HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER
Okunma Sayısı: 3525
Yazar: Harun ŞAHİN
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Yunan Mucizesi III)

İhtiyar bir medeniyet, düşmanlarının tasviyesine uyup intihara hazırlanırken dost bir ses Yunan efsanesini temelinden çatırdatıyor ve uyanın diye haykırıyor bize. Yunanperestlik, Truva’ya sokulan at.   

İlmin sesiydi bu, haysiyetin, şuurun sesiydi. Devleştirilen Yunan-ı Kadim’i hakiki buutlarına1 irca ediyor ve bütün bir husumet dünyasına karşı hakkın müdaafasını yapıyordu; hakkın, yani Osmanlının. Her Türk aydınının dikkat, ibret ve hürmetle okuması gereken bu eserin adı: Les Grecs a Toutes les Epoques2, 1870’de 3. baskısı yapılmış. Kim yazmış, bilmiyoruz. Kendini “eski bir diplomat” olarak tanıtan bir vicdan. Kitabın ayırıcı vasıfları: cihanşümul3 bir kültür, mutlak bir tarafsızlık... Mukaddimeyi okuyalım:    

 Bir kavim ki, fertleri de, devletleri de çapulculukla palazlanmış. Hor görmüş alın terini. Haklıyla haksızı, iyiyle kötüyü ne yönetenler umursamış, ne yönetilenler. Yalnız kaba kuvvet saygı görmüş o ülkede.Medeniyetin en parlak devrinde ahalisinin kırkı köle biri hür. Genç sefihlerle4, kart fahişeler baştâcı. Her yıl, tanrılara insanlar kurban edilmiş; binlerce çocuğun kanına girilmiş her gün. Bir kavim ki, bütün meziyetlere düşman: kabiliyete, asalete, servete... Kâh paralı asker, kâh haydut... Amacı tek: yağma. Her hayâsızlığı tanrılaştıran bu kavim üç şeyde birinci: kibirde, yalanda, fuhuşta. Ama bu meziyetlerini (!) öyle ustaca kullanmış, öyle pazarlamış ki, iki bin yıl tarihin baş köşesine oturtulmuş... İnsanlık, en rezil çocuğuna düşkün çılgın bir anne.

Roma, bu delice sevginin ilk sorumlusu. Kıyıcıklıktan başka hüneri olmayan cahil ve kaba Romalılar, Yunan’ın ahlaksızlıklarını kemalin son mertebesi sanmışlar. Örnek almışlar Yunanlıları: Messalina5 Lamia6’yı gölgede bırakmış, Neron7 Demetrius’u8 Heliogabalus9, Alkibiyades’i.10

Yunan-Latin ahlaksızlığı manastırlara sokulur Ortaçağda. Dua ve ibadetten bunalmış ruhların sığındığı bir limandı bu ahlaksızlık. Keşişlerin -hayalen de olsa-Pelopones ve Attik haydutları11 gibi yaşaması ne baş döndürücü tezattı! Kilisede mezamir12 okuyan üstadın nasıl büyük bir sabırsızlıkla hücresine koşup Yunanca yazmaların şerhine13 koyulduğunu bir düşünün! Bugün bize sunulan Yunan, o şarihlerin Yunan’ı. Manastırlarda görülen bir rüya, keşişler hayatının bir vahâsı. Evet,Yunan’ı papazlar güzelleştirmiş. Onlar olmasa Yunan bize olduğu gibi görünecekti: sefil, hayasız, iğrenç...

Çağdaş aydınlardan bazıları korka korka  eleştirecek olmuş Eski Yunan’ı. Hadlerine mi? En köklü inançlarımıza saldırabilirsiniz. Beis yok: kasırgalar, toprağın derinliklerine kök salan ağaçları daha da güçlendirir. Ama tutkunluklarımız yapraklara benzer: en hafif bir rüzgar alt üst edebilir onları. Yunan aleyhinde ilk fısıltılar duyulur duyulmaz, Yunan edebiyatının çürümüş yaprakları kendilerine paravana14 yapanlar yaygarayı bastılar: susun nankörler, yediğimiz onların ekmekleri; yuvamız, giysimiz, dilimiz onların; siyaseti onlardan öğrendik; kitap, hitabet, şiir, güzel sanatlar, felsefe, hatta din onların armağanı.                                                   

 Gübreden güzel çiçekler fışkırır, doğru! Ama lağımdan çiçek fışkırdığı görülmüş mü?     

İnsanlık böyle bir bataklığa saplanmış asırlardır, Yunan-Latin bataklığı... Ve uyuyakalmış. Sonra çalkalanmış durgun sular. Ve zeka coşkun kaynaklar gibi çamurlarından arınmaya başlamış.

Çağının cahil aydınlarına Yunan’ın, tahayyül15 ettikleri Yunan olmadığını ilk haykıranlardan biri Voltaire16. II.Katerina’nın17, sahiden herşeyi Yunanlılara mı borçluyuz sualine verdiği cevap şu üstadın: hayır efendim, Yunanlılar hiçbir şeyi keşfetmemiş. Pek az şeyi ıslah etmişler, hem de çok çok geç.

Arkeoloji18 ve filoloji,19 Volteire’in ne kadar haklı olduğunu ispat ediyor. Evet, çağdaş ilim Yunan’ı gerçek hüviyeti ile tanıtmaktadır; ama dağınık bir ışık bu. Kendi araştırma sahalarında son derece kesin hükümler veren ilim adamları bulundukları hakikatlerden ürkmüş gibi bir takım ihtirazi20 kayıtlara sığınıyorlar. Herkes, Yunan’ın kendi sahası dışındaki mağrifetlerine hayran.

