HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TEFEKKÜR / ÝNSAN VE TEFEKKÜR
Okunma Says: 5094
Yazar: Lütfi Bergen
SÖZÜ DEÐERLÝ KILAN, SÖZÜNDE DURMAKTI

'Deerleri için yaama' kavramndan, 'yaarken baz deerleