
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 4243 |
Ezilen halk kesimlerinin kurtuluunun Sosyalist/Komünist ideolojinin hakimiyetine bal olduu teziyle hem kendilerine hem de içinde yaadklar topluma yazk eden solcular, zaman içinde ideolojik balarnn zayflamasyla dünyay kef ettiler. Kart cinsler arasndaki duygusal ilikiden, ekonomik gücün salad “imkân”lara, sosyal statülere, etiketlere kadar bir dizi “gerçei” fark ettiklerinde ne ezilen halklarn kardelii kald ortada, ne sosyalist enternasyonal… Her ey bir anda çözülüverdi. Elde kala kala kuru bir Kemalizm ideolojisi kald. O da hiçbir idealle açklanamayacak aibeli bir dünyann kapsn açan manivela olarak elde bulunduruldu…
Üç aa be yukar ayn durum özellikle 28 ubat’tan sonra “slamî kesim”de de görüldü. Belki öncesinde yerel yönetimlerde elde edilen baaryla birlikte bir “çözülme” balamt; ama öze dokunan dönüüm 28 ubat sonrasnda yaand.
28 ubat sürecinin oluturduu sindirilmilik psikolojisi, sürecin tersine dönmesiyle yay etkisi yapt adeta. Bu sürece kadar sürekli olarak içine atan, sabreden, yumruunu sran slamî kesim, bir anda kendisini siyasal iktidar olarak görünce zemberek boald. Kontrolsüz bir açlm, baraj kapaklarnn aniden açlmasyla ortaya çkan manzaray andrr ekilde hayata frlatt slamî kesimi. Ekonomik imkânlar, iktidar, statü, uluslar aras saygnlk… bir anda ba döndürücü bir hayatn içine savruldu musalli insanlar.
Kim demi müslüman pazarda limon satmaya mahkûmdur diye! Allah kuluna verdii nimeti onun üzerinde görmek ister. Nefsin de üzerimizde hakk var. Kem alâtla kemâlât olmaz…
Bunlar ve benzeri kalp yarglar da dünyevileme sürecine meruiyet klf giydiren argümanlar olarak devrede bulundu hep.
slamî kesimdeki bu hzl dönüümü fark eden profesyonel piyasa erbab elbette harekete geçmek için zaman kaybetmeyecekti. slamî deerleri, ilkeleri, tarz… çatma arz etmeyecek kvama getirerek dünyaya eklemleme iini onlar üstlendi.
Geldiimiz nokta, slamî kesimin dünyayla imtihan büyük ölçüde kaybettiini gösteriyor. Zühdün, takvann, diergâmln, paylamann, samimiyetin… yerini gösteri, marka yar, konfor, lüks ve debdebe ald.
Medine’de birgün Efendimiz (s.a.v) bir grup sahabi ile birlikte otururken kardan, yamal elbisesiyle Mus’ab b. Umeyr (r.a) göründü. Efendimiz (s.a.v) onun Mekke’deki gösterili halini hatrlayp alad ve sonra öyle buyurdu: Gün gelip sabah bir elbise, akam bir elbise giyseniz, evlerinizi Ka’be’yi süslediiniz gibi süsleseniz, haliniz nice olur?” yannda bulunan sahabîler, “O gün, dediler, biz bugünümüzden çok daha iyi oluruz. Çünkü hayat külfetimiz karlanm olacak, biz de ibâdete daha çok vakit ayracaz.”
“Hayr! buyurdu, bilakis siz bugün o günden daha iyisinizdir.” (Tirmizî, “Kyamet”, 36)
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
20-05-12 |
||
| E mail: darulhikme.org.tr | Tweet | ||