesenk edinmi. Yeni sahibi, holarna gitmiyor diye yayn organlarna bu gibi ylk ve cvk benzetmelerle satayorlar. Büyük sermaye gruplar arasnda, "bizim patron iyidir, öteki patron kötüdür" diye tarafgir pozlar taknmak, tutarllktan da geçtik, akn bir deerlendirme kriteri gibi görünüyor. Hani bunu söyleyen, "bizim patron, gazetesinin sermayesini simit satarak, pazarda limonculuk yaparak alnnn teriyle kazand, onun için bu gazetede çalmaktan onur duyuyorum" diyebilecek durumda olsa ne âlâ?
Dinci basn, dinci basn..., dinci olmayan basnn ad ne peki? "Dinsiz basn" denilse k m olur; ne k, ne de doru bir deerlendirme biçimidir bu. Dinî hayatlarn merak ettiimden deil fakat u sebeple: Dinsizlik dediimiz ey, sahibinde mangal gibi bir yürek, dalar gibi özgüven ve denizler gibi iç tutarllk gerektiren bir zihnî tercihtir ve en azndan bu sebeple basnmzn bir ksmn dinsizlikle itham etmek, ylk edâlarda sada solda "dinci basn" lâfn eden gevezelere fazladan eref ve onur atfetmek mânâsna gelir; bu nitelemenin, hakiki dinsizlere ne kadar büyük hakszlk ve saygszlk anlamna geldii ise izahtan vâreste bir keyfiyet.
Hââ beyler, siz üphesiz "dinsiz" deilsiniz; o onuru hak etmek için evvela biraz tutarllk ve ahsiyet sahibi olmak lâzmdr.
"Dinsiz" uymad, olmaz; peki, "laik, demokrat" desek olur mu? lk bata olabilirmi gibi görünüyor ama gezegenin bir yerlerinde hakikaten laik ve demokrat insanlar çkp da, "bizim bu dön baba dönelimcilerle ne benzerliimiz var ki, bize bu hakareti revâ gördünüz; akolsun" derlerse ne cevap veririz? Bühtan etmi olmaz myz?
*
Türk basnnda fikrî mesele yoktur; çoook vahim bir ahsiyet meselesi vardr!
Yazar: A.Turan Alkan |
01-12-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||