
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 2517 |

Görüntüye aldanmak
Teknolojinin geldii nokta gerçekten ürküntü verici. "Teknolojinin geldii nokta neresidir?" sorusuna gerçek anlamda cevap verebilenler, ancak onu üretenlerdir. Dolaysyla yazya giri cümlesi, teknolojinin hangi noktalara geldiini çok iyi bildiimizi -en azndan benim çok iyi bildiimi- göstermese de hüküm/gerçek deimiyor. Çünkü onunla gerçek anlamda neler yaplabileceini -dediim gibi- ancak onu üretenlerden bakasnn bilmiyor oluu dahi gelinen noktann "ürküntü verici" olduunu söylemek için fazlasyla yeterli.
Bir video görüntüsüyle gündeme oturan Deniz Baykal olay vesilesiyle bir okuyucudan gelen mesaj öyle:
"Gündemdeki bir olay sebebiyle Müslümanlar da buna alet oluyor. nternette ve çevremizdeki müslümanlarn video görüntülerine dayanarak hüküm verdiklerine üzülerek ahit oluyorum.
"Sual: Cenab- Hak Kur'an- Kerim'inde Zina isnad için 4 ahidi art komuken ve bunun uygulamalar slam tarihinde varken, teknolojik gelimeler ile böyle bir vakaya ait görüntüler elde edilmi olsa bu (resim, video vs) görüntülere dayanarak had uygulanabilir mi? Bir müslüman bireysel olarak kanaate varabilir mi? Böylesi haberlerde iftira günahna dümemek için nasl bir tavr sergilemelidir? Müfterinin hükmü nedir?"
Konuyu bu yönüyle tartmak -kimsenin aklna gelmese de- bizim için gerçekten önemli.
Bir ara Srat- Müstakim (veya Sebîlürreâd?) dergisinde bir yaz okumutum. Filme alnan bir olayn er'an vuku bulmu saylp saylmayaca konusunu ileyen yazda anlam olarak öyle deniyordu: Film hadisesi, ahitlik kurumunun yerini alabilir. Herhangi bir hadise filme kaydedildii zaman er'î sübut için artk ahitlere gerek kalmaz.
Gerçekten de ilk bakta "makul" gibi görünüyor. ahitlerin yalan söyleme ihtimali vardr ama film yalan söylemez gibi geliyor insana. Ancak vaka öyle midir?
Bugünün dünyasnda, teknolojiyi iyi kullananlar sesleri, mekânlar, görüntüleri... istedikleri gibi deitirebiliyor, üzerlerinde istedikleri gibi oynayabiliyor. Teknolojiyi "iyi kullananlar" böyle yapabiliyorsa, onu "üretenler"in neler yapabileceini varn siz düünün! Bu sebeple mahkemeler bu tarz dokümanlar kesin delil olarak kabul etmiyor. Önce montaj olup olmadklarnn tesbiti için ilgili kurum ve kurulularn bilgi ve kanaatine bavuruyor.
deolojik angajmanlar, çkar ilikileri vs. bu kurum ve kurulularn güvenilirliinin de zaman zaman tartma konusu yaplmasna sebep oluyor. Bu hem bizde hem de dünyada böyle. Sonuçta öyle bir karmaayla yüzyüze kalabiliyorsunuz ki, kimin doru kimin yalan söylediini tesbit etmek adeta imkânszlayor!..
Dolaysyla teknolojinin "imkân" kadar "risk" de içerdiini unutmamak durumundayz. Bu gerçek dikkate alndnda okuyucunun sorduu sorunun ne kadar önemli ve anlaml olduu kendiliinden ortaya çkyor. Hiçbir ikame unsur, kalbinde Allah korkusu tayan, adalet sahibi, güvenilir ahitlerin ahitliinin yerini tutmaz. Belki teknolojinin sunduu birtakm imkânlar "yardmc unsurlar" olarak dikkate alnabilir; ama ahitliin yerine ikame edilemez.
Burada bu mesele vesilesiyle bir noktay daha dikkate sunalm: slam'n ina ettii toplumda güven ve itimat esastr. Ne kadar dejenere edilmi olursa olsun, slam ahlaknn bireyin temel harcn oluturduu toplumlarda istismar, haram, hakszlk, hak gasb/hakka tecavüz modern toplumlardaki kadar yaygn ve profesyonellemi deildir. Bunun imkânlar ortadan kaldrlmtr çünkü. Hayatn "madde" üzerine kurmu bireylerin oluturduu toplumla, dünyann geçicilii ve aldatcl ile burada yaadmz hayatn hesabnn sorulaca bir "sonsuz hayat"n var olduu hakikatiyle yetien insanlarn oluturduu toplum elbette kyaslanamaz...
Habervaktim.com
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
NOT: Vurgular bize âittir.
Yazar: Ebubekir Sifil |
15-05-10 |
||
| E mail: mail@ebubekirsifil.com | Tweet | ||