
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 5211 |
Terâzi kendini tartamaz. Ama insan kendini tartabilmeli. Özeletiri, bir bakma, kendini tartabilmek demek. Akl öyle bir nîmettir; kendisi üzerinde de düünebilir, gücünü snrlarn fark edebilir, bir noktadan sonra ne yapacan ve allmn dnda bir metotla özel konumda kendini korumas gerektiini düünebilir.
nsan, böyle bir varlktr.
Ne var ki irâde nefse yenilmise, akl bir tutulma hâline girer ve ruh bundan sknt duyar. Bâz can skntlarnn sebebi budur! Çeitli iptilâlardan medet umulmas da buna baldr. "Elenmek" isteyen birçok insann aslen yapmaya çalt, "uyumak"tr. Çeitli elencelerin yenileyici, dinlendirici nitelik tayan normal bir hâlin dna çkmas ve yoran, tüketen, gaflete sürükleyen bir hâle bürünmesi bundan dolaydr. Arad o zaten! Dinlenmek falan deil. Skntsnn cinsini deitirerek tahammül gücünü ayakta tutmaya çalyor.
Bâz eylerin söylenmesi kolay da, yaanmas çok zor. O zorluk hissedilince, habire tekrar etme tesellîsinin telâ balar. En çok konuulanlarn en az yaanyor olmas, aslnda artc deildir. Sevgi, dürüstlük, özeletiri böyledir. En çok konuulur, en az uygulanp yaanr!
"Rol yapma yoluyla dolayl telkin" metodu bâzen geçerlidir. Meselâ tebessüm etmek, rahatlatc bir têsir yapabilir. O rolü oynamak, psikolojik hâlinizi farkllatrabilir. "Ama ben dürüstüm, ben dürüstüm!" demekle dürüst olunmaz, sâdece dürüst olmamann bir tezâhürü daha sergilenmi olur. "Ben tarafszm, ben akldan, sevgiden yanaym." deyip durmann da, özü yok ise lâfz hiçbir ie yaramaz. Hattâ, tutarszln negatif sonuçlarn daha da artrp koyulatrr.
Düünmeyip de düünüyormu gibi yapmak, bir miktar kavram âinâlna sâhip olanlarn çok sk kulland bir gaflet metodudur. Kavramlarn dilini kullanyor ama, söyledii ve ürettii bir ey yok! Hiçbir yere hiçbir katk sunmas mümkün ve muhtemel deil, kendini tatmin etmeye çalyor. Düünüyormu gibi yapyor! Bunun kazandraca bîgâne hüsnüzanlar ve moda primleri ona yetiyor. Emek, gayret, muhtevâ özeni diye bir ey yok. Fikrî bir heyecann ve samîmiyetin zerresi yok. Onu dinleyip okuyacana bir Kemal Sunal filmi seyret, daha iyi!
Özeletiri yok, çünkü özeletirisi korkusu var. Kendi içine bakamaz. Fikrî cesâret, ifâde engelleriyle deil, üretim zaaflaryla ilgili bir durumdur. Düünmeye cesâreti olmayanlarn ifâde özgürlüüne sk sk vurgu yapmas, mizâhî bir çelikidir. Kahkahalarla güldürmez ama, ac ac tebessüm ettirir. nsan sk sk "Niye güldün?" sorusuna muhâtap eder.
Yanmdakilerden biri zaplarken, "kimizin Hikâyesi" adnda bir yabanc film çkt. "Dur!" deyip seyretmeye baladm. Akl dolu bir hikâye. Hayatn özüyle ilgisi var. Bizim ekranlarda saysz dizi oynuyor, birbirinin kopyas olan. Hepsi bombo eyler. Bu hikâyeye benzeyen bir tek örnek yok. Sanki elenmenin, dinlenmenin sanat ilgilerinin düünce kullanmas haram! Halbuki bombo bir hayat mümkün deil ki bombo anlatmlarn bir gerçeklii, bir sanat deeri olsun. Bolukta tutunmaya çalanlarn dram vardr, bombo bir hayat yoktur. Bolukta tutunmaya çalanlarn dram, bombo eserlerle, yapmlarla anlatlamaz.
Özeletiriden, içgözlemden, otokontrolden, sorumluluk uurundan, düünceden kaçanlar; aslnda yasakszl deil kuralszl, özgürlüü deil sorumsuzluu, kavramlarn özlerini deil gölgelerini savunuyorlar. Boluklar doldurmay deil, süslü gafletlerle mûnisletirmeyi istiyorlar.
Özgürlük kelimesini özün gürlemesini, eletiri kelimesini de elemeyi çartrd için seviyorum. Ama özün gürlüünü ortaya çkaran özgürlük anlaylar, düüncenin aslna düman olup da düünüyormu gibi yapanlar eleyen sahih eletiriler yok. Samîmiyetsizlik, bir yaama zarûreti gibi alglanr hâle gelmi.
râdeyi nefse kar özgürletirmeden, akla samîmiyetin, sevginin, cesâretin rûhî enerjisini ve aydnln kazandrmann yolunu imdiye kadar kimse bulamam. Kimsenin bulmas da mümkün deil.
Kendimizi bulmadan kendimizi bakasnn yerine koyup empati yapmak tasavvur edilebilir mi? Kendimizi anlamadan birbirimizi anlamay baarmamzn imkân var m?
Yazar: Ahmet Selim |
18-07-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||