
| Kategori : / AKTÜALÝTE | Okunma Says: 1145 |
Murat Türker, Yardm için srail’in izni beklenmeli miydi hatta müracaat edilmeli miydi? sorusuna cevap olarak, Bediüzzaman Said Nursi’nin tavrnn ne olacan; Üstad’n Mektubat adl eserinin ondokuzuncu mektubu’nun zeylinden baz bölümleri aktararak, meseleye yeni bir boyut ve anlam kazandryor.
Türker, Karakalem sitesinde yaynlanan yazsnda, Bediüzzaman’n, içinde bulunduu duruma kar resmi çözümler getirmesini isteyen dostlarna neden onlarn istedii gibi davranamayacan ifade ettii 7 maddeden hareketle “Gazze Filosu srail’den izin almalyd” eklinde basna yansyan haberlere kar Said-i Nursi’nin muhalif bir tavr olacan delil olarak getiriyor.
Yazdan bizi arkadamz Sinay Avar haberdar etti. Hakikaten Bediüzzaman’n dostlarna cevabnda önemli noktalar var… Bu ifadelerin bir ksm Rabbiyle arasndaki dostluu bu derece ilerletememi bizler için anlalmas pek de kolay ifadeler deil. Fakat ahsî menkbesini kaybetmeye yüz tutmu bir insanla kar direnirken bu derin menkbeli hayatlardan szan ‘kitabî’ sözlere ihtiyacmz var.
Bediüzzaman neden izin istemiyor?
Öncelikle bulunduu durumun Rabbiyle kendi arasnda bir imtihan olduunu düünüyor ve müracaatn asl merci olan el-Vekîl’e yönelttiini ve bulunduu her yeri vatan kabul ettiini söylüyor. Esas sebep ise sonraki maddelerde zikrediliyor: Müracaat kanun dairesinde olur. Bana yaplan muamele ise gayr- kanunidir. Kanun tanmayana kanuni yoldan müracaat edilmez… Reddedilecei bilinen eye yönelmek insana zillet getirir. ‘Hakszl hak ittihaz edenlere müracaat hakszlktr. Hakka kar hürmetsizliktir.’ Ayrca ehl-i dinin ehl-i dünyaya müracaat etmesi, dinden pimanlk göstermek ve meslek-i zndkay okamak demektir. Ben onlara müracaat eylesem, onlar fail bildiim için lahi takdir beni daha çok skntlara düürür…
“Müracaat kanun dairesinde olur. Halbuki bu alt senedir bana kar muamele keyfî ve fevkalkanundur. Menfiler kanunuyla bana muamele edilmedi. Hukuk-u medeniyetten ve belki hukuk-u dünyeviyeden iskat edilmi bir tarzda bana baktlar. Bu fevkalkanun muamele edenlere kanun namna müracaat mânâsz olur… Hakszl hak iddia edenlere kar hak dâvâ etmek ve onlara müracaat etmek bir hakszlktr, hakka kar bir hürmetsizliktir. Ben bu hakszl ve hakka kar hürmetsizlii irtikâp etmek istemem vesselâm…”
Bediüzzaman’n söyledikleri özetle böyle. Onun karsndaki idari emaret de, geçmi ve hal-i hazrdaki duruuyla srail de ‘zulum oda’n temsil etmektedir. Zalime yaplacak yardm, zulmüne mani olmak suretiyledir.
Murat Türker, yazsn u cümleler ile bitiriyor:
“Mühim yerler vardr. Malesef izzet-i diniye ve ilmiye yerle yeksan olmu; âlimlerimiz bile ne kelam sarfettiklerini bilmez olmular. Sonumuz hayrola.”
Bizim kanaatimiz udur:
Ortada bir ictihad farkll görülüyor. mam Yusuf ve mam Muhammed’in, hocalar Ebu Hanife ile aralarnda yüzlercesine ahitlik ettiimiz gibi.
HaberKültür olarak banda ortasnda ve sonunda ‘Özgürlük Filosu’nun arkasnda olduk. Karsnda duranlara muhalif olduk. Zulme kar direnite, nükleer silahlarla gerçekleemeyecek büyük bir zafer kazanldna inanyoruz.
Bu harekât gerekliydi. Bu bir hamledir, stratejidir, tarihi tavrdr. En büyük faydas ise yeniden ümmet uurunu diriltmesi noktasndadr. Etrafmda yüzlerce genç insann Özgürlük Filosu’ndan ilham alarak kendi hayatlarndaki hakszlklara kar mücadeleye giritiini gözlemliyorum.
Bunun hafife alnamayacak bir ‘zafer’ olduunu düünüyorum. Müslüman insan, zulüm her nereden gelirse gelsin kar durmak konusunda yürek ve eylem birlii içine girmitir.
“Feth-i karîb” de bu olsa gerek!
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
NOT: Vurgular bize âittir.
Yazar: Yavuz Gencer |
13-06-10 |
||
| E mail: Haberkültür.net | Tweet | ||