HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÞU GÝDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar)
Okunma Says: 14825
Yazar: Ayþe Akdað
ÜSTÂD SÜLEYMAN HÝLMÝ TUNAHAN (K.S.): ADANAN BÝR ÖMÜR

 

Söz, söylenmekle Sevgili’nin güzelliini artrmaz yahut eksiltmez. Ancak niyet halisse, Sevgili’nin adn anmak, belki sözü güzelletirebilir..

Küçük çocuklara sorarz ya hep, falan ne kadar seviyorsun?

Yant kollarn açabildiince büyük bir “çoooooook” olur ya hani…

Süleyman  Hilmi Tunahan“Peki niye seviyorsun?” diye ekleriz ardndan, bu kez cevap “benimle oyun oynuyor da ondan, bana çikolata alyor da ondan…” vs. olur. Hakiki cevap “beni seviyor da ondan”dr aslnda. Zira sevildiini hissettirir tüm bu kendisi için yaplanlar çocua. Sevilmektir çocuun gdas…

Sen mi beni seviyorsun ben mi seni?

Allah dostlar karsnda, hepimiz bu misaldeki çocuklarzdr aslnda. Onlar severiz, çünkü onlar bizi sever. Sevgi mauktan âa doru akar gelir… Hani sormu ya bir gün bir Hakk dostu müridine, sen mi beni seviyorsun, ben mi seni? Aman efendim, demi mürid, elbette sevilmeye layk olan sizsiniz, ben sizi seviyorum. Bunun üzerine birkaç gün geçmi, mürid efendisini gördüü zaman, kalbini bir katlk, bir soukluk kaplamaya balam. çinde çaldayan o cokun sevgiden eser bulamyormu. Istrap içindeymi. Derken kendisinin müridi olan o zat gelmi bir gün yanna… Demi, kalbinden bir an sevgiyi aldrdk, bizi özlemez oldun. imdi söyle, sen mi beni seviyorsun, ben mi seni?

Bütün bu uzun girizgâh, bir Seven’den bahsetmek için, yazy onunla süsleyip ereflendirmek için yazld gerçekte. Buna ihtiyaç vard, zira ona dair yazacak kii onu layk- vech ile sevme iddiasnda bulunmaktan uzak, belki onun tarafndan sevilmek lütfundan ümitvârdr.  Allah’n sevip de dostu kldn, kullar hakkyla nasl sevebilir ki…

Üstad Süleyman Hilmi Tunahan

Hakknda muhiplerinin hayranlk ve övgü dolu sözler serdetmekte yart;
Hakk’a-hakikate düman olanlarn karalama kampanyalar düzenlemeye urat; gerçekte övgünün de yerginin de çok ötesine ulam, çünkü yalnz “Rza-y lâhi”yi gaye edinmi Mürid-i Kamil…

Süleyman  Hilmi TunahanAaç meyvesinden belli olur, derken; onu arayanlar icraatlarna bakmaya yönlendiren ve bir Hakk dostunun ancak yetitirdii talebelerle ve ifa ettii hizmetlerle tannabileceini anlatan Hazreti Üstad’n (k.s) gayesini biraz olsun anlamak, hayatna ve eserlerine bakarak mümkün olur zannederim.

Üstad’n manevî terbiyesi ile kimler megul oldu?

Soyu Hz. Fatih’e dayanan, müderris bir babann ihtiram ile yetitirilmi evladdr… Aile ocanda balayan eitimi Silistre Rüdiyesi’nde ve Silistre Satrl Medresesi’nde devam eder. Ardndan stanbul'a gelerek Fatih Sahn- Semân Medresesine kaydolur. Fatih dersiâmlarndan -yani profesörlerinden- ve o devrin mehur âlimlerinden Bafral Ahmet Hamdi Efendi’nin ders halkasna devam eder. 1916 senesinde Ahmed Hamdi Efendi’den birincilikle icâzet alr.

