HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 4121
Yazar: C. Yâkup ÞÝMÞEK
TDK'NÝN KAYMAÐI

 

C. Yâkup imek, Türk Dil Kurumunun yanl, kusur ve ihmâllerini ortaya koymaya, sualler sormaya devam ediyor...

 

Sütün öz kardei, tereyann bir ei, yourdun vefâl srda, baln can yolda, ekmek kadayfnn en yakn arkada… Sofralarn binlerce yldan beri eskimeyen lezzeti… Pahal mahal, elbet her nîmetin bir külfeti vardr. Ne demiler? “Can kaymak isteyen manday yannda tar.” Esiz tadyla lezzet ve nefâsetin, rengiyle beyazln, görünüüyle pürüzsüz cildin timsâlidir kaymak. Öyle ho, öyle irin, öyle nefîs bir yiyecek ki, atasözlerinden tâbirlere, masallardan fkralara, arklardan türkülere her sözde kayman medhini dinler, okuruz.

(Asl mevzûmuz "kayman gdâlar içinde yeri ve vücûda faydalar" deil... Yoksa onun bal, reçel, pekmez, fndk ezmesi ve çeitli tatllarla yendiinde nasl lezîz olduundan; baklava yemeyi nasl kolaylatrdndan; protein ve kalsiyum zengini olup kemikleri güçlendirerek vücûdu zinde tutmasndan; bütün bunlara ramen verdii kalorinin azlndan, yemesinin hafifliinden;  cildi yumuatp nemlendirerek krklar önlediinden dem vurabilirdim.)

Türkçemizde kayman ne kadar kadîm ve köklü bir kelime olduunu bilmiyorum. Herhâlde en eskilerden olsa gerek. Dîvânü Lûgati't-Türkte “kaymak” kelimesi “kayak / kanak” eklinde geçiyor. Ahmet Yesevî Üniversitesi tarafndan hazrlanan ve TDKnin de internet sitesinden verdii Türk Lehçeleri Sözlüüne göre dier Türk lehçeleri(Âzerî, Bakurt, Kazak, Krgz, Özbek, Tatar, Türkmen ve Uygur Türkçeleri)nde de “kaymak” kelimesi ayn Türkiye Türkçesindeki gibi veyâ bir iki telâffuz farkyla kullanlyor. (Türk lehçelerindeki “gaymag, gaymak” varyantlar, aslnda, Türkiye Türkçesi azlarnda da mevcut…)

Bugün Türkçemizde "kaymak"l birçok atasözü, tâbir ve kelime grubu vardr: "Bal ile kaymak yenir ama her keseye göre deil. Can kaymak isteyen manday yannda tar." atasözleri ile "kaymak aac (= çok süt veren manda, inek), kaymak almak (= su yüzünde ta kaydrmak), kaymak balamak / tutmak (= 1. sütün veya bir svnn üzerinde kaymak hâsl olmak, kaymaklanmak; 2. yamurdan sonra toprak üstü sert tabaka tutmak.), kaymak gibi ( = 1. bembeyaz ve pürüzsüz; 2. tad güzel ve yumuak), kaymak kâd (= düzgün, parlak, pürüzsüz kât, kue kâd, papyekue), kaymak tabakas / kaymak takm (= bir topluluun mümtaz ve zengin fertleri), kaymak ta (= Parlatlmaya elverili, yumuak, beyaz, yar effaf bir tür mermer, su mermeri, albatr) tâbirleri ve kelime gruplar gibi.

Gelelim, TDK’nin kaymana…

Tadyla damamzda, adyla dimamzda böylesine aziz ve leziz bir yer edinmi olan kaymamza, TDK pek ihtimam göstermemi. Daha vahimi, onu Avrupa’dan gelme “krema”nn karsna çkaramam. TÜRKÇE SÖZLÜK,  bahsettiimiz “kaymak” kelimesi (Fiil olan “kay-mak” deil, isim olan “kaymak”…) hakknda unlar yazm:

kaymak, -  (I) a. 1. Sütün veya yourdun yüzünde zar durumunda toplanan, açk sar renkli, koyu yal katman. 2. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif atete tutarak elde edilen koyu, yal öz. 3. Yamur ve selden sonra topran üzerinde kalan özlü tabaka. 4. mec. Bir eyin en iyi ve seçkin bölümü.

Kelimenin 1. ve 2. (yâni gerçek) mânâlarn açklamak için kurulan ibârede “koyu” sfat kafa kartryor. 1. açklamada “koyu” kelimesi belli ki “ya”n sfat… 2. îzahta ise “koyu” ile “yal” kelimeleri arasnda virgül (,) var… Demek ki “koyu” bu sefer “ya”n deil “öz”ün sfat… Kafay kartran ksm ite buras…

Daha basit olarak soraym: Sütün veya yourdun yüzünde zar durumunda toplanan, açk sar renkli, koyu yal katman. eklinde anlatlan kaymakta bulunan ya koyu imi; fakat Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif atete tutarak elde edilen koyu, yal öz.” diye tantlan kayman ya koyu deilmi, öyle mi? Bu iki ayr kayman içerisinde bulunan ya, mikdar bakmndan birbirinden farkl m? ( Türkiye’nin en eski ve mehur süt markalarndan birine dantm. Oradaki gdâ mühendisi bir hanm ikisi arasnda böyle bir fark bilmediini söyledi.)

