
| Kategori : / ÞUUR YAZILARI | Okunma Says: 5300 |
nsanln içinde bulunduu “ahvâl”i düündüm de anl Peygamberimi ve O’nun aziz kadrosunu özledim. u anda hepimiz O’na ne kadar muhtâcz!
“Kara” ve “kzl” zulüm idâreleri altnda inleyen, sömürülen, “sahte tanrlar” karsnda boyun een, “putlatrlan” kanl diktatörlerin hayâlleri ile ürperen milyonlarca, hatta milyarlarca insann hâlini düündüm. Bütün bu zulüm idârelerini, bu “sahte tanrlar” ykmak, asrmzda yontulan bütün putlar krmak ve insanl, bunlarn kanl pençesinden kurtarmak gerektiini gördüm. Fakat güçsüzlüüme esef ettim. Bütün bu ileri, muhteem bir kadro kurarak baaran Sevgili Peygamberimi düündüm.
Ve imdi, nurlu Medine topraklarnda “örtüler altnda” yatan o anl kurtarcy özledim.
“Mazlumlar zâlim”, “madurlar gaddar” ilân ederek mahkûm eden mahkemeleri devletin makam ve mevkîlerini “yandalarna” birer arpalk tarznda datan politikaclar, kendi tahakkümüne ve zümrevî menfaatlerine kap açan “yazl bir ihtiras belgesi” olmaktan öte bir deeri bulunmayan “ilkeleri”, birer anayasa ve kanun biçiminde, tertip ve hilelerle “halka kabul ettiren” ve sonra mikrofonlara çkarak “millî irâdeden” söz eden madrabazlar ve bütün bunlara seyirci kalan “kuvvet ve kudret sahiplerini” gördüm…
Ve “Emânetleri ehline vermezseniz kyameti bekleyiniz.”, “Bir saat adâlet bin rekat nâfile namazdan daha üstündür.” diyen ve bunu yaatan Sevgili Peygamberimi özledim.
Ezilen, kahredilen, sömürülen milyonlarca dindamn ve kandamn dertleri ile dertlendiim için beni knayan, suçlu ilân eden ve tarihin gelmi ve geçmi en kanl diktatörlerini birer “kurtarc” olarak ortaya koyan, mazlumlarn kan ve gözyalarn gizleyerek zâlimlere alk tutan “basn ve yayn” organlarn ve bu durum karsnda susan “örgütleri” ve “bilim adamlarn” gördüm.
Ve “Hakszlk karsnda susan, dilsiz eytandr.”, “Hak yolda aktlan bir damla mürekkep, ehid kanndan daha mübarektir.” diye buyuran Sevgili Peygamberimi özledim.
“Kâinâtn efendisini” sevmeyi, Allah’n Kitabn yüceltmeyi, tarihin kaydettii, bütün zaman ve mekânlarn en büyük kurtarcs anl Peygamberi rehber edinmeyi “gericilik” sayan; ne idüü belirsiz “küçük kahramanlar” yontan “çada putperestleri” hüzünle gördüm.
Ve bütün “sahte mabutlar” ykarak Allah’tan baka ilâh olmadn ilân eden ve insanln erefini kurtaran anl Peygamberimi özledim.
“Kara” ve “kzl” filozoflarn pençesinde inleyen, akln yitiren, akna dönen; kapitalizmin, komünizmin, faizmin, rasizmin, hedonizmin, nihilizmin ve anarizmin bataklna saplanan, çldran, tepinen, bouan milyonlarca insann yürekler acs hâlini gördüm de…
“Siz -bütün insanlar- Allah’a muhtaçsnz.” âyetini tebli eden ve akn akla, “vahiy” ile yol gösteren anl Peygamberimi özledim.
Onun yüce kadrosunu, muhteem ve mübârek Sahabîler ordusunu özledim.
Asrlarca O’nun nurlu izini takip eden “Ecdâd- zâm” özledim.
Yani, Hz. Ebûbekir’leri, Hz. Ömer’leri, Hz. Osman’lar, Hz. Ali’leri ve dierlerini özledim.
Yani, Selçuklar, Alparslanlar, Osmanlar, Orhanlar, Muradlar ve Yavuzlar ve daha nice gerçek kahramanlar özledim.
Diyalektiimiz, Estetiimiz
BRKAÇ KELME
ahvâl: Durumlar
kara zulüm idaresi: Kapitalizm
kzl zulüm idaresi: Komünizm
madrabaz: Hileci, oyuncu.
esef: Üzülme, yazklanma.
mabut: Taplan varlk.
Ecdâd- zam: Büyük atalar.
rasizm: Irkçlk.
hedonizm: Zevkçilik.
nihilizm: Hiççilik.
anarizm: Hiçbir dine, kaideye inanmama; uymamaya dayanan felsefe ve hayat tarz.
Yazar: S. Ahmet Arvasi |
26-02-10 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||