ÂYET-İ KERÎME
İman edip de hicret edip, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad edenler, Allah katında en büyük dereceye sahiptirler.
Tevbe, 9/20
HADÎS-İ ŞERİF
Size cehennem ehlini haber vereyim mi? Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.
Buhari, Tefsir, Nûn 1, Edeb 61, Eymân 9
SÖZÜN ÖZÜ
Vücuda yapışan şekliyle tesettür, örtmeyi taahhüt ettiği kadını daha da açtığından İslam'la değil, modayla birlikte zikredilmelidir.
İhsan Şenocak
Son Dakika!
Hürriyet Cumhurbaşkanlığı sarayını satılığa çıkardı    İlk tercih Almanya    Çok daha iyi olacağız    Fırtına son sürat    Kartal rekor için sahada    Yılın trendleri neler    Malatya festivali coşkuyla başladı    Başbakanlar el koydu    Kan kitiyle yaraları sarılacak    Ufuksuzlara ufuk: Küba    Üstadın vasiyeti yerine getirildi    Bedelli askerlik için tüm gözler YAŞ    Türkiye'ye ihtiyacımız var    Başkanlık edeceğim    Saptırdılar   
Kategori : / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER
Okunma Sayısı: 1283
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Hayal ve Hakikate Dair)

 HAYALE VEYA HAKİKATE DAİR1

Hakikat o kadar çirkin mi? Neden süprüntü kutularından tedarik ettiğiniz paçavralarla sarıp sarmalıyorsunuz? Yalan daima asil değil ki? Donmuş ruhunuz. Ne ümidin sıcaklığı, ne sevginin alevi Sibirya’da vahalar yaratabilir. Derinlere inmeyen bir tecessüs; kumları avuçları ile iten, toprağın bağrındaki coşkun sulara inmeyen, çölde artezyen fışkırmayan, fışkırtmak istemeyen ürkek, mecalsiz, hasta bir tecessüs2. Kurumuş bir deve dikenine benziyor ruhunuz, rüzgârların sürüklediği bir deve dikeni… Yapraklarınız dağılmış, çiçekleriniz dökülmüş, meyveniz yok. Bir ağaç iskeleti ruhunuz. Bulmaktan korkarak arıyorsunuz. Neyi? Akmayan bir çeşmeye benziyor ruhunuz. Hoyrat3 eller musluğunu bile sökmüşler. Kitabesi? Kitabesi silinmiş. Kanatları yok ruhunuzun. Galiba kanatsız doğmuş. Yeis4 kadar şifasız, kutuplar gibi… Hayır kutuplara benzer tarafınız yok. Sadece hastasınız. Birçok insanlar gibi, insanlık gibi hastasınız. Hayat atılış demek, ileriye, yeniye, maceraya. Çamura saplanmış bir araba. Metrûk5, camları kırık ve rengi solmuş. Zindanınızın kapıları açık, ama siz hasır bir iskemle kadar o zindanın eşyasından olmuşsunuz. Ve sırtınızda taşıyorsunuz zindanınızı. Yalnız sesiniz, yalnız kelime. Uzaklardan gelen ve kime ait olduğu bilinmeyen bir ses. Ve bozuk bir plaktan dökülen kelimeler. Hep aynı. Ve gömülmesi unutulmuş bir cenaze kadar sıkıcısınız bazen. Susuzluğu arttıran ve ağızda buruk.. hayır sadece acı sadece kekremsi6 bir tat bırakan deniz suyu gibi bir şey.

Başlamadan biten bir oyun bu, güldürmeyen, ağlatmayan bir oyun. Kader bazen çok ahmak bir rejisör7. Biz de rollerimizi beceremiyoruz galiba. Güller ıtır8 olur dağılmadan. Acılar hatıralaşınca güzelleşir. Şâir, kendi rüyamı çaldım kalbinin boşluğunda diyor. Rüyalarımızı çalacak gitar? Işığa borcumuz yok, o bizim için doğmuyor ki, güneş bizi ısıttığının farkında bile değil, ırmağa teşekkür borçlu değiliz. Şükrün, bir şuurun, bir niyetin, bir fedâkârlığın aks-i sedasıdır9. Şâir, ben kadehimi diktiğim zaman ziyafet sona erdi, şarap kalmışsa uşaklar içsin, diyor. Boş bir kadehi dudaklarına götürmek. Hazin olan bu. Kadehte bir cür’a10 bile yok. Hatta kadeh de yok ortada. Hem kadeh, hem bâde, hem bir şuh11 sâkidir12 gönül. İçtiğin hayal kadehindeki rüyalarındır. Neden bu rüyaları sen de görmedin? Yaşamak yaralanmaktır. Yaralanmak da güzel.

 


1 Jurnal.I. İletişim Yayınları, İstanbul 1998, s,181-182.

2 Tecessüs:  Kelime dini terim olarak iki değişik manaya gelmektedir bunlar: 1-Dikkatle araştırma, casusluk yapma. “(Yakup oğullarına dedi ki:) Ey oğullarım! Gidin Yusuf ve kardeşini tecessüs edin, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.”(Kur’an-ı Kerim:12/87) 2-İnsanların birbirlerinin gizli duygularını, ayıplarını ve kusurlarını araştırıp ortaya dökmeleri. Tecessüs Kur’an-ı Kerim’de yasaklanmış fillilerden biridir. Müminler kötü zandan gıybetten ve tecessüsten uzak durmaları gerekir. Kur’ân-ı Kerim Ey İman edenler! Birbiriniz hakkında yersiz zanda bulunmaktan çok sakınınız; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyiniz, birbirinizin gıybetini yapmayınız.” (Kur’an-ı Kerim:49/12) Kelime, Cemil Meriç’in eserlerinde genellikle metindeki gibi, dikkatle araştırma, merakını gidermeye çalışma, anlama merakı… gibi manalara gelecek şekilde kullanılır.

3 Hoyrat: Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı.

4 Yeis: Ümitsizlik, Umudun kalmaması, istek ve arzuların tükenmesi. Müslüman kişi hayatın hiçbir anında yeise düşmemeli; daima ümitvar olmalıdır. İslam inancına göre insanın son nefesinde yeis halinde yaptığı iman geçerli değildir. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Allah’ın rahmetinden yeise düşmeyiniz. Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler yeise düşür.”(12/87) buyurmaktadır.

5 Metrûk: Terk edilmiş, bırakılmış.

6 Kekremsi: Tadı az kekre olan,  tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan.

7 Rejisör: Sinama ve tiyatroda Yönetmen.

8 Itır: Güzel koku.

9 Aks-i sedâ: Sesin yankısı.

10 Curʿa: Yudum, bir içim. Kadehin dibindeki son ve en leziz damla. 

11 Şuh: Neşeli ve serbest kadın.

12 Saki: İçki sunan güzel.

Yazar: Harun ŞAHİN
02-10-12
E mail: harun_sahin@dogrulus.com
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Hayal ve Hakikate Dair) / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER Kategorisi
Online Kişi: 10
Bu Gün: 30 || Bu Ay: 6170 || Toplam Ziyaretçi: 327005 || Toplam Tıklanma: 8338936