HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Her çıkmaz sokağın çıkmaz olduğunu anlamak için sonuna kadar yürümek zorunda bırakıldık.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : / MEKTEP (Talebe Yazıları)
Okunma Sayısı: 2050
Yazar: Serap Kaplan
GERÇEK SEVGİLİ TEKTİR

Dünya bir ırmak, kalbim bir sal, nefsim ve ruhum birer kürek …

Berraklığını kaybetmiş ırmakta, varlık ve yokluk arasında, kendini arayan bir beden…

Zaman neferlerini toplamış, büyük bir savaşa hazırlanıyor. Büyük bir hızla tozu dumana katıyor. Ruhum nerede, kalbim nerede, bedenim nerede? Bulamıyorum…

Zafer kazanan zaman, onları da mı  sürüklemiş  ardından …

Bilemiyorum …

Savaş öncesi sessizlik mi ürperten bedenimi? Korku mu sarmış benliğimi? Nedir bu kalbimdeki feryatların manası?

Gerçekten, bilemiyorum…

Bir bebek hıçkırıyor sanki kalbimde, gözlerinden süzülen inci taneleri günahlarımı da alıp götürüyor beraberinde.

Sonra kaçmak istiyor bedenim dünyanın en ıssız, en ıssız köşelerine… Hiçbir elin değmediği temiz yurtlara…

Sevgisiz yüreklerden, paraya ruhunu satmış bedenlerden, kıskançlık dolu gözlerden kaçıp kurtulmak istiyor…

Bulut olup gözlerinde biriken yaşları, volkan olup kalbinden akan lavların küllerini bırakmak istiyor. Yanıp sönen sahte ışıklara pervane olmaktan, göz alıcı gözüken imitasyon   pırlantanın  parlaklığına kanmaktan kaçmak istiyor… Temizlenmek istiyor. Kin ve nefretin olmadığı yolları adımlamak istiyor.

Aşk arıyor  o, aşk arıyor…

Biliyor aşkın temiz yerlerde yeşerdiğini. Maddenin gölgesinde hiçbir kalbin ışık saçmadığını.

Kalb maddenin ehramındaysa mânâdan uzaklaşır. Onun için ilk şart vazgeçmektir, her şeyden el çekmektir…

Aşkını kavuşmakla değil, ayrılıkla bâkîleştiren  Mecnun’un gönlü Leylâ da sabitti. O, sevgisini dünyayla, nefsine haz veren şeylerle söndürmedi, seraplarda Leylâ’nın gözlerinde alevlendirdi.

İşte aşk… Leylâ’nın yolunda ölmeye razı Mecnun’u yaşatan aşk…

Hepimiz kalbimiz var sanırız ya. Gerçekten öyle mi acaba? O zaman neden sevgiliden yüz çevirmiş gözler?

Demek ki kalp, dünyada  bulunması zor cevher.

Kalp mânâ ile bâkîleşir. Sevgi mânâda aranır. Issız, çorak ellerin gölgeleyemediği, çamurlu ayakların kirletemediği, maddenin dünyaya bağlanmış halkalarının olmadığı ve yanan sevgiyle harlanan, harlandıkça harmanlanan kıvılcımın aleviyle, bâkîde sonsuzluğa el  uzatan yüreklerde aranır .

Aşk sonsuzlukta aranır; çünkü gerçek sevgili tektir.

Gözyaşları, aşk arayan yüreklerin üzerine döküldükçe âb-ı hayatın can vermesi gibi canlanıp kıvılcımlar saçarak yayılıyor çevreye. Değdiği yer alev, değmediği yer buz kesiyor

Aşk yayılıyor… Cananın hasreti çoğalıyor gönülde… Rabbim bize, âşığı olup yolundan dönmemeyi nasip etsin… Akan suda herkes temizlenir; marifet suyun olmadığı yerlerde bile  temiz kalabilmektir.

İnsan aşk arıyorsa  önce ona lâyık bir kalp bulmalı.

Lise 3. sınıf talebesi

Yazar: Serap Kaplan
15-06-10
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
GERÇEK SEVGİLİ TEKTİR
Online Kişi: 32
Bu Gün: 73 || Bu Ay: 8579 || Toplam Ziyaretçi: 1291392 || Toplam Tıklanma: 34413017