
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 1995 |
D politika yazar, deerli Mustafa Özcan’n cümle kurmadaki gücü, maalesef bilgisinin seviyesine ulamyor. 27 Ekim 2009 tarihli “Selahaddin’i Beklerken” makalesinden seçtiim iki cümle üzerinde beraber kafa yoralm.
lk cümle srailli bir siyasetçiden bahsediyor:
“Birkaç yl önce topran altna giren Kudüs belediyesi eski Bakan Teddy Kollek emeklilik dönemini sükunet içinde geçirir ve slâm tarihine merak salar.”
*Cümleye göre topran altna giren kimdir veya nedir?
A) Kudüs
B) Kudüs Belediye Binas
C) Kudüs Belediye Bakan Teddy Kollek
*Cümleye göre “topran altna girmek” sözüyle kastedilen nedir?
A) ölmek
B) yer altnda yaplm bir mahzen, snak, maden oca vb. bir yere girmek
C) heyelan vb. bir sebeple toprak altnda kalmak
(Kudüs’ün eski belediye bakan olan Teddy Kolek’in ölüp ölmediini, yaznn tamamn okusanz da anlayamyorsunuz.)
kinci cümle ise Hz. Ömer’i anlatyor:
“Lakin konu Kudüs olunca yaln ayak kölesiyle birlikte su birikintileri çineyerek pejmurde kyafetler içinde Kudüs’ün semalarnda belirmitir.”
Bu cümleye göre “yaln ayak” olan kimdir?
A) Hazret-i Ömer
B) Hazret-i Ömer’in kölesi
Dorusu, cümleden anlalmyor, ama cevabn A kk olduunu tahmin ediyoruz.
Ayrca "pejmurde" deil, "pejmürde" olmal. "Kudüs'ün semalarnda" ifadesini de hafifletip "Kudüs semalarnda" denilse daha ho olurdu.
Öyleyse cümle öyle kurulmalyd:
“Lakin mesele Kudüs olunca, Hz. Ömer, kölesiyle birlikte, pejmürde kyafetler içinde ve yaln ayak yola çkp su birikintilerini çineyerek Kudüs semalarnda belirmitir.”
Dileimiz, kymetli bilgilerin zayf ifadeler arasnda zayi olup gitmemesidir.
Yazar: C. Yakup ÞÝMÞEK |
28-01-10 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||