HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4721
Yazar: Dr. Mustafa Özgen
DELÝKANLILIK (FÜTÜVVET)

Arapçada gençlik, cesaret, kahramanlk ve fedakârlk manalarn birlikte ifade eden “fütüvvet” kelimesini Türkçe tek kelime olarak en iyi “delikanllk” kelimesi karlamaktadr. Hz. brahim (a.s.) Kur’ân- kerimde delikanl (fetâ) olarak zikredilmitir (Enbiya, 21/60). Zira gençliinde Allah’a kulluktan taviz vermeyip, kavminin putlarn krma cesaretini göstermiti. Ümmet-i Muhammed’e örnek olarak sunulan Eshab- kehf için de ayn kelimenin çoulu olan “fityetün” kelimesi kullanlmt (Kehf, 18/10-13). Zira onlar da puta tapmay cesurca reddetmi, saraydaki hizmet ve rahata kar minnetsiz davranm, birbirlerine sahip çkm ve hak dini yaamak üzere sebat etmilerdir.

Sahabe-i kiramn (r.a.e.) ahlakn gaye edinen mutasavvflar fütüvveti, severek sahiplenmek manasna gelen ve Kur’ân- kerimde birbirine düman insanlar karde yapp huzura kavuturmak manasndaki “ülfet” (Âl-i mran, 3/103) kelimesi ile yakn manada kullanmlar ve onu ahlaki bir kavram olarak sistemletirmilerdir.

Cafer-i Sadk (r.h.) hazretlerine göre “fütüvvet, ele geçeni bakalarnn istifadesine sunmay tercih etmek”tir. Birçok tarif arasnda belki de günümüze hitap etmesi bakmndan en çok dikkat çekeni udur: “Dümann özür dilemeye mecbur edip, özür dileyiinden mahcup olmayan kii delikanlln (fütüvvetin) kokusunu bile alamaz. Delikanl, dümanyla bile iyi geçinmek zorundadr. Dostuyla nasl olmas gerektiini siz düünün.” Delikanllk, dostlarnn kusuruna bakmama, kedini kimseden üstün görmeme, kimseden talep edilecek bir hakknn bulunmayp herkesin kendinde bir hakknn bulunduunu kabullenme eklinde de tarif edilmitir.

Hz. Rasûlüllah’n (s.a.v.), kz Hz. Fatma ve torunlar Hz. Hasan ve Hüseyin’le (r.a.e) birlikte abasnn altna alp, “Burada olduklar gibi, bunlar ahrette de benimle olacaklar” buyurarak müjdeledii Hz. Ali (r.a.) öyle demiti: “Beni hangisinin daha çok sevindirdiini kestiremediim iki nimet vardr: Birisi, ihtiyacna cevap vereceimi sanarak bir kiinin gelip, samimiyetle benden yardm istemesi; dieri de, Allah Taâlâ’nn ihtiyaçl bir kimsenin arzusunu benim vastamla gerçekletirmesi veya kolaylatrmasdr. Bir Müslüman’n iini görmeyi yer dolusu altn ve gümüe tercih ederim.”

Hz. Ömer (r.a.) “Biriniz, Müslüman kardeinin sevgisini kazanabilirse ona skca yapsn, zira böyle nimet çok az ele geçer.” buyurmulardr. Bu bakmdan, insann kendinden faydalanp sevebilecei dostlar kazanmasn nimet, ancak faydal olup kendini sevdirmesini daha büyük bir nimet olarak kabul etmekteyiz.

Yine peygamber sülalesinden Hz. bn Abbas’n (r.a.) davran da ayn ruhtan kaynaklanan ve ayn neticeye hazrlayan bir örnektir. O, Hz. peygamberin (s.a.v.) mescidinde itikâfta iken birisi gelir, selam verip oturur ve aralarnda u diyalog geçer: bn Abbas (r.a.):

- Karde, seni bkkn ve kederli görüyorum.
- Evet, kederliyim. Efendim beni mal mukabilinde azat etmiti. (Hz. peygamberin kabrine iaret ederek devam eder) u kabrin sahibi için söylüyorum, onun parasn ödeyemiyorum.
- Meseleyi onunla konuaym m?
- Sen bilirsin.

Bunun üzerine Abdullah ibn Abbas (r.a.), ayakkablarn giyerek mescitten çknca, adam ona:

- tikâfta olduunu unuttun mu? diye sorar. bn Abbas, gözyalar içinde unlar söyler:

- Hayr. Aramzdan daha yeni ayrlp u kabirde yatan zattan duymutum: “Bir kiinin din kardeinin iini takip edip bitirmesi, on yl itikâfta kalmasndan hayrldr. Cenâb- Hak, kendi rzas için bir gün itikâfa girenle cehennem arasnda her biri dou ile bat kadar uzaklkta (dünyann bir ucundan dierine) olan üç hendek yaratr.”

Bir gün birisi cennetliklerin ve cehennemliklerin en önemli vasflarnn ne olabileceini düünürken uyuyakalr. Zaten baz gerçekler rüyada gösterilir. O kiiyi önlerinde çeitli ve leziz yemekler bulunduu halde hepsi clz, hepsinin gözleri kanl, hepsi açz diye baran insanlarla dolu kocaman bir salona alrlar. Niçin yemek yiyemediklerini incelemek üzere dikkatle baknca, her birinin çorbaya batrd bir metre uzunluundaki kan ucundan eline bal olduundan azna götüremediini görür. Böylece öfke ve hiddetin sebebini anlar.

Hayret içersinde admlarken ikinci bir odaya getirilir. Orada da benzer bir manzara vardr. nsanlarn önlerinde çeitli yemekler ve uçlarndan ellerine bal uzun kaklar… Fakat bunlar, neeli ve gürbüzdür. Dikkatle baknca herkesin, elindeki ka kendi azna götürmek yerine kardakinin azna uzatp onu doyurmaya çaltn fark eder. Bir telala uyanr. Mesaj almtr. Cennete girmenin önce kendini doyurmakla deil, mümin kardeini düünmekle olduunu anlamtr. Zaten Hz. Rasûlüllah (s.a.v.) da “Komusu aç iken doygun yatan bizden deildir” buyurmam myd?

Yllarca ayn safta omuz omuza namaz kld, diz dize dua ettii mümin kardeini ahsi isteklerine uymad için iinden uzaklatrp aç kalmasndan zevk alan birisinin fütüvvetten nasibi ne olabilir ki? Fütüvvet kavramnn olmad toplumlarda ülfet ne gezer? Ülfet edip sevmediiniz insana hizmetten zevk alabilir misiniz? Dolaysyla bu günkü imkânlarn yüzde birinin bile lüks sayld fakat fütüvvet kavramnn iar olarak kabullenildii toplumlardaki huzur kaynan bir kere daha aratrmakta fayda olduunu hatrlatmak isteriz. Belki bu vesileyle Türk milletinin asil kanndaki meziyetlerin zayflayp sadra ifa olmaktan yoksun oluunun sebebi tespit edilir.

Manet Gazetesi

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dr. Mustafa Özgen
25-01-10
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
DELÝKANLILIK (FÜTÜVVET)
Online Kii: 21
Bu Gn: 416 || Bu Ay: 5.509 || Toplam Ziyareti: 2.928.521 || Toplam Tklanma: 58.606.335