HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 4908
Yazar: Ahmet Selim
TEÞHÝS VE VUZÛH

"Îmâ etmek" tâbiri, moda hâline gelen söylem malzemelerinden. "unu îmâ ediyor, bunu îmâ eder..." vs, vs...

Yerinde bâzen güzel oluyor, ama bir açdan bazen îtiraf gibi geliyor bana.

 Vuzuhtan kaçn îtiraf...

 Kesin olamayan sezili idrâk edi dalgalanmalarnda, fikrî sorumluluk gerei îmâ edersiniz, yâhut îmâ ettiini söylersiniz. Burada gereklidir. Tefekkürde ileri yaklamlar, müphemin snrna gelir, orada îmâ etmek gerekir. Fakat bu bile vuzûhu yoklama yolculuunun bir menzilidir. Vuzûhu yakaladkça, îmâ etme snr ötelenir. Buna "tefekkürün metodolojisi" de diyebilirsiniz.

 Lâkin bir baka hâl de var: Somut (müahhas) vuzuh alannda müphemiyet boluklar oluturmak ve orada îmâ ile dolamak!

 Eskiden bu, Marksizm'le ilgili olarak yaplrd. Besbelli ki adam Marksizm'i savunuyor, ama adn koymuyor. Hattâ "Her solcuya Marksist denilmez." hatrlatmasn da yapyor bâzen. Bu durumun en skntl yönü, eletiriyi âciz brakmasdr. Açk bir kabullenme yok ki, masaya yatrp eletirmek mümkün olabilsin. Savunmak, hattâ propaganda etmek, îmâ yoluyla olur; ama eletiri olmaz. Bu bir hile-i fikriyedir! Vurup kaçmak gibidir.

 ... imdi de, etnik terör ile ilgili olarak böyle bir durum var. "Îmâ" bir metot hâline geldi. "Yâni, yâni?" deyip duruyorsunuz kendi kendinize.

 Geçenlerde ünlüce biri, "Kürt meselesi çözülmeden terör önlenemez." dedi. Tam böyle ifâde etmeyenlerin birçounun da böyle düündüünü îmâ eden(!) alâmetler haddinden fazla.

 Bu, muhâtaral bir ifâde. Teröre merûiyet pay vermek gibi bir aç var. Sanki, çözülmesi gereken bir meselenin çözümü için terör var edilmi gibi bir açk kaps var. "Terör bu meseleyi istismâr ediyor, istismâr ettii meseleyi elinden almak lâzm." denilmek isteniyor ise; önce terörün vuzuhla knanmas gerekir, sonra da o meselenin olduu hakknda vuzuhlu ifâdeler kullanlr. Biz de oturup güzel güzel konuur, yazr, tartrz. Ne yazk ki hiç öyle olmuyor.

 ...Tehiste iyimser yahut kötümser olunmaz. Objektif olunur, gerçekçi olunur, hakîkatçi olunur.

 Etnik farkllk gözetmeden her bireyin demokratik haklardan ve özgürlüklerden tam eit olarak yararlanmas, demokratik bir taleptir. Güzeldir, dorudur, makbuldür, müterektir. Ama ayr bir millet olmak iddiâs, "millet" kavramnn gerei olarak siyâsî bir iddiâdr ve demokrasiyle falan ilgisi yoktur bunun. "Millet" kavramnn yapk kavram "devlet"tir ve millet, devlet kuran bir toplumdur, yâhut bir devletin toplumudur. Bir devlette iki millet olmaz; etnik farkllklar da bu anayasa hukuuku kavramn etkilemez. Bu bilimsel gerçei bir kenara tartlamaz veri olarak kaydetmek gerekir.

 "Barzani bize muhtaç, Amerika gidecek, o bizimle kalacak. Bizimle uzlamaya mecbur; onunla iyi oluruz, içte de sosyoekonomik ve demokratik iyiletirmeler yaparz, terör biter!" Bu, çok iyimser ve ütopik bir tasavvurdur. Tehisin shhat artlarndan yoksundur.

 Bir de u tehis biçimine bakalm: "Etnik taassup ve bölücülük bir nüve olarak hep vard, yine var. Bu nüvenin, konjonktürel ve psikolojik havaya göre oynamalar gösterdii bilinir. Demokratik devlet otoritesinin getirecei güven salanr ise normal duygular ve müterek ballk deerleri bu nüvenin varln da, istismârn da, terörü de tam kardelik çerçevesinde siler bitirir. Bana göre dorusu da budur...