ÂYET-İ KERÎME
Yoluna gücü yetenlerin o evi hacc etmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse bilmelidir ki, Allah bütün alemlerden müstağnidir.
Al-i İmran, 97.
HADÎS-İ ŞERİF
Umre, gelecek umreye kadar ikisinin arasındaki günahların keffaretidir. Mebrur haccın ise cennetten başka bir mükafatı yoktur.
Buhari, Hacc, 1773.
SÖZÜN ÖZÜ
Okumak, cehâletinize ciddî şekilde zarar verir.
İlke Y.
Son Dakika!
MHP ve HDP'nin tezkere kararı    Bayramda sivil polisler de yolcu olacak!    CHP'de seçim bayram sonrasına kaldı    Bitki çayları ölümcül sonuçlar doğurabilir    Sümeyye Erdoğan görevini bıraktı    Şehit polis için tören düzenlendi    Trabzonspor'un ilk başkanı vefat etti    Sıfırcı Fitch: Büyüme hız kazanacak    Avrupa Ligi'nde 2. hafta heyecanı    Yaşlı nüfus artıyor    İki büyük elçiden nezaket ziyareti    Gitti servet gibi prim!    7 yıl sonra ilk kez Gazzeliler Mescid-i Aksa'da!    Kobani kuşatma altında!    'Van Basten'in bende büyük emeği var'   
Kategori : / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER
Okunma Sayısı: 1270
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Hasbi Tefekkür)

          HASBİ TEFEKKÜR1 (1)

Ölçülü, dürüst, müeddep2 bir yazı: “Hilmi Ziya Ülken İçin”(Erol Güngör3, Ortadoğu, 16 Haziran 1974). Hiçbir mezar taşı kitabesi, doğruyu, salt doğruyu, yalnız doğruyu söyleyemez. Acılar taze, hatıralar canlıdır. Ve hükümler sevgilerin veya kinlerin menşurundan4 süzülürken tarafsızlıklarını kaybederler. 

İslamiyet, “ölülerinizi hayırla yâd edin” der. Asil bir ihtar. Ölülerinizi yani sizden olanları, aynı mukaddeslere inanan, aynı kavgalara katılan, aynı emel veya hınçları bölüşen insanları. Voltaire'e5 sorarsanız, ''yaşayanlara nazikane davranmalıyız; ölülere tek borcumuz kalmıştır: hakikat''. 

Eski bir şakirdin6 tahassüslerini7 billurlaştıran ''Hilmi Ziya Ülken için'', biraz mersiye8, biraz hatıra. Bu kadirşinaslık9 önünde saygıyla eğiliriz. Ama bize öyle geliyor ki, bu satırlarda soğukkanlılıkla düşünen bir ilim adamından çok matemzede10 bir dostla karşı karşıyayız. Okuyalım: ''Hilmi Ziya Ülken'in vefatıyla Türkiye'de bir devir kapandı: Hasbi tefekkür11 devri. Bütün eksikliğine rağmen o bizde akademik haysiyetin dağ gibi bir temsilcisiydi. Günlük politika endişelerinin hâkim olduğu Türk fikir hayatında yeni Hilmi Ziya'lara12  çok muhtaç olacağız''. 

a) Hasbi tefekkür ne demek? Hiçbir tefekkür hasbi değildir. Hasbi tefekkür, tefekkür için tefekkür, sanat için sanat gibi bir yalan. Hayat bir sfenksler13 ormanı. Her adımda bir istifham14 kaldırır başını. Yaşamak, çevrenin suallerine doğru cevaplar bulmak demek. Düşünmek, muammaları15 çözmek, karanlıkları aydınlatmak… düşünmek savaşmaktır. Bir nesil uğruna, bir millet uğruna, bir medeniyet uğruna savaşmak. Mukaddeslerin emrinde olmayan her düşünce, şuursuz bir debeleniş, fikrî bir istimna.16