Daha sonra dersiâm olarak yetimek üzere Süleymaniye Camii medreselerinden Medresetü'l-Mütehasssîn’in tefsir ve hadis ksmna devam eder. 1919 senesinde buradan da birincilikle mezun olur. Ayn yllarda, ailesinin çok büyük sorumluluk tamas ve kul hakkna girilebilecei gibi sebeplerle, üç kaddan ikisinin cehennemlik olaca hadisine binaen endie etmelerine ramen, o günün hukuk fakültesi olan Medresetü'l-Kuzât’ da üstün bir derece ile bitirir.

Bu bilgiler, zahirî ilimlerdeki yetkinliine kifayet eder. Ancak Varis-i Resul olabilmek için, bu kifayet yeterli deildir. Batnî cephenin de kuvvetle beslenmesi gerekmektedir. te, Hz. Üstad’n manevi terbiyesi ile de devrin kutbu olan Selâhüddîn bni Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s) Hazretleri cismanî nispet; mam- Rabbanî (k.s) Hazretleri ise ruhanî nispet cihetleriyle megul olmulardr.  

Meakkat zamanlar ve zincire balanmaya çallan ejderha

Allah, sadk kullarn en zorlu imtihanlarla snar ya… Hazretin dünyaya geldii devir, bal bana bir zahmet ve meakkat devridir. Devlet-i Âliyye’nin son zamanlar ve Cumhuriyet Türkiye’sinin kurulu yllar… Bir profesörü olarak mezun olduu medreseler kapatlnca, dersiamlk vazifesi elden alnp, vaizlik ile görevlendirilince Hz. Üstad hiç yüksünmez. Zira gaye, makam-mevki-ikbal gayesi deil, Rza-i lahi’dir. Bir sele kaplm gibi cehenneme sürüklenen ümmet-i Muhammed’i kurtarmaya gayrettir. Kald ki gün gelecek, vaizlik belgesi bile elinden alnacaktr.

Devrin zorluklar bununla snrl deildir. slam harflerinin kaldrl ile pek çok kymetli eser atlm, yaklm, topraa gömülmütür. Asl gömülmek istenen ise, kalplerdeki iman ve irfan nurudur. Terakki önünde bir engel olarak görülen din, bir nevi ehliletirilip, zincire balanmas gereken ejderha muamelesi görmektedir. Elbette bu ejderhay zincirlerinden kurtarp, onun ateini yüreklere salmaya “O Ejderhann Sahibi”nce vazifelendirilmi olanlar da bu zincirleniten, bu esaretten paylarna düeni alacaklardr.

Süleyman  Hilmi Tunahan

Nitekim öyle de olmutur. Kitabullah’tan devirilmi ilimleri yaymaya, onlarn kaybolmasna engel olmaya çalan devrin tüm Gönül Sultanlar gibi, Hz. Üstad (k.s.) da eziyetler içinde ömrünün biricik vazifesini ifa etmeye gayret etmitir. Sürekli tahkikatlar, gözaltna alnmalar, tabutluklardaki ikenceler arasnda, her alanda kskaca alnmaya çallan, hakknda aslsz davalar açlan Mübarek, bulduu her frsatta talebe okutmaya çalacak; talebe bulamaynca kendi kzlarn okutacak, yevmiye ile içi tutar gibi talebe “talep edecek”tir. u sözleri bu vaziyet karsndaki halini ne de güzel özetlemektedir:

“Okutma imkân yoktu fakat okuyan dahi bulamadm. Bir zaman geldi, mebus maa kadar para verip talebe okutmak istedim, bulamadm. Paray alp kaçyorlard, çünkü korkuyorlard. O zaman ümidim krld. Bu ilimler yeryüzünden kaybolacak diye korkuyordum. Bunun üzerine kzlarm okutmaya baladm. leride torunlarm olursa onlara öretirler ve böylece bu ilimler yeryüzünden kaybolmaz, dedim. Fakat sonradan Cenab- Hakk sebepler halketti ve talebe okutma imkân buldum. Yallardan baladk, gençler daha sonra geldi. Ve imdi yürüyor... Bütün bunlar, Cenab- Hakk’n bize lütfudur.”

