
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 6917 |
Eitimin dimandan “edep” kalkt.
Oysa nesepsiz “eitim”den evvel bu ilerin ad “maarif” idi ve bünyesinde, insann yetitirilip olgunlatrlmasyla alâkal bütün güzellikleri tard. “Maarif”in kökü “irfan”d ve irfan, kuru bilginin çok çok üstünde îman, ilim, hilm, güzel ahlâk, hürmet, mahabbet, edep… sahibi; gönül ehli olmak demekti. Maarif denilen faaliyet de insana bu haslet ve meziyetleri kazandrma cehdi… Hedef herkesi nasibince ve kabnca “insan- kâmil” olma yolunda ilerletmekti.
“Maarif”in gayeleri arasnda “bilgi” sahibi klmak da bulunmakla beraber, o, asla bundan ibaret bir ey deildi. En çok bilgiye sahip insan “maarif”in asl hedefi bakmndan en gerideki insan olabilirdi meselâ. Kafas bilgiyle dolu bir kiide büyüklerine hürmet ve küçüklerine efkat yoksa sahip olduu bilgi onu insanlk bakmndan yüksek bir yere koymamz gerektirmez. Ama tersi mümkündür: Çok fazla bilgiye sahip bulunmayan bir kiinin hâli edep ve terbiye doluysa o, insan olarak balarn tâcdr.
Cemil Meriç’in bir kitabnn adn “Kültürden rfana” koymas bouna deildir. “Hafzaya çakl ta gibi saplanan bilgi krntlarna yeni bir ad bulduk: kültür.” Eitimimizin hâl-i pürmelâlini aksettirdii için en iyisi paragraf bütünüyle almak: “Asrlar geçti, birer birer söndü mealeler. rfan asâletini kaybetti. Hafzaya çakl ta gibi saplanan bilgi krntlarna yeni bir ad bulduk: kültür. Genç kuaklar, Bat’nn bit pazarlarndan ithal edilmi bu hazr elbiselere küçümseyerek bakyor. Hoca öretmen oldu, talebe örenci. Öretmen ne demek? Ne souk, ne haysiyetsiz, ne çirkin kelime. Hoca öretmez, yetitirir, aydnlatr, yaratr. Örenci ne demek? Talebe isteyendir; isteyen, arayan, susayan.” (Cemil Meriç, Bu Ülke, letiim Yaynlar, st. 1997, 8. bask, s.99)
imdi bir yangn yerinin külleri üzerinde birbirinden farksz öretmen ve örenciler çelik çomak oynuyorlar ve yaplan ie “eitim” diyoruz. Ayann altndaki küllerden habersiz, uursuz, fikirsiz, hürmetsiz, edepsiz, irfansz bir debelenme… Maarif denilen sarayn hiyerarisi tepetaklak… Müstahdem, padiah tahtnda… Öretmen, örenci, veli ve bütün bir camia “bilgi” diyor da baka bir ey demiyor. Bilgi ile kastlar da maneviyattan soyunmu kuru bilgi yn. Bol test çözdürecek, “snavlar ful çkartacak” bilgi… nsanlmza asla katks olmayacak bilgi… Çocuklarmz kansz, dehetsiz ve ahlakl bir roman okuyamyor; bir film seyredemiyor. Netice: Sevgilisini dorayp çöpe atan gençler; ilkokullara inmi sigara, alkol, uyuturucu… Herkes neticeden ikayetçi, sebebe kör. Bu çocuklar ve gençler kendiliinden ortaya çkmad ya…
Maarif, insan “eip bükmez”. Doldurur, besler, yüceltir.
Maarif, insann tepesine balyoz vurmaz. Kulana fsldar, iyileri emsal gösterir, koluna girer, ürkütmeden, korkutmadan, müjdeleyerek “yola” koyar.
Bu millet u kadar yldr tarihinde hiç görmedii bir “eitim”le eilip bükülüyor. Brakn “Aaç ya iken”i; kanrtla kanrtla, krla döküle, kanatla kanatla eiliyor, bükülüyor. Her eilip büküldüünde de kendinden biraz daha uzaklayor, olmadk limanlara biraz daha yaklayor. Bu fasit daireden kurtulmak ba meselemiz olmal.