Düşünce, bir meydan okuyuşa idrakimizin verdiği cevaptır. Düşman bir tabiat, düşman bir içtimaî sınıf veya düşman bir topluluk. Asırlardır ihanet ve husûmetlerin boy hedefi olan bir milletin çocukları hasbî düşünceyi ne yapsınlar? Hasbi düşünce ana tezatlarını halletmiş cemiyetler için bile lüks. Bu sefil yalanın mucidi de Eski Yunan. Esir iskeletleri üzerinde yükselen o korsanlar ülkesinin filozof cübbesine bürünen aylakları, can sıkıntısından kurtulmak için hasbi düşünceye iltica 17 ediyorlardı, hasbî düşünceye, gulamperestliğe18 veya Dionizos19 ayinlerine iltica ediyor, daha doğrusu ettiklerini iddia ediyorlardı. Hasbî düşüncenin temsilcisi kim? ''Dairelerime dokunmayın''20 diye haykıran Arşimed21 mi? Sirakuza'lının22 büyük bir hendeseci olmadan önce kahraman bir savaşçı olduğunu herkes bilir. Yine herkes bilir ki, Romalı askerlerin çiğnediği daireler, bir kurtuluş kavgasının hisarlarını kurmak için çiziliyordu. Durkheim23, sosyoloji insanlığın acılarını dindirmeye yaramazsa bir saatlik emeğe değmez demiyor muydu? Hasbi tefekkür bir ütopya, aziz dost. Hasbî düşünce, namussuzlukların en müraisi24, hodbinliklerin25 en sefili. Hümanizmden26 daha büyük bir aldatmaca, daha büyük ve daha rezil. Hümanizm de bir mücerrede bağlanıştır, ama yaşayan bir mücerrede27, yaşayacak olan bir mücerrede. Hiç değilse, dünyanın mahdut28 bir bölgesi için, belli bir gerçeği aksettirir: Hıristiyan hümanizmi gibi. Hıristiyan hümanizmi, Hristiyanların Hristiyanlara karşı duydukları yakınlıktır. 

İstikbalinden emin olamayan, hiçbir meselesini çözemeyen bir dünyada hasbî düşünce mümkün mü? Hasbî düşünce, istibdat karşısında diz çöken ersatz29 bir düşüncedir.(daha doğrusu bir düşünce ersatz'ı). Düşünceyi yok eden düşünce. Her zalimin takdir ve tahsisine mazhar olan bu sahtekârlığın gerçek düşünceyle münasebeti ne? Hasbi düşünce, dünyadan elini eteğini çeken, cellatlara yaltaklanan, şerri gülücüklerle teşvik eden bir düşünce. Santraçtan daha adi bir oyun, daha adi ve daha tehlikeli. İrfanımızı felce uğratan sözde mazeret. Aydına cömertçe uzatılan bir kölelik beratı. 

Evet, düşünce adamı bir zümrenin emir kulu değildir. Hiçbir merkezden talimat almaz. Bir partiye bağlı olmayabilir. Ama tarihe angajedir30, kucağında yaşadığı topluma angajedir. Yani vatandaş olarak vazifeleri vardır: Belli savaşları kabul etmesi, belli tehlikeleri göze alması lâzımdır. Bir devirin şuuru olmak zorundadır o. Başlıca vazifesi: Bütün hakikatleri yoklamak, bütün yalanların maskesini yırtmak, kalabalığa doğruyu göstermek. Bazan yangın kulesindeki nöbetçi olacaktır, bazan engine açılan geminin kılavuzu. Sokakta insanlar boğazlanırken, düşüncenin asaletine sığınarak elini koluna bağlamak, düşünceye ihanettir.

 



1 Mağaradakiler, İletişim Yayınları, İstanbul, 2002,s,250.

2 Müeddep: Uslu, terbiyeli, edepli.

3 Erol Güngör: (1938-1983) Sosyal Psikoloji Profesörü, ilim ve fikir adamı. Bu toprakların yetiştirdiği en kıymetli düşünce insanlarından biri. Erken kaybedilmiş bir deha. Kısacık ömrüne 12 telif, 5 tercüme eser sığdırdı. Onu birkaç cümle ile hulâsa etmek zor. Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar’a kulak verelim: “Erol Güngör müstesna bir zihni terkipti. Onda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın sanatkâr ruhu, Yahya Kemâl Beyatlı’nın tarih duygusu, Mümtaz Turhan’ın ilim zihniyeti ve Anadolu velilerinin ilhamı vardı.”

4 Menşur: Yayılmış, dağıtılmış, neşredilmiş

5 Voltaire: François Marie Arouet Voltaire (1694-1778) Din, ifade hürriyeti ve insan hakları kavramları üzerindeki fikirleri ile Fransız İhtilali’ni ve Fransız Aydınlanma Hareketine öncülük etmiş Fransız fikir adamı ve yazarı.

