HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MÜLÂKÂT
Okunma Says: 5030
Yazar: Enver Çapar
FETHÝ GEMUHLUOÐLU VE CEMÝL MERÝÇ ÜZERÝNE
Ahmet Doan lbey ile ‘Görmeden  Sevilenler’ üzerine

Ahmet Doan lbey ile ‘Görmeden Sevilenler’ üzerine

Dostluk Üzerine ve Bu Ülke, hayat onaran kitaplardr…

Yakn tarih konusunda orijinal ve yeni bir ton tayan yazlaryla tandmz, millî manevi duyarllyla kalbimizin özel dostluklar hanesine itina ile yerlemi deerli büyüümüz Ahmet Doan lbey’e arkadamz ENVER ÇAPAR en çok etkilendii isimlerden ikisini sordu: Fethi Aabey ve Cemil Meriç…

Uzun soluklu okumalarn, derin hislenilerin imtizacyla ekillenmi teksifî cevaplar ald.

Bir tadmlk bal niyetine sizlerle paylayor ve deerli büyüümüzle tafsilatl bir söyleinin n da imdiden yakyoruz.

Bir air hassasiyetine ve bir âlim itinasna sahip lbey Hocamzn her satr da böylesine okunmay hak ediyor. Keyfiniz sâri olsun efendim.

MAHMUT BIYIKLI


Dostluk ve Fethi Gemuhluolu hakknda neler söylemek istersiniz?

Fethi Gemuholu, 1940’l yllardan 1970’li yllara kadar bu ülkede yüksek tahsil gençliinin millî ve manevî cihetiyle hâmisidir, doru yoldaki iaret tadr, klavuzudur, dert babasdr. En bariz özellii medeniyetimizdeki dost ve dostluk fikrini amelî ve fikrî mânada yaam, hayat geçirmi ve yaymtr. Dahas, bir ak adamdr rahmetli. Âk olmayana, olamayana kzan bir ça derviiydi. Has bir medeniyet Türkçe’sinden meydana gelen “Dosta Dair” kitabyla dostluu kitabeletirmitir.

Rahmetliyi hiç görmedim. Ahrete göçtükten çok sonra onu anlatan yazlardan okuyup, sohbetlerine katlan, nasihatine ve hizmetine muhatap olan münevverandan dinleyip örendim. Böylelikle hiç görmeden merhumun hâllerine ünsiyet peyda oldu fakirde. Onun “Önce refik, sonra tarik. Önce yolda, sonra yol. Ezelde ak vard. Demek ki kâinat ak üzere, dostluk üzere halkedilmitir. Fikre dost, aaca dost, komuya dost, insana dost, dosta dost olunuz” sözlerini ve dostluk akidesini iâr edindim nâçiz gönül dostlarm arasnda.   

Dost, ne scak bir kelime. Hââ din gibi, insan manevî bünyesine alp diriltiyor. Dost, bir “ibnü’l vakt”tir fakir için. Hatrlayamadm bir yazarn ifadesiyle, “dost, olunmak istendiinde hemen olunacak bir ey deildir. Bir emek, bir vakit gerektirir. htiyaç ve zaaftan ne’et etmez. Bu anlamda hiçbir hesaba smaz. Dostlarn münasebeti gül misâli, ihtimam ve yüksek deerler üzere olmal.” Muhyiddin Arabî’ye göre dostluk, brahim Peygamberin makamdr. “Allah, dostluk makamnda, yani kula tecelli ettiinde, kul ilahî özellikle nitelenmi olarak ortaya çkar. Allah’ bilen ârif vecd ve müahede yoluyla O’nun bilgisine erdiinde dost olur. Bu makama ulaann âleme yerlemesi Hakk’n bir özelliidir.      

Üç çeit dost var, diyor bir yazar, bir dost vardr; gda gibidir, insan onu her gün arar. Bir dost vardr; ilaç gibidir, gereinde aranr. Bir dost vardr; hastala benzer, o seni arar. Hazret-i Ali, “dost edinin, onlar sizin için dünya ve âhiret sermayesidir” buyuruyor. mam Gazâlî, “bâzan iki kii arasnda sûret ve ahlâkta güzellik olmad halde ülfet ve ünsiyeti gerektiren bâtnî bir münasebet sebebiyle en kuvvetli samimiyet rabtas da kurulabilir” diyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dostluk hakknda “ruhlar, bölüklere ayrlan askerler gibidirler. Ruhlar âleminde birbirleriyle tanm olanlar, dünyada da birbirleriyle uyuurlar” buyuruyor. Ehl-i irfan bilir ki, öte tarafta insan önce dostundan sual ederlermi. “Dostun, ahbabn kim?” diye suale balarlarm.    