Bizi kurtaracak olan 4+4+4 gibi kr tedbirler deil. Bu çabalar kaldrp atmyoruz; ama bir denize ihtiyac olana bir havuz vermek gibi… Kifayetsiz… Bize lâzm olan köklü ve kökten bir zihniyet inklâbdr. “Köklü ve kökten”, yani hem “kökümüz”e uygun, hem “kim ne der?” korkusu tamadan sistemi hücrelerine kadar yenilemek… Eitim sistemimiz kendi îman ve irfan köklerimizden devirilerek damtlm iksirlerle tepeden trnaa ykanmal. Bat’dan alnp gövdemize bir kurt gibi sokulmu bütün zihniyet krntlar ayklanmal. Bu zihniyet inklâbnn temeline de kaybettiimiz cevher “irfan” yerletirilmeli. Çocuklarmz “kalp insan” olmak gayesinden koparp bir kuru bilgi ve test canavar yapan mevcut zihniyetten bu sûretle uzaklalmal. Bir yarn galibinin kim olaca önceden bilinemez. Zekâ, plânl ve disiplinli çalma gibi kriterlerin varl bu hakikati pek de deitirmez. Her yarn maluplar olacaktr. Galipler, bir ekilde meselelerini hallettiler diyelim, maluplar ne yapacaz? Biz, maluplar da kazanacak bir zihniyet inklâb peindeyiz. Ne bakmdan? nsanlk bakmndan elbette… Test çözmede baarsz nice çocuumuz, baarl nicesinden daha iyi bir insan olabilir; ve asl deer ölçüsü de bu olmaldr. Testte baarlya da baarsza da bir göz ile bakacak; kendilerini deerli klacak olan keyfiyetin bu test baarsndan ziyade edep ve irfan olduunu telkin edecek bir zihniyete çölde su gibi ihtiyacmz var.
e öretmenlerden balamaktan baka çare yok… Sular yukardan aaya akar; sünnetullah budur. nsan- kâmil olmay brakn, bu mefhumu ömründe duymam yüz binlerce öretmenle böyle bir zihniyet inklâbn yapabilmek mümkün deildir. Hele de böyle bir mefhumu duysa bile -malum sebeplerle- düpedüz ona düman öretmenlerle yaplacak hiçbir ey yoktur. lk mektepten balayarak bütün okullara -bilhassa öretmen yetitiren okullara- mutlaka bu yeni zihniyete muvafk edep, irfan, ahlâk dersleri konulmaldr. (Kastmz halihazrdaki ürkek dersler deildir). Hep yaplageldii gibi “Nasl olsa bu dersi okudu” diye herkes öretmen yaplmamal; öretmen seçilirken, okunan bu derslerin onlarda ne derecede “hâl” olabildiine baklmaldr. Hangimiz çocuumuzu, onu çeitli vaadlerle kandrarak porno videosunu çeken bir öretmende okutmak isteriz? Öretmenler bu ekilde “seçilmezse” fasit daireye binlerce kii daha eklemekten baka bir ey yapm olmayz. Sistemin “görünmez” çarklar içinde bir uurlu kiinin yaptn be kii ykar ve biz hep alar, hep ikayet ederiz. Düzen de böylece devam eder gider. Mevlânâ yine güzel söylemi: “Ambarda fare yoksa ibâdet buday nerede?”
Skntmz iyi ders anlatan deil; her bakmdan “örnek” olabilen öretmen ktldr. Edep-ahlâk; ilim-irfan; idealizm-heyecan; çalkanlk; giyim-kuam... Her bakmdan örnek olabilen… O zaman görün çocuklarmzn ne harika varlklar olduklarn…
“Önceden nasl bileceiz?” demesin kimse. Edepli-irfanl insann da herkesçe malum çok açk husûsiyetleri vardr. Bunlara dikkat edildiinde -her seçimde vaki olabilecek ufak tefek isabetsizliklerin dnda- doru kiilerin seçilebildiini herkes görecektir.
