ÂYET-İ KERÎME
Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun delillerindendir.
Rum, 30/21.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiçbir anne-baba çocuğuna edep ve terbiyeden daha iyi ikramda bulunmamıştır.
Tirmizi, Birr, 33.
SÖZÜN ÖZÜ
Anladım ki, insanlar susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar.. Ama yanılıyorlar.
Hz. Şems
Son Dakika!
Çöpte bulduğu bomba elinde patladı    Yunanistan'da yeni 'kemer sıkma'ya onay    Veren: FETÖ fırsat bulsa Özcan'ı öldürür    Emre Mor oyuna girdi performansıyla Ronaldo'dan tebrik aldı    'Türk Akımı' en kısa sürede başlayacak    4 ilde elektrik kesintisi          ABD Senatosu'ndan geçici bütçeye ret    Peres'in durumu ağırlaştı    Beşiktaş-Dinamo Kiev maçını şifresiz izlemenin yolu    Külliye'deki güvenlik zirvesi sona erdi    Nurettin Veren TVNET'te    Halep'te son bir haftada bin kişi hayatını kaybetti    Beşiktaş-Dinamo Kiev maçı saat kaçta hangi kanalda?   
Kategori : / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER
Okunma Sayısı: 2604
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Hayal ve Hakikate Dair)

 HAYALE VEYA HAKİKATE DAİR1

Hakikat o kadar çirkin mi? Neden süprüntü kutularından tedarik ettiğiniz paçavralarla sarıp sarmalıyorsunuz? Yalan daima asil değil ki? Donmuş ruhunuz. Ne ümidin sıcaklığı, ne sevginin alevi Sibirya’da vahalar yaratabilir. Derinlere inmeyen bir tecessüs; kumları avuçları ile iten, toprağın bağrındaki coşkun sulara inmeyen, çölde artezyen fışkırmayan, fışkırtmak istemeyen ürkek, mecalsiz, hasta bir tecessüs2. Kurumuş bir deve dikenine benziyor ruhunuz, rüzgârların sürüklediği bir deve dikeni… Yapraklarınız dağılmış, çiçekleriniz dökülmüş, meyveniz yok. Bir ağaç iskeleti ruhunuz. Bulmaktan korkarak arıyorsunuz. Neyi? Akmayan bir çeşmeye benziyor ruhunuz. Hoyrat3 eller musluğunu bile sökmüşler. Kitabesi? Kitabesi silinmiş. Kanatları yok ruhunuzun. Galiba kanatsız doğmuş. Yeis4 kadar şifasız, kutuplar gibi… Hayır kutuplara benzer tarafınız yok. Sadece hastasınız. Birçok insanlar gibi, insanlık gibi hastasınız. Hayat atılış demek, ileriye, yeniye, maceraya. Çamura saplanmış bir araba. Metrûk5, camları kırık ve rengi solmuş. Zindanınızın kapıları açık, ama siz hasır bir iskemle kadar o zindanın eşyasından olmuşsunuz. Ve sırtınızda taşıyorsunuz zindanınızı. Yalnız sesiniz, yalnız kelime. Uzaklardan gelen ve kime ait olduğu bilinmeyen bir ses. Ve bozuk bir plaktan dökülen kelimeler. Hep aynı. Ve gömülmesi unutulmuş bir cenaze kadar sıkıcısınız bazen. Susuzluğu arttıran ve ağızda buruk.. hayır sadece acı sadece kekremsi6 bir tat bırakan deniz suyu gibi bir şey.

Başlamadan biten bir oyun bu, güldürmeyen, ağlatmayan bir oyun. Kader bazen çok ahmak bir rejisör7. Biz de rollerimizi beceremiyoruz galiba. Güller ıtır8 olur dağılmadan. Acılar hatıralaşınca güzelleşir. Şâir, kendi rüyamı çaldım kalbinin boşluğunda diyor. Rüyalarımızı çalacak gitar? Işığa borcumuz yok, o bizim için doğmuyor ki, güneş bizi ısıttığının farkında bile değil, ırmağa teşekkür borçlu değiliz. Şükrün, bir şuurun, bir niyetin, bir fedâkârlığın aks-i sedasıdır9. Şâir, ben kadehimi diktiğim zaman ziyafet sona erdi, şarap kalmışsa uşaklar içsin, diyor. Boş bir kadehi dudaklarına götürmek. Hazin olan bu. Kadehte bir cür’a10 bile yok. Hatta kadeh de yok ortada. Hem kadeh, hem bâde, hem bir şuh11 sâkidir12 gönül. İçtiğin hayal kadehindeki rüyalarındır. Neden bu rüyaları sen de görmedin? Yaşamak yaralanmaktır. Yaralanmak da güzel.

 


1 Jurnal.I. İletişim Yayınları, İstanbul 1998, s,181-182.

2 Tecessüs:  Kelime dini terim olarak iki değişik manaya gelmektedir bunlar: 1-Dikkatle araştırma, casusluk yapma. “(Yakup oğullarına dedi ki:) Ey oğullarım! Gidin Yusuf ve kardeşini tecessüs edin, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.”(Kur’an-ı Kerim:12/87) 2-İnsanların birbirlerinin gizli duygularını, ayıplarını ve kusurlarını araştırıp ortaya dökmeleri. Tecessüs Kur’an-ı Kerim’de yasaklanmış fillilerden biridir. Müminler kötü zandan gıybetten ve tecessüsten uzak durmaları gerekir. Kur’ân-ı Kerim Ey İman edenler! Birbiriniz hakkında yersiz zanda bulunmaktan çok sakınınız; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyiniz, birbirinizin gıybetini yapmayınız.” (Kur’an-ı Kerim:49/12) Kelime, Cemil Meriç’in eserlerinde genellikle metindeki gibi, dikkatle araştırma, merakını gidermeye çalışma, anlama merakı… gibi manalara gelecek şekilde kullanılır.

3 Hoyrat: Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı.

4 Yeis: Ümitsizlik, Umudun kalmaması, istek ve arzuların tükenmesi. Müslüman kişi hayatın hiçbir anında yeise düşmemeli; daima ümitvar olmalıdır. İslam inancına göre insanın son nefesinde yeis halinde yaptığı iman geçerli değildir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Allah’ın rahmetinden yeise düşmeyiniz. Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler yeise düşür.”(12/87) buyurmaktadır.

5 Metrûk: Terk edilmiş, bırakılmış.

6 Kekremsi: Tadı az kekre olan,  tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan.

7 Rejisör: Sinama ve tiyatroda Yönetmen.

8 Itır: Güzel koku.

9 Aks-i sedâ: Sesin yankısı.

10 Curʿa: Yudum, bir içim. Kadehin dibindeki son ve en leziz damla. 

11 Şuh: Neşeli ve serbest kadın.

12 Saki: İçki sunan güzel.

Yazar: Harun ŞAHİN
02-10-12
E mail: harun_sahin@dogrulus.com
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Hayal ve Hakikate Dair) / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER Kategorisi
Online Kişi: 10
Bu Gün: 51 || Bu Ay: 9343 || Toplam Ziyaretçi: 595794 || Toplam Tıklanma: 15243798