Üstad Cemil Meriç sizi nasl etkiledi?  

Gençlik yllarmda, Cemil Meriç’in “Bu Ülke”si az çarpmad  yüreimi. Dile yaslamak istediim gücümü salyor, dile olan meftunluumu vuslata erdiriyor, dile olan açlm doyuruyordu. Onunla ilgili bir yazmda da ifade ettiim üzere, fikrime ayar insanlarla tartmaya giderken “Maaradakiler” kitabndaki kendi ifadesiyle “srafil’in sûru gibi heybetli bir dil”den neet eden birkaç yazsn üç be defa hatmettikten sonra çkardm fikir ringlerine.  ekeri yükselmi bir hasta nasl ensüline koarsa, dil gücüm azald m hem ondan birkaç yaz okur ve âdeta sarho olurdum. Merhum Cemil Meriç’i hiç görmedim. Zaten o yllarda Mara hudutlar dna hiç çkmadm. Türkiye ideolojilerin, sa ve sol fikirlerin çatt bir kaos içindeydi. Tarada okuduumuz be-on slogan dolu kitapla kendimizi fikir adam zannettiimiz krk yllar...

Okuyuculuu düük olan neslimin içinde akl banda ciddî kitap okuyann says bir elin parmaklar kadar. Akranlarmla sohbet ederken önce “Cemil Meriç’i okudun mu?” diye sorar, az yoklardm. Muhatabm okumamsa ayet, hiç kâle almazdm. Onun çok bilinmedii, okunmad yllarda basit okuyucu çevremde o kadar Cemil Meriç’ten bahsederdim ki, “Cemil Meriç’in müridi” derlerdi bu fakire. Sohbetlerde onun ismini aktarrken “âmâ üstadm Cemil Meriç” diye hitap eder, en çok ondan anekdot aktarrdm. Bu dil ve fikrî ballk öylesine güçlüydü ki fakirde, 90’l yllarda bile, Ali Bey Hocam sohbetlerin arasnda irfanî diliyle sessizce yanndaki mübarek dostlarna imar ederek “Ahmet’e sorun bakalm, Cemil Meriç’in gözü niye kör olmu?” sualini sordururdu. Allah ahit ki, o anda tasavvufî bir hâl gibi fikrî honutluktan vecde girerdim.       

1981 yl balaryd. Ar ateli gripten baygn halde yatyorum. Belagat güzel bir gönül dostu ziyaretime geliyor ve o yllarda baz iirlerindeki vecdden holandm için önce Atsz’n iirlerini, sonra çok sevdiimi bildii için Cemil Meriç’in “Bu Ülkesi”ndeki ksa yazlarn ve “Maaradakiler” in sonundaki “Son Yaprak” yazsn o kadar içten okuyor ki, bir rüya hâli gibi bu metinleri dinliyor ve bir süre sonra ifa bularak kalkp oturuyorum. Gençliimde yaadm baz zaaflarmdan kurtulup fikren utanmama vesile olan birkaç yazarn kitaplarndan biriydi onun kitaplar.

Kitaplarn okurken ürperirdim. “Bir çan vicdan olmak”, “idrakimize vurulan zincirleri krmak”, “Türk insann Türk insanndan ayran bütün duvarlar ykmak”, “bir devrin uuru olmak”, “tarihe angaje olmak”, “muhteem bir mâziyi, daha muhteem bir istikbâle balayacak köprü olmak isterdim” ifadelerini gökten inmi kudsî sözler gibi her okuyuta trans hâline geçerdim. Fikir açl çeken gençlik hâlimde bu cümleleri günde yirmi-otuz defa karlatm birçok insana kendi yüreimden fkran fikirlermi gibi ac çeken bir dille dillendirirdim. Onun yazlarndaki dil ve üslûbu sayesinde ksa sürede kiilik deimesi olmutu bende.  

Bir baka konuda tekrar söylemek ümidiyle teekkür ederim efendim.

Estafurullah, ben teekkür ederim.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

NOT: Vurgular bize âittir.

Yazar: Enver Çapar
01-04-10
E mail: Haberkültür.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
FETHÝ GEMUHLUOÐLU VE CEMÝL MERÝÇ ÜZERÝNE
Online Kii: 30
Bu Gn: 536 || Bu Ay: 5.628 || Toplam Ziyareti: 2.928.687 || Toplam Tklanma: 58.609.611