Artk eitim deil, maarif istiyoruz. Hâfzaya çakl ta gibi batan bilgiden ruhlar sulayp insanda “hâl” olarak görünen bilgiye, “irfan”a geçilsin istiyoruz. Öretmeni sadece “öreten” olmaktan kurtarp “yetitiren, aydnlatan” bir “hoca” yapan; örenciyi de “zoraki örenen” olmaktan “isteyen, arayan, susayan” “talebe”ye yükselten bir zihniyet inklâb istiyoruz.
Ki me’aleler birer birer yansn.
Yeniden…
Yazar: Ahmet Çelen |
14-05-12 |
||
|
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| Ýhsan Efendioðlu | |||
AAHHH!!!!!!!!!! |
Tarih : 19-05-12 | ||
Bir dokun bin ah! iþit kabilinden, öyle bir derdimize parmak basmýþsýnýz ki Ahmet hocam, âhýmýzý kimler duyar bilmem ki. Duyanlar derdimizi anlar mý bilmem ki? Kaleminize, yüreðinize saðlýk. |
|||
| Harun ÞAHÝN | |||
Tahrip Ýnsiyaký |
Tarih : 18-05-12 | ||
Azeri Þair Mikayýl Azaflý Diyor ki: Özümün elleri, dövdi özimi/ Çýkradý gelbimi töhdi gözümi/ Elleer diyemmedim dorgý sözimi/ Azganan gocaltdý, men gocalmazdým. Biz gocalmazdýk; ama geri zekalýlarýn eline kaldýk be hocam vesselam... |
|||
| uðurlu | |||
'Hâl'imiz |
Tarih : 16-05-12 | ||
'Edep', 'Hâl', 'Maarif', 'Ýrfan', 'Ýnsan-ý Kâmil', 'Ehli Gönül','Kemâl-ý Edep' 'Arif' kelimelerine yüklenen mâna derinliðini ve bunlarý hâl edinebilen eðitim insanlarýmýza ne kadar çok ihtiyaç var deðil mi? |
|||
| hatice su | |||
peki ya aileler? |
Tarih : 15-05-12 | ||
Eðitim sisteminin herkesçe bilinen acý hali kelime kelime resmedilmiþ yazýnýzda.Tüm bunlarý okurken peki ya aileler demekten alamadým kendimi.Hocalýk vasfýný kaybeden öðretmenlerimiz ve bizlere sunulan ahlaktan, edepten arýndýrýlmýþ bilgiler elbetteki deðiþmeye muhtaç.Peki bunlarý talep eden, çocuðunu birine tanýtýrken aldýðý dereceyi adýnýn önüne koyan aileleri ne yapmalý?Küçüçük yürekleri dersane dersane dolaþtýran anne babalarýn hiç mi suçu yok.bize sunulan eðitim sistemine alýþtýk ve þimdi çocuklarýmýzý yarýþtýrýyor bizde birinci olsun diye tribünlere dolup alkýþlýyoruz.Birazda hakettik sanki bu yaþananlarý.Çünkü hesap sormadýk, neden demedik, hakkýmýzý istemedik, hakkýmýz olduðunu bile düþünmedik belki.Kuranda Rabbimiz ne güzel öðretiyor bunu.bizler Hanne olup yavrumuzu kovulmuþ þeytandan sýðýnarak Allaha adayabilirsek Kerim olan Rabbimizde ona bahçivan olarak Zekeriya aleyhisselamý verir ve onlarý bir gül gibi yetiþtirir.Sahi kaçýmýz adayabildi yavrusunu? Rahman ve Rahim olan Allahýn adýyla. 3:36 - Onu doðurunca -Allah onun ne doðurduðunu bilip dururken- þöyle dedi: "Rabbim, onu kýz doðurdum; erkek, kýz gibi deðildir. Ona Meryem adýný verdim. Onu ve soyunu koðulmuþ þeytanýn þerrinden sana ýsmarlýyorum". Ali imran:37 - Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir þekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiþtirdi ve Zekeriyya'nýn himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kýzýn bulunduðu mihraba girse, onun yanýnda yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, Allah katýndandýr." derdi. Þüphesiz Allah, dilediðine hesapsýz rýzýk verir. |