Eer birincisindeki ya çok da ikincisindeki az ise TÜRKÇE SÖZLÜK’ün açklamasnda bir kusur yok demektir. Yok, eer birinci ve ikinci kaymakta bulunan ya mikdar birbirine denk ise “yal”larn ikincisinden önceki virgül (,) kaldrlmaldr. (Kaldrmayn, kaydrn. “Nereye?” Tabiî ki bir evvelki kelimeye… Sralanm sfatlar olan “edilen”le “koyu”nun arasna virgül (,) koyun. Kendi Yazm Klavuzu”nuza uyun. )

imdi, “daha vahim” olana bakalm. TÜRKÇE SÖZLÜKümüz, Türkçeye talyancadan girmi olan ve hemen hemen bütün Avrupa lisanlarnda – küçük imlâ ve telâffuz farklaryla – kullanlan “krema” için ne demi? te TDK'mizin "krema"s:

krema t. Crema a. (kre'ma) 1. Bir çeit yumurtal süt tatls. 2. Sütün yüzünden toplanan yal katman. 3. Kevgirden geçirilmi sütle koyulatrlm çorba.

Gördüünüz gibi, “krema”nn 2. mânâs bizim “kaymak”mz târîf ediyor. (“Kaymak” kelimesini trnak iâreti ("...") içinde yaznca - eer kendisinden sonra ünlüyle balayan bir ek geliyorsa - sondaki “k”yi “”ye çevirecek miyiz, bilmiyorum. TDK’nin YAZIM KILAVUZU bize bu hususta yol göstermiyor.) Anlayamadm mevzû u: Mâdemki “krema”nn 2. ma’nâs bizim “kaymak”mzn ta kendisi, o hâlde neden o açklamada “kaymak” yok?.. Velhâsl, TÜRKÇE SÖZLÜK’ün, “krema” maddesini açklamak üzere kurduu Sütün yüzünden toplanan yal katman. (Kusurlu olan bu ifâdenin dorusu Sütün yüzünde toplanan yal katman.olacaktr.) ibâresi, aslnda “kaymak” demektir. Dier bir ifâdeyle, “krema”yla “kaymak” e mânâl(mürâdif, sinonim, eanlaml)dr; ama - hangi sebeple, bilmiyorum - bu açklamann sonuna “kaymak” kelimesi konmamtr. ("Krema"nn 3. mânâsn da tam anlama imkân yok. TÜRKÇE SÖZLÜK'ün ifâdesini dikkatli okursak "kevgirden geçirilmi" eyin "süt" mü, "çorba" m olduu anlalmyor. Eer "kevgirden geçirilmi" olan "çorba" ise "geçirilmi"ten sonra virgül olmal.)

Asrlarn, belki de binyllarn kayma damamzdaki ve dimamzdaki yerini Avrupal “krema= crema”ya brakacak m? Her sahada olduu gibi, beslenme kültürümüzde de bozulma ve soysuzlama (tereddî) görülmekte... Bunlar için çâreler bulmak, tedbirler almak devletimizin ve hepimizin vazîfesi... Ne yazk ki TÜRKÇE SÖZLÜK'ümüz Avrupal “krema= crema”ya yerli ürün "kaymak"la karlk vermemitir. 

TÜRKÇE SÖZLÜK'ün "kaymak"l hatâlarndan biri de "kaymak gibi" tâbirine verdii örnek cümlededir. Romanc Hüseyin Rahmi Gürpnar'a âit olan cümle, u ekilde iktibas edilmi: "Patlcan kzartmas, pilav, bir de koca kâse kaymak gibi yourttan oluan yemeimizi yedik." Burdaki hatâ "olumak" kelimesidir. Hüseyin Rahmi Gürpnar'n bu kelimeyi kullanmas imkânszdr. Çünkü, "olumak" kelimesi TDK’nin dourduu bir kelimedir ve doum târihi de 1935’tir.

Hulâsa-i kelâm:

1. TDK'nin TÜRKÇE SÖZLÜK'ü "kaymak" maddesinin îzâhna biraz daha itinâ göstermeli.

2. Avrupal "krema = crema"nn yannda bizim "kaymak"mza da yer vermeli.

3. Kelimelere örnek tekîl eden cümleleri seçerken çok daha dikkatli olmal, bu cümleler orijinal hâlleriyle (yazarnn kendi kelimeleriyle) iktibas edilmelidir.

 

Yazar: C. Yâkup ÞÝMÞEK
12-12-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TDK'NÝN KAYMAÐI
Online Kii: 27
Bu Gn: 337 || Bu Ay: 5.430 || Toplam Ziyareti: 2.928.416 || Toplam Tklanma: 58.604.590