“Evlatlarna dahi öretmiyorlar!”

Devrin baz dier âlimlerinin içler acs halini ise, kendisinin bunca zahmet çekme sebebini soranlara verdii cevapta görürüz:

“Yarn hesap günü var. Allah Teala, ‘Süleyman! Verdiim ilimle ne hizmet ettin, onu sana bu kara topraklara getir de göm diye mi verdim?’ derse ne cevap veririm. Zamane âlimlerinin bu husustaki gafletleri büyüktür. Sözde varis-i enbiyayz, derler. Nebilerin brakt miras, eriat- Ahmediye’ye hizmettir. Onlar kendi evlatlarna dahi öretmiyorlar.”

Böyle bir ahval içinde, önleri her kesildiinde yola daha bir hzla devam etmeye çalan Hz. Üstad (k.s.), emeklerinin meyvalarn irtihalinden önce görür. Açlan Kur’an kurslarnda yalnz Kitabullah’ yüzünden okuyan deil, slamî ilimleri ve Arapça’y bilen, örendiklerini tpk Üstadlar gibi hayatlarna sirayet ettirmeye gayret eden talebeler yetimektedir. Gün geçtikçe kurslar çoalr ve Anadolu’ya bir bir yaylr.

Meyve veren aaç yahut kusurlular kaps…

Bu çalmalar elbette tahkikatlarn çoalmasna, takiplerin sklamasna sebep olmaktadr. Üstelik zaman zaman slam’a hizmet etmek gayesindeki kimselerce de eletiriler gelmektedir Bunda, slam dümanlarnn atmaya çalt nifak tohumlarnn pay olduu kadar; çocuk denecek yataki talebelerin kürsülerdeki gür avaz seslerini duyup da çekemezlik, hizmetlerin gayesini anlayamama veyahut tasavvuf nevesinden nasipdâr olamama gibi talihsizliklerin de pay vardr.  

Kald ki husule gelebilecek ferdî hatalar konusunda, kendisine talebelerinden bazlarn ikayete gelmi bir kimseye Hz. Üstad’n (k.s) verdii cevap oldukça manidardr: “Kusuru olmayann bu kapda ii ne?” Öyle ya, Allah dostlarnn vazifesi, hatalar düzeltmek, erileri dorultmak… Kusursuz olanlarn (ayet varsa öyle birileri) kusurlarn düzeltildii böyle kaplarda ne ileri olur…

Ekmel bir varis-i Resul…

Üstelik Hz. Üstad (k.s.), hiçbir zaman sadece bir ders okutucusu olmamtr. O bir vizyon göstermitir talebelerine.  Kâh bir tren vagonunda, kâh bir tarlada rgat gibi çalrken, kâh bir maarada talebe okutarak, ilim için yer ve zaman olmayacan, ilmin her mahfilde yaylabileceini yaayarak göstermitir. Üstelik talebeler derslerine iyi çalmad vakit onlara kzmak öyle dursun, “siz çalamyorsunuz, bari zahmeti biz üzerimize alalm evladm” gibi sözlerle onlara destek olmu; talebelerinden asla para almam hatta onlara para vermi ve ihtiyaçlarn karlamtr. Çünkü o, hocaln bir ekmek kaps deil, “Allah’n, Rasulullah’n, Kitabullah’n ve din-i mübin-i slam’n tebli memurluu” olduunu düünmektedir.