|||
| Abdurrahman YILDIRIM | |||
Edeb |
Tarih : 15-05-12 | ||
Þairin dediði gibi Gezdim Þam'ý Haleb'i Ettim ilmi taleb Meðer ilim yalanmýþ Ýlla edeb illa edeb Veya Edeb bir tac imiþ nuru hüdadan Giy o tacý emin ol her beladan yazar kardeþimiz sanki yukarýdaki dizeleri günümüz meseleleriye mukayese ederek güzel bir bakýþ açýsý saðlamýþ. |
|||
| Mustafa Özgen | |||
Teþekkür |
Tarih : 15-05-12 | ||
Deðerli yazar, Ýnsan-ý kâmil olmak için þiddetle ihtiyaç duyulan marifet kavramýna yaptýðýnýz vurgudan dolayý teþekkür ederiz. Allah Teala yazdýklarýnýzýn tesirini halk etsin. Bu gün eðitimi idare edenlerin çocuklarýnýn bile özel dershanelerde eðitilmesi, eðitim sistemimizin kuru bilgi kýrýntýlarý vermek için bile yok derecesinde kifayetsizliðini ortaya koymaktadýr. Allah için sevme, Yaradan’ýn hatýrýna yarattýklarýna hizmet etme ve insanca düþünme þuurunun verilmediði, sadece kuru bilgi kýrýntýlarýnýn kulaklara iliþtirildiði bir çalýþmayla ancak Mehmet Akif’in tarif ettiði zavallýlar yetiþir: Hayatý anlamýyor… Çünkü görmüyor, okuyor; Zavallý kýrkýna gelmiþ de aðzý süt kokuyor. Ýnsan beden ve ruh ikilisinin oluþturduðu bir bütündür. Spor, beden ve ruh saðlýðýný geliþtirme aracýdýr. Sadece para kazanmak için yapýlan sporun ruh saðlýðýna verdiði zararý hissetmeyen yoktur her halde. Kazanacaðý paradan baþka bir þey düþünmeden oynayan profesyonel sporcularýmýz, sizce dostluk için güreþen iki pehlivana mý yoksa çöplük paylaþýmý için kavga eden horozlara mý benziyorlar? Kýsacasý, neyi nasýl yaptýðýnýz deðil, ne ve kim için yaptýðýnýzdýr mühim olan. Nedense adý eðitim olarak deðiþtirilen maarif sistemimizi sizin de vurguladýðýnýz gibi, terbiye ve edep gibi kavramlarý da ihtiva eden marifeti hedefleyen kurumlarla zenginleþtirdiðimiz takdirde vatan, millet, din duygusu ile bezenmiþ marifetli elemanlar yetiþtirebileceðimize inananlardaným. |
|||
| Cihat Erdem | |||
Mukemmel |
Tarih : 14-05-12 | ||
Mukemmel bir yazi yazý olmus. Dertlerimizi Nurettin Topcu uslubuyla dile getirmissiniz. Yazýyý okurken Türkiyenin Maarif Davasini okur gibi oldum. Elinize, zihninize, kaleminize ve yureðinize saglik. |
|||
| hasan hüseyin | |||
sað olun |
Tarih : 14-05-12 | ||
inþallah bu duygularýnýz birilerini rahatsýz eder, meselenin farkýna varýr, bizler de yukarýda belirttiðiniz gibi, neticeden þikayetçi, sebebe kör bakan olmayýz, saðolun, allah sizden razý olsun. |
|||
| Hilmi Kemal | |||
Elinize saðlýk. |
Tarih : 14-05-12 | ||
Çok güzel bir yazý olmuþ. Bir çok güzel, fikir ve duygumun harekete geçmesine vesile oldu. Teþekkür ediyorum. |
|||