6 Şakirt: Öğrenci, çırak.

7 Tahassüs: Duygulanma.

8 Mersiye: Ağıt, ölen bir kişinin ardından yazılan klasik edebiyat şiiri.

9 Kadirşinaslık: Değerbilirlik, iyilikbilirlik.

10 Matemzede: Üzüntünün tesiri altında kalan, hüzünlü, yasa tutulmuş.

11Hasbî Tefekkür: Karşılıksız düşünce. Düşünmek için düşünmek, kendi için düşünmek, baska bir maksat gözetmeksizin düşünmek.

12 Prof.Dr. Hilmi Ziya Ülken: (1901-1974) Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, Aşk Ahlakı, Türk Tefekkürü Tarihi gibi eserleriyle tanınan Türk düşünce hayatının önemli felsefe ve sosyologlarından biri.

13 Sfenks: Yunan mitolojisinde, geçen yolculara birtakım bilmeceler sorarak bilemeyenleri yuttuğuna inanılan efsanevî varlık.. Mısır'da ise, Eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel.

14 Istifham: Soru.

15 Muamma: Anlaşılmaz iş, karışık şey, bilinmeyen hâl. bilmece.

16 İstimna: Mastürbasyon.

17 Iltica: Güvenilir bir yere sığınma .

18Gulamperest: Gulam: Tüyü, bıyığı çıkmamış, genç delikanlı demektir. Bir diğer manasıyla köle esir demektir. Gulamperest, hayatını gulamlarala geçiren kişi, oğlancı.

19 Dionizos Ayini: Yunan mitolojisinde şarap tanrısı olan Dionizos “bağ bozumu” tanrısı olarak da kabul edilir. Eski Yunan’da Dionizos adına düzenlenen bağ bozumu şenlikleri şarap ve sarhoşluğun zirveye ulaştığı şenliklerdir. Aslen tiyatronun temeli de bu şenliklerle atılmıştır. Şenliklerdeki koronun önünde sahne alan oyuncuların hal ve şaklabanlıkları tiyatronun ortaya çıkışını hazırlar.

20 Rivayet şudur ki: Roma generali Marcellus, Siraküza'yı kuşattığında, Arşimet kum üzerine çizdiği çemberlerle hesaplar yapmaktadır. Elinde boynuna vurulmak üzere kaldırılan bir kılıçla yaklaşan Romalı askere aldırmaz bile. Başını hesaplarından kaldırmadan "çemberlerime dokunma" der. Roma askeri dinlemez, elindeki kılıcı Arşimet’in boynuna indirir ve Arşimet'in kesik başı çemberlerin arasına düşer.

21 Arşimet: Eski Yunan fizik ve matematikçisi. MÖ. 287-212 yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir. İskenderiye’de ders görmüş olup, Öklid’in  (Euclid) talebesidir.

22 Sirakuza: Sicilya’nın Syracuse şehri. Arşimet’in doğduğu şehir.

23 Durkheim: (1818–1917). Yahudi kökenli Fransız sosyolog.

24 Mürai: İkiyüzlü.

25 Hodbinlik: Bencillik.

26 Hümanizm: Papazlar tarafından değiştirilen Hristiyanlığın ortaçağda temsilcisi durumunda olan kilisenin halka zulüm ve baskısına karşı tepki olarak doğan Yunan ve Latin kültürü ve insanlık anlayışını benimseyip, onları kendilerine örnek alan, bu çerçeve içerisinde insana değer verilmesini esas kabul eden düşünce sistemi.

27 Mücerret: Soyut.

28 Mahdut: Hudutlu, Çevrilmiş, sınırlanmış

29 Ersatz: Yerini tutan, yerine geçen, orijinal olmayan taklit olan, ikinci kalite, yan sanayi.

30 Angaje olmak: Bağlanmak.

Yazar: Harun ŞAHİN
01-09-12
E mail: harun_sahin@dogrulus.com
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Hasbi Tefekkür) / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER Kategorisi
Online Kişi: 4
Bu Gün: 120 || Bu Ay: 120 || Toplam Ziyaretçi: 309719 || Toplam Tıklanma: 8051918