Felsefeciye göre, Yunan hikmeti daha önceki kavimlerden alınmış, burası muhakkak. Ama ticarette Yunanlıların üstüne yok.

İktisatçı, Yunanlıların sanayide, ticarette, maliyede ne kadar ehliyetsiz olduklarını ispat ettikten sonra, “ilmi dehaları”karşısında yerlere kadar eğiliyor.

Riyaziyeci,21 yazık diyor, Yunanlılar cebirden22 habersiz. Hintlilerden aldıkları hesabı da, Mısırlılardan aldıkları hendeseyi23 de berbat etmişler. Ama heykelleri harika.

Arkeologlar hayretler içinde... bu ne zevksizlik! Bu renkleri bizim oyuncak imalatçıları kullanmaz. Adamlar âbidelerini, sanat eserlerini  bu renklere boyamışlar. Ne var ki, aile hayatlarında, toplum hayatlarında fazilet örneğidir.

Hukukçular mebhut:24 hayır hayır, dünyada Yunanlılar kadar ahlak ve kanun taşımayan başka bir kavim gösterilemez. Ama Yunan şiiri... ve saire, ve saire. Dikkat buyurulsun! Konuşanlar rastgele insanlar değil, çağdaş ilmin en güvenilir temsilcileri.”

Yazar, “korkunç ve inandırıcı şehadetlerle dolu dosyasını”, Avrupa efkâr-ı umumiye25sine sunmadan önce, Kadim Yunan’ı,Kadim Yunan kaynaklarına dayanarak tanıtıyor. Batı’nın göklere çıkardığı bu kavmin kendi öz evlatları tarafından nasıl anlatıldığını görmek ibret verici gerçekten.


1 Buut: Boyut.

2  Les Grec dossier a consulter pour la Question d'Orient Toutes Les Epoques, depuis les temps les plus reculés jusqu'a l'affaire de Marathon en 1870, par un ancien diplomate en Orient (Şark Meselesi için İncelenmesi Gereken Bir Dosya: En Eski Zamanlardan 1870’deki Marathon olayına kadar Her Devirde Yunanlılar) 1855-1857 Yılları arasında Fransa’nın Atina büyükelçisi Edward Dentu tarafından yazılan eser.

3 Cihanşümul: Evrensel, universal.

4 Sefih: Zevk ve eğlenceye düşkün, uçarı.

5 Messalina: Valeria Messalina (doğumu M.S. 25 e doğru.) Roma Kraliçesi. Zalim, entrikacı ve çok evli. Yunan mitolojisindeki Lamia gibi kıskanç, intikamcı, ölüm saçıcı.

6 Lamia: Yunancada vampir ve dişi canvar anlamında bir kelime. Yunan mitolijisinde kadın başlı, eşek bacaklı bir canavardır. Mitolojiye göre Zeus’un eşi Hera tarafından lanetlenmiş ve canavara çevrilmiş, Bütün anneleri kıskanan ve çocukları öldüren vahşi bir canavara...

7 Neron: Roma imparatoru (M.S. 37-68). Krallığı sırasında Roma’nın yanışını lir çalarak seyretmesiyle ünlüdür.

8 Demetrius: Makedonya Kralı (M.Ö:306-287).

9 Heliogabalus: Diğer adıyla Elagabalus. 218-222 arasında Roma İmparatoru. Sıradışı davranışlarıyla ve ahlaksızlığıyla ünlüdür. Elagabalus, modern yazarlar tarafından sık sık cinsiyet değiştirmiş ya da transseksüel olarak karakterize edilmiştir.

10 Alkibiyades: (M.Ö. 450- 404) Atinalı general ve devlet adamı. Sokrates’in öğrencisi.

11 Attik Haydutları: İngilizce attic kelimesinin bir anlamı da  “Atinalılarla ilgili” dir. Atina Haydutları. 

12 Mezamir: Makamla okunan Zebur sureleri.

13 Şerh: Bir anlatım veya kitabı açıklama, yorumlama.

14 Paravana: Paravan

15 Tahayyül: Hayal etme , canlandırma

16 François  Marie Arouet Voltaire: (1694-1778) Fransız fikir adamı ve yazar.

17 II.Katerina: II. Katerina veya Büyük Katerina (1729-1796) Rus İmparatoriçesi. Bir Alman Prensesiydi. 16 yaşında iken Rus Veliahtı  II.Petro ile evlendi. 34 yıl boyunca Rusya'yı yönetmiş ve 18. yüzyıl Rusya'sına damgasını vurmuş bir Çariçedir. (Prut Savaşı sırasında Baltacı Mehmet Paşa'yla antlaşma yapan Çariçe I. Katerina'yla aynı kişi değildir.)

18 Arkeoloji: Kazı bilimi.

19 Filoloji: Dili ve yazılı belgeleri dil ve tarih açısından inceleme. Dil bilimi.

20 Ihtiraz: Çekinme, sakınma.

21 Riyaziye: Matematik.

22 Cebir: Sayılar ilmi, harflerle yapılan hesab, matemetiğin meseleleri denklemlere cevirerek çözen kolu.

23 Hendese: Geometri. Çizgi, yüzey ve hacim olarak bu üç şeklin özelliklerini ve ölçülerini inceleyen matematik kolu.

24 Mebhut: Hayrette kalmış, şaşmış.

25 Efkar-ı Umumiye: Umûmî fikirler.


Yazar: Harun ŞAHİN
28-04-14
E mail:
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
CEMİL MERİÇ'TEN SEÇMELER (Yunan Mucizesi III)
Online Kişi: 27
Bu Gün: 90 || Bu Ay: 8256 || Toplam Ziyaretçi: 1346039 || Toplam Tıklanma: 35419844