O, zalimler elinde yaklp telef edilen, her bir harfi servetlere deiilmeyecek binlerce eserin akbetini görmü biri olarak, yaayan eserler yetitirmeyi tercih etmitir. O yüzden yazl olarak çok az eseri mevcuttur. Bunlar içinde bildiklerimiz: Kuran- Kerim’i çok daha hzl ve kolay öretebilmek niyetiyle yazm olduu Yepyeni Usul ve Tertiple Kur’an Harf ve Harekeleri, tarikat ehlinin hâli, adâb, uymas ve kaçnmas gereken eylerle ilgili sohbet ve yazlaryla baz mektuplarnn bulunduu Mektuplar ve Baz Mesâil-i Mühimme, yine tasavvuf ve kelam ile ilgili Risale-i Kibrît-i Ahmer isimli kitaplardr.

Fakat o hakikatte, bugün de ihtiyacn ekmek ve sudan daha ziyade hissettiimiz, ‘bildiini, inandn ve söylediini yaayan mümin’ yetitirmek suretiyle canl yüzlerce eser vermitir. Sünnet-i seniyyenin her devirde bihakkn yerine getirilebileceinin emsali olmutur. lmiyle, ahlakyla, tavryla olduu gibi, gayesi ve çilesi ile de Resulallah (sav)’in ekmel bir varisi olduunu, hayatn inceleyenlerin görmemesi mümkün deildir.

Hem yalnz kendileri deil, aileleri de bu ahlak üzere olmulardr. Eleri Hafise Hanm, Hz. Hatice validemizin bugün yetitirdii bir evlat gibidir. Daima Allah yolundaki hizmetlerinde kocasnn yannda olmu, bu uurda servetini harcam ve bir gün olsun ikâyetçi olmamtr. Keza kzlar Bediha ve Ferhan Hanmefendiler de ayn terbiye ve ahlakn birer mümtaz örnei olmular ve slam dünyasndaki anl mümineler arasna hizmet ve gayretleriyle kaydolmulardr.

“Dön Rabbine, Sen Ondan Raz, O Senden Raz Olarak”

Bizim hiç duracak zamanmz yok. Ümmet-i Muhammed’in evlatlar cehenneme bir sel gibi akp giderken, biz onlara seyirci kalamayz. Bu selden ne kütük kurtarrsak kârdr” ve “Biz, deil yorgunluk, rahatszlk, mezara gidiyor dahi olsak, okumak, okutmak ve hizmet denince koarz iaryla ömründe bir yirmi dakikay bile nefsine ayrmay çok görmü, daima hizmete komu olan Hz. Üstad (k.s.) 1959 yl 16 Eylül’ünde Rabbine dönü çarsn almtr.

Cenaze namazn dahi ona çok gördüler!

Ne hazindir ki, salnda ona ve talebelerine bir an huzur vermeyenler, vefatnda da peini brakmamlardr. Fatih Camii haziresine defnedilecek mübarek na’, bizzat dönemin çileri Bakan Namk Gedik’in emriyle Altunizade’den geri döndürülmü ve Karacaahmet’e sevkedilmitir. Bir tatsz hadise yaanmamas için ailesi bu zulme rza göstermitir. Kendisine son vazifelerini yapmak için Fatih Camii’nde bekleyen gözü yal talebelerinin ve sevenlerinin bir ksm ise, bu son dakika deiiklii üzerine yollara dümülerse de, cenazeye zamannda yetiememilerdir.

Niyetimiz halisse…

Söz, söylenmekle Sevgili’nin güzelliini artrmaz yahut eksiltmez ya hani… Ancak Sevgili’nin adn anmak, belki sözü güzelletirebilir ya halisse niyet… Yazlan bunca eyden murad da ancak bu ikincisidir. Ve belki birkaç talibine daha Sevgili’ye dair söz söyleyerek, gözü ve iç kulaklar enlendirmi olmak erefi… Yoksa Varis-i Resulleri anlatabilmeye kadir sözlerin emanetçisi deiliz.

Bugün eksiz üphesiz kesin olan bir ey varsa, o sadece, dâr- bekâya irtihâli ardndan yarm asr geçmi olsa da Hz. Üstad’n (k.s) evlatlar gibi sevip barna bast talebeler yetitirmeye ve din-i celîl-i slâm’a hizmete devam ettiidir.

