HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 4541
Yazar: Ahmet Selim
MÝLLET SEVÝYESÝZLÝK MÝ ÝSTÝYOR? (Ne verdiniz, ne istiyorsunuz?)



Milletin gönlünü bilmiyorlar

Siyâset de medya da bir noktada birleiyor. "Millet bundan anlar." diyerek, hitap ve üslûp seviyesini düürmenin gerekli olduunu düünüyorlar. Peki, millete güzelini, dorusunu verdiniz de almad m, holanmad m?

Okuldayken bazen kompozisyonlarmz snfta okuturdu hocamz. Her türlüsü var; cafcafls, edebiyat parçalayan, heyecanls... Ama kaliteli kompozisyonu snf hemen fark eder. Kendileri yazamaz, güzel kompozisyonun inceliklerini anlat desen anlatamazlar. Fakat "olmu"u tanrlar. Örenciler, öretmenleri, armayn, tartarlar da! Meselâ derler ki "Kemal Bey iyi bir matematikçidir." Bunu söyleyenlerin çou matematik dersinde zorla orta alan örencilerdir. Peki, hangi bilgileriyle tartyorlar öretmenlerini? Notu öretmenler verir, ama örenciler de öretmenlere not düer! Bunu öretmenlerin çou bilmez... Halk Türk filmlerini severdi. Çou deersiz emeksiz eylerdi, ama severdi. Peki severdi de, "Bunlar bu seviyede kalsn." m derdi? Hayr. Seviyelisi verilseydi, onu tanrd ve fark ederdi. Halk undan anlarm... Öbürünü denemediniz ki hiç. Seviyeliyi, doluyu, dolgunu vermediniz ki takdir edip etmeyeceini bilesiniz. Kendinize göre marjinal ayrlk hücreleri oluturdunuz ve seviye ile ilgili tatmin ihtiyaçlarmz uçuk kopuk arlklarla kapal devre karlama yolunu seçtiniz. Bu "kendini tatmin" ksr döngüsü elbette ki çeitli negatif hrçnlklarn, komplekslerin, tedâvi edilemeyen tepkiselliklerin domasna yol açacakt. Bir eyler vermekten vazgeçtiniz, ama bir eyler de alma ihtiyâcnda olduunuzu unuttunuz. Kapal devre entelliin, düünce üretemeyen bir yozlamay berâberinde getireceini kestiremediniz. Ve buna öfkelenerek halktan daha da uzaklatnz; hattâ onun millî irâdesini etkisiz klma, baland deerleri çad sayma gibi antidemokratik ve gayri merû tepkilerle ona ar bedeller ödettiniz. Seviye adna dayattnz eylerde hakikate ve topluma saygszlk vard sâdece. Böyle olunca da, derin tahribatçln yerine yüzeyselleri tercih etmek ve onlara almak durumunda kald. Toplum sâdece onlardan anlar, onlar talep eder, kalite gelimelerini tanmaz ve istemez deildi. Ne var ki yüzeyselliin alkanlklar bir çâresizlik hâlinde yerleip yaylnca, birileri yüzeysellii toplumsal talepmi gibi görme kolayclnn üstüne yatnca toplumun özlemleri de boynunu büktü, yüzeysellik olaanlat. Ama derinlerde bir yerde, o özlemler yine var, seviye farkllklar zuhur etse "Ezelden âinânm ben." diyebilecek cevher yine var. Lâkin o bulumalar ve tanmalar salama ideali aydnlarda yok, öncü olmak konumunda bulunanlarda yok; medyada yok, siyâsette yok...

 "Millet bundan anlar.." denildikçe, ar bir hakarete uram gibi hissediyorum kendimi. Kzyorum, öfkeleniyorum.

 Millet içini actan zaaflar, çeitli tehlikeler karsnda görmezlikten geliyorsa; birilerini ve bir eyleri, zaaflaryla sâhiplenmek durumunda kalyorsa; onun karsna geçip "Senin istediini sana yaatyoruz!" nâdânln sergileme hakkn kendinde bulmak, nasl bir duyarszlk, nasl bir kalnlktr? Seviyesizlii öne çkaran, prim sistemleriyle tevik edip dayatan, zorunlu alkanlklar hâline getiren, modernizm ve ibilme özendirmeleriyle âdetâ bir eitim amac hâline dönütüren sürekli uygulamalardan sonra, milletin karsna geçip "Sen seviyesizliklerden holanrsn." diyeceksin!

 Geçen gün bir tandk, çok sevdiini bildiim bir siyâset adam hakknda "Çilii bir türlü gitmedi." dedi. Duralayp öyle bir baktktan sonra "Yanl m duydum?" diye sordum. "Bu kelimeyi nasl seçtin?" Çi!.. Kvam bulamam meziyetlerini gölgeleyip verimsizletiren bir olgunlamamlk zaafnn hiç farknda olmamak, hattâ onu bir meziyet zannetmek... O tandk, bu kelimeyi arayp bulmam; içindeki hüzünlü hasretin iniltisi gibi bir ey bu. Öyle geldi içinden: Çi! Meraklysan tahlilini oturup sen yap. nann ki tek kelimelik bu tehis üzerine kocaman bir cilt yazlr; bütünlük, denge, kvam, eitim, itidal, terkip, kiilik kavramlaryla ilgilendirerek.

 Bir dede geçenlerde öyle hayflanyordu: "Çocuklarn mâsûmiyetindeki güzellik de gölgelendi. marttk, doyumsuzlatrdk, bozduk onlar." Bu da ciddî bir tez konusu.

 ...Yanlyorsunuz beyler. Millet böyle istemiyor, seviyesizliklerden holanmyor. Çeitli artlar altnda birilerini sâhiplenme tavr almak her eylerine onay vermek deildir.

 

Yazar: Ahmet Selim
25-07-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
MÝLLET SEVÝYESÝZLÝK MÝ ÝSTÝYOR? (Ne verdiniz, ne istiyorsunuz?)
Online Kii: 31
Bu Gn: 290 || Bu Ay: 5.383 || Toplam Ziyareti: 2.928.349 || Toplam Tklanma: 58.603.061