
| Kategori : / ÞU GÝDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar) | Okunma Says: 4260 |
Besmele, hamdele ve salat-ü selamdan sonra…
slam âleminde yaygn olan slam’a ve Müslümanlara büyük hizmetleri geçen tarikat ulularndan bir ksmn evvelki yazmzda yazmtk. Bu gün bu mevzuyu bitireceiz inallah.
Muînuddin el-Çetî (k.s) Hazretleri
Muînuddîn Hasan bin Gyaseddin el-Çetî 531/1136 ‘da Horasan’da dodu. lim için seyahatlerde bulundu. Semerkand, Badat, Hemedan, Herat, Belh ve Hîcaz’da ikamet etti. Osman Harunî (k.s)’dan tarikat icazeti ald. Necmeddin-i Kübra ve Yusuf el-Hemedanî’den de istifade etti. Medine-i Münevvere’de Ravza-i Mutahhara’dayken vaki olan Rasûlüllah’n (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) manevi iareti ile Hindistan’a gitti ve Ecmir ehrine yerleti. O bölgede slam’n yaylmasna vesile oldu. Aklî ve naklî ilimlerde mahirdi. Tarikat Hindistan havalisinde yayld. 634/1236’da Ecmirde vefat etti.
Necmeddin-i Kübra (k.s) Hazretleri
Asl ad Ahmed bin Ömer’dir. 540/1145’de Harzem’de dodu. skenderiye, Isfehan, Hemedan, Nisabur, Msr ve Tebriz gibi memleketlerde ilim tahsil etti ve zamann en büyük alimlerinden oldu. Ruzbehan bin Ebi’n-Nasr e-îrazî’den (k.s) tasavvuf terbiyesi ald. Harzem’e saldran Moollara kar cihad ederken 1221 tarihinde ehid oldu.
Mevlana Celâleddin-i Rûmî (k.s) Hazretleri
Mevlana Celaleddin Muhammed el-Belhî er-Rûmî (k.s), 1207’de Belh’te dodu. Devrinin büyük âlimlerinden ve evliyasndan olan babas Sultan’ul-Ulema Bahaddin Veled Hazretleri, Mool istilas sebebiyle ailesiyle birlikte Belh’ten çkt. Nisabur, Badat, Kûfe, Hicaz, am ve Anadolu’nun baz ehirlerine urayp Karaman’a yerletiler. Selçuklu Hükümdar Alaaddin Keykubat’n davetiyle Konya’ya intikal ettiler. 1231’de babas Sultan’ul-Ulema vefat etti ve onun talebeleriyle müritleri büyük bir âlim olan Mevlana’nn etrafnda toplandlar. 1244’te ems-i Tebrizî (k.s) ile tant ve ondan çok istifade etti. Tarikat Anadolu’da yayld.
Bahauddin ah- Nakibend (k.s) Hazretleri
Hace Bahauddin Muhammed bin Muhammed el-Buharî (k.s), 718/1318’de Buhara’nn Kasr- Arifan köyünde dodu. lim ve irfan merkezi olan Buhara’da hem âlim hem veli olarak yetiti ve çok yüksek bir kabule mazhar oldu. eyhi, Hacegan tarikatndan Emir Gülal (k.s) olmakla beraber üveysî olarak kendisinden bir asr evvel yaam olan Abdulhalik Gucdevanî’den (k.s) terbiye gördü.
Sünnet-i seniyeye son derece bal olmas ve tavizsiz tavr sebebiyle tarikat, havas-avam, ulema-suleha katnda büyük kabul görmütür.
Hace Emir Gülal ölmeden önce bütün müridlerini ona göndermitir.
Tarikat, halifeleri ve özellikle Ubeydullah Ahrar (k.s) vastasyla Buhara, Semerkan, Takend ve bütün Maverahünnehr’e, mam- Rabbanî (k.s) ile Hindistan’a, özellikle Halid-i Badadî (k.s) vastasyla bütün slam alemine yayld. Nakî yolu, ilk defa Fatih Sultan Mehmed zamannda Ubeydullah Ahrar’n (k.s) halifesi Molla Abdullah lahî ile stanbul’a girdi. Ubeydullah Ahrar’n (k.s) bir dier halifesi olan Baba Haydar Semerkandî de (k.s) stanbul’a gelerek yerlemi ve Ebu Eyyûb el-Ensarî (r.a)’n kabrine yakn bir mahalde tekke ve cami ina etmitir. ah- Nakibend Hazretleri 491/1389 tarihinde doduu köy olan Kasr- Arifan’da vefat etmitir. Nakî yolu, tarikatlar arasnda Hazreti Ebu Bekr es-Sddk (r.a) vastasyla Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ulaan tek tarikat olma özelliine sahiptir. Dier tarikatlarn hepsi Hazreti Ali (r.a) vastasyla Rasûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e ulamaktadr. Nakibendî tarikat, halen slam âleminde en yaygn tarikat olma özelliini tamaktadr.
mam- Rabbanî Hazretleri, Naki yolu hakknda öyle buyurmaktadr:
“yi dinle ve bil ki; insann mükellef olduu ve muhakkak ona lazm olan ey, emirlere uymak, yasaklardan kaçmaktr.
“Rasûl size neyi getirirse derhal aln ve sizi neyden nehyederse derhal saknn.” (Har:7) ayet-i kerimesi bu manaya ahittir. nsan ki;
“Âgâh olun ki halis ibadet ancak Allah içindir.”(Zümer:3) ayet-i kerimesiyle ihlas ile emrolunmutur. hlas da fena (fenafillah) ve zatî mehabbet olmakszn düünülemez. Öyleyse fenay elde eden sofîye yoluna sülük etmek de zarurî olmutur.
Tasavvuf yollar kemal ve tekmil mertebelerinde farkllk arzetmektedir. Dolaysyla onlarn arasndan sünnete ittibaya en çok yapan, er’î hükümleri uygulamaya en muvafk olan seçilmelidir. Bu yol da hiç üphesiz Nakî büyüklerinin yoludur. Çünkü bu büyükler, bu yolda sünnete sarlmlar ve bidattan kaçnmlardr.
öyle ki; zahirde ve batnda faydal bile bulsalar mümkün mertebe ruhsatla amel etmeye cevaz vermezler (müsaade etmezler). Surette manevi yürüyüe zarar verdiini bilseler bile azimetle ameli terketmezler.
Onlar manevi halleri er’î hükümlere tabi klmlardr. Ruhî zevkleri ve marifetleri dinî ilimlerin hizmetçisi olarak görmülerdir. Onlar nefis dinî cevherleri çocuklar gibi hal ve vecdin cevzine-mevzine deimezler.” (Cild:1; Mektub:243)
Burada zikrettiklerimizden baka daha birçok erbab- tarikat vardr. Biz en mehur olanlar dile getirmi olduk. slam tarihi iyi incelendiinde görülecektir ki tarikatlar ehl-i sünnet itikadnn korunmasnda, ameli mezheplerin devam etmesinde büyük hizmetler vermilerdir. slam’n yaylmasnda slam topraklarna saldran dümanlara kar cihad yürütmede, otoritenin zaafa dütüü zamanlarda Müslümanlar toparlamada çok ciddi çalmalar yapmlardr. Elbette bu arada tasavvuf ehli görünen baz zndklarn ve cahillerin yapt yanllardan dolay bu kutlu taifenin tamamna hüküm vermek yanltr.
Mevla Teâlâ cümlemizi daima en doruya hidayet buyursun. Allah’a emanet olunuz.
Yazar: Þefik Kocaman |
25-06-16 |
||
| E mail: gazetevahdet.com | Tweet | ||