
| Kategori : / DÜNYADA NELER OLUYOR | Okunma Says: 1953 |
O balanty bir görebilsek
Tepkiyi ters seslendirmek, sadece gücünü azaltr ve doru sonuçlar vermesini engeller. Karadeniz fkralarnn çou Nasreddin Hoca'nn nükteleri gibi "abart yoluyla hikmeti iaretleme" anlam tar. "Ben de seni tanmayrim" örnei de öyledir. Bunlar uygulama ciddiyetiyle deil, nükte inceliiyle deerlendirmek gerekir.
AB'ye "sensin muhtaç olan, ben deilim" biçiminde tepki göstermek, belki ferahlatc olabilir; ama bence "tarz" ve "üslup" olarak isabetli deildir. Onun yerine öyle denilemez miydi: "Biz ülkemizin çkarlarn korumakla görevliyiz. Ayrca millî onurumuza özen göstermekle yükümlüyüz. Ne pahasna olursa olsun 'AB'ye girmek' gibi bir saplant peinde yürüyemeyiz, hatta tek adm bile atamayz. Bizim AB'ye girmemiz, normal ve adaletli artlar içinde girmemiz; sadece bizim lehimize deil, bütün Avrupa'nn, bütün bölgenin, bütün insanln hayrnadr. AB bu sorumluluu duymuyorsa, meseleyi yeniden deerlendirmemiz gerekebilir."
Sonra u var: ayet biz AB'ye girmememiz halinde hiçbir ey kaybetmiyorsak, girmemizin bir anlam kalmaz. Hatta girmemiz mantksz ve yanl bir tercih olur. O zaman AB'nin aleyhine konuanlarn hakll teyid edilmi olur. Kaybedenler onlar olacaksa, sadece onlarn ihtiyac varsa, bizim için bir ey deimiyorsa; onlarn çkarn düündüümüz için mi AB'ye gireceiz?
Cevaben denilebilir ki: "Canm, kzdk da öyle söyledik. Hiç mi tepki vermeyelim? Sertlemek lazm bazen." Böyle alglanrsa, onlar da böyle düünürse, bu tepkiyi ciddiye de dikkate de almazlar. Skntlarmzn üstüne bir de "hatal tepki" faturas eklemi oluruz.
Politikada, diplomaside, uluslararas ilikilerde, en önemli faktörlerden biri "inandrclk"tr. nandrclnz kaybederseniz, siyasî enstrümanlarnz ses vermez hale gelir. Kendiniz çalar, kendiniz duyarsnz. Basit bir mesaj göndermek için bile, ar bir inandrma çabas göstermek zorunda kalrsnz.
"Bu bir medeniyet projesidir. Dnda kalmak, ilkel kalmak demektir" sözü ne kadar yanl idiyse, "Bizi rgalamaz, siz düünün!" tavr da o kadar yanltr. Her iki yanl türü de, bizi inandrclktan ve ciddiye alnma tabiiliinden uzaklatrr. Yanl yapmak, kötü.
Yanl yapmay savunmak, daha kötü, yanl yapmay savunan savunmak daha da kötü... Her yanl, ite böyle dalga dalga katlanarak sirayet eder... Bir gün bakarsnz ki, AB'yi reddetmek (yahut AB'yi kaçnlmaz göstermek) millet nazarnda prim yapar hale gelmitir ve meselenin düünülecek ve hayra balanacak bir taraf kalmamtr. Ve bir toplumsal çöküntü, yahut sarsnt, yahut çözülme; çeitli dönüümlerle yaanr hale gelmitir... Biliyoruz, tecrübelerle gördük, tandk böyle halleri. 1970'li yllarda nasl oldu da, Türk sinemas erotizm bataklna dönütü? Birkaç yl önce öyle deildi. Bu toplum, en acemice platonik hikâyeler için bile gözya dökerdi. Ne oldu da, birkaç yl sonra erotizmin ratingleri zirveye çkt?
Bütün bunlar, inandrcln kaybedilmesi durumunun içteki sonuçlaryd, yansmalaryd. nandrcln kayb, "özsayg" ve "özgüven" kayplarn da beraberinde getiriyor. Ortann solunda bu vard, Kbrs konusunda bu vard, türban tartmalarnda bu vard; Ortadou'ya bakmzda ve AB ilikilerimizde yine bu var...
Neyin, niçin, neye göre, nasl doru olduunu ve olacan bilemez hale gelmek, böyle bir tereddüt ve belirsizlik duygusunun sinsi kötümserliine kaplmak; brakn büyükleri, çocuklarn bile "kiilik" dengesini bozar. zah edemediiniz birçok anormalliin arkasnda böyle bir irtibat ve illet var.
Normalleri devre d brakmak, anormalliklere davetiye çkarmaktr. Türleri, cinsleri, renkleri hiç önemli deil. "frat ve tefrit" anormallii öne çkarsa, anormalliklerin her türlüsü rating yapmaya balar!
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
NOT: Vurgular bize âittir.
Yazar: Ahmet Selim |
29-01-10 |
||
| E mail: a.selim@zaman.com.tr | Tweet | ||