
| Kategori : TÂRÝH / TÂRÝHÝN ARA SOKAKLARI | Okunma Says: 2700 |
Ah bu fotoraf...
Kalantor, fiyakal kovboy meyhaneye giriyor; içerdeki herkesin dikkati bir anda adamn üstüne çevriliyor: "Acaba bir maraza m çkacak?"
Hayr, adamn kavga filan etmeye niyeti yok. Barmene,
-Bana bir viski ver, diyor ve kendini seyreden kalabal iaret ederek,
-Ben içerken herkes içmeli, haydi erefe, diye bardan kaldryor.
Bar ahalisi bu beklenmedik ikramdan memnun, barn önünde kuyrua geçip meçhul kovboyun erefine kadeh kaldryor. Bizimki, kadehi tezgaha braktktan sonra barmenin önüne birkaç bozuk para frlatyor ve kalabala dönüyor,
-Ben hesap öderken herkes ödemeli, pamuk eller cebe!
*
Kabul ediyorum, misâl biraz nâho kaçt fakat durumu izah etmek için lâzmd.
Efendim, geçenlerde bir kitap kartryordum, ad "Milliyetçilik ve Emperyalizm Yüzylnda Balkanlar ve Osmanl Devleti". Yazar Sacit Kutlu.

"Kartryordum" demek, ille de "okuyordum" mânâsna gelmez. Bizim okuma yazma kültürümüzde kitap kartrmak biraz da kitabn içindeki resim ve fotoraflar kolaçan etmek demektir.
Sacit Kutlu deyince bir kalem duruyoruz. Kendisiyle bir televizyon programnda tantm Sacit Bey'i gyabnda ben tarihçi akademisyen zannediyordum; deilmi. Plastik cerrahi alannda uzman doktor olarak yllarca tabiblik görevini yerine getiren Sacit Bey, kendisinin mütevaz bir edâ ile "Amatörlük" diye niteledii bir yaknlkla yakn tarih alannda çalmalara balam; bu "amatör" merakn iki olgun meyvesi, stanbul Bilgi Üniversitesi Yaynlar tarafndan neredildi: lki, az önce bahsettiim eser, ikincisi ise "Didâr- Hürriyet: Kartpostallarla kinci Merutiyet". Emekli bir tarihçi olarak belirtmeliyim ki, Sacit Bey'in her iki eseri de Türkiye'de veya dünyann herhangi bir yerindeki bilim jürilerinin rahatlkla doçent veya profesör pâyesine lâyk görecei derecede önemli ve deerli çalmalardr.
*
Sözü yine uzattm, "Balkanlar..." kitabn kartrrken, içindeki zengin illüstrasyon ve fotoraflar gözden geçirmekteydim hani...
Derken o fotoraf iliti gözüme; o fotoraf, yanda gördüünüz fotoraf.
Önce fotoraf uzun uzun seyretmeniz, tek tek her figürü, her hareketi mânâlandrmanz lâzm. Sonra birazck "alt yaz bilgisi".
Fotoraf, o tarihlerde çok tannan mehur "L'illustration" mecmuasnn muhabiri çekmi.
Sene 1912 sonlar, belki 1913 bahar...
"leri ileri, haydi ileri/ Alalm dümandan eski yerleri" heyecan ve beklentisiyle, "Harp isteriz" mitinglerinde barmaktan kendimizden geçerek giritiimiz Balkan Harbi'nin ilk safhasnda, Türk tarihinin en büyük malubiyetine uramz. Altbuçuk milyon Osmanl teba'snn 400 seneden beri yurt bildii yerler bir ay gibi ksa bir zaman içinde Balkanl müttefik dümann eline geçmi. Ordularmz ilk ciddi çatmada birer tahta klç gibi krlp dökülmü. En az Anadolu kadar Osmanl topra ve yata olan Rumeli, ta Adriyatik'ten Ege, hatta Karadeniz sahillerine kadar uzanan zenginlii ve beeri dokusuyla elimizden çkvermi.
Fotoraf, o tarihte Srp Birliklerinin igaline urayan Makedonya'da bir Müslüman Osmanl köyünde çekilmi.
Köye Srp Birlikleri giriyor; köyün çocuklar ne olup bittiinden habersiz; belki gelenlerin Srp askeri olduunu bile bilmiyor. Belki az önce oyun oynarken köyde bir hareketlilik olduunu farkedip daha iyi seyredebilmek için yol kenarnda bo bir at arabasnn üstüne çkvermiler.
Daha önce asker görmü olmallar; dorusu frtnal ve kara günlerde Balkanlar'da yaayan çocuklar için asker görmek, sradan bir seyirlik olmal. Öyle olduu için askerlerin kendi aralarnda nasl selamlatklarn da örendikleri anlalyor. Kim bilir belki babalar, abileri de askerdi...
Srp askerine selam veriyor çocuklar; Bulgar askeri de olabilirdi pekâlâ, Yunan veya Karadal da... Onlar iin oyun ksmndalar... Faciann boyutlarndan haberleri yok.
O askerler bir daha çkmayacaklar o köyden, o topraklardan. O fotorafn çekildii tarihin üstünden çok geçmeyecek, yakn tarihin en büyük göç hareketlerinden biri balayacak stanbul üzerinden Anadolu'ya doru. Srp askerine selam veren çocuklar göç kafilelerinden birine katlabilmiler miydi? Meraka deer ama ne kadarnn o karmaa içinde ayaklar altnda kalp savrulduklarn kimseler bilemez.
O günün devlet adamlarndan biri, Balkan malubiyetini örenince, "Cierimiz söküldü; Rumeli bizim cierimizdi; ciersiz bir vücut nasl yaar" diye alamt. Öyle oldu. Balkanlar gitti, aradan alt sene geçtikten sonra düman zrhllar tâ Haliç'e Kasmpaa önüne demirlediler. mparatorluk, o dünyadan habersiz mâsum Müslüman evladnn Srp askerine oyun olsun diye selama durduu gün çökmü, bitmiti zaten.
Bu fotoraf bana çok dokundu.
Balkan Harbi'nde çekilmi bakaca kara fotoraflar da vardr: Muhacir kafilelerinin batak yollarda nasl perianlkla öz yurtlarndan kaçtklarn resmeder.
Bu fotoraf malubiyetin resmidir ve malubiyetleri örenmek, sadece zafer arklaryla büyümü olanlarn zaman zaman kapldklar dengesizlii tedavi etmenin en iyi yoludur.
Bu fotoraf ayn zamanda ordusu birbirine dümü, kumandanlar arasnda sen-ben davas balam bir milletin ne hâllere dütüünün de resmidir. Bizde "Asker millet" edebiyatnn balamas, Balkan Harbi'yledir. En ar Osmanlc abilerin, Millici, Turanc defterine yazlmalar da yediimiz Balkan köteinden sonraya tesadüf eder; bunlar ilginç eylerdir.
*
Bataki fkray niçin zikrettiimi anladnz; bu hafta gülücük yazs yok; insann fikrine demir gibi oturan, kör bçak gibi kesen, au gibi zehirleyen eski hâtralara daldm gittim. Yazarnz efkârl; kendisi efkârl iken sizin de fikretmenizi istedi ite...
Haftaya yine gülücükler toparlarz inallah!
Zaman-Pazar
Yazar: A. Turan Alkan |
25-04-10 |
||
| E mail: t.alkan@zaman.com.tr | Tweet | ||