Duamz ise o talebeler arasnda yer alabilmekten ibarettir…

 

Aye Akda, "öyle muhkem dutayn bir dahi dildâr etein" deyip hasretle ahh çekti.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ayþe Akdað
19-04-10
E mail: Dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 9
selami badak
mükemmelin mükemmeli
Tarih : 23-01-12

HZ.ALLAH böyle sevgili kullarýný dünyaya bizim gibi günahkar kullarýna rehber olarak gönderiyor cümle alemi onun yolundan ayýrmasýn.

 
alihan
teþekkür
Tarih : 19-01-12

ben de teþekkür ederim bence herkes bunu öðrenmeli

 
ramiz
teþekkür
Tarih : 22-09-11

Çok hisli ve nefis bir yazý olmuþ. Ýlim ehlinin dirayetini gördüm. Samimi teþekkür ediyorum. Selam ve Dua ile.

 
bilal güler
teþekkürüm
Tarih : 05-05-11

Deðerli kardeþlerim bildiðiniz gibi dünyanýn çivisi çýktý. artýk eskisi gibi yediðimiz içtiðimiz þeylerden tat alamaz olduk. Zaman hýzla akýp gidiyor. size tavsiyem vaktinizi bilgisayar baþýnda deðil ilim öðrenerek geçirin. ÇÜNKÜ ÝLÝM ÖÐRENMEK BÝZE FARZDIR DEÐERLÝ MÜMÝN KARDEÞLERÝM. VAZÝFENÝZ SEL GÝBÝ CEHENNEME AKAN ÜMMET-Ý MUHAMMEDÝ KURTARMAK, GAYENÝZ ÝSE RIZA-Ý ÝLAHÝ OLSUN DEÐERLÝ KARDEÞLERÝM. ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN

 
SELMAN KIPIK
ALTIN SÝLSiLE
Tarih : 14-04-11

RABBÝM BU YOLDA SON NEFESTE ÖLMEYÝ VE RESULÜNE VE ALLAH DOSTLARININ YANINDA OLMAYI VE ÜSTADIMIN YANINDA CENNETE KAVUÞTURSUN

 
bilal güler - mehmet emre köseoðlu
minnetimiz...
Tarih : 03-04-11

Allah sizden razý olsun.

 
SELÝM, BÝLAL*
SÝZE OLAN MÝNNETÝMÝZ
Tarih : 30-03-11

ÖNCELÝKLE BU ÝSLAM ADINA ÝNSANLARI UYANDIRMAYA ÇALIÞTIÐINIZ ÝÇÝN TEÞEKKÜRLER. ÝNSANLAR NEREYE GÝTTÝKLERÝNÝN FARKINDA DEÐÝL,TÜRK GENCÝ GECMÝÞÝNE SÖVEN GELECEGÝNÝ ÖÐEN BÝR MÝLLLET YETÝÞÝYOR. SÝZDEN TARÝHÝN GERCEKLERÝNE DAÝR YAYIN YAPMANIZI ÝSTÝYORUZ, ALLAH RAZI OLSUN..

 
ramazan deniz
ne güzel
Tarih : 16-02-11

Elinize dilinize yüreðine saðlýk ALLAH razý olsun.

 
AYÞE ÇATAL
ELÝNÝZE VE GÖNLÜNÜZE SAÐLIK.
Tarih : 15-01-11

BU GÜZEL BÝLGÝLERÝ GÜZEL SÖZLERLE DONATAN SÝZLERE CANI GÖNÜLDEN DUA EDÝYORUM.ALLAH RAZI OLSUN.

 
ÜSTÂD SÜLEYMAN HÝLMÝ TUNAHAN (K.S.): ADANAN BÝR ÖMÜR
Online Kii: 28
Bu Gn: 536 || Bu Ay: 5.628 || Toplam Ziyareti: 2.928.688 || Toplam Tklanma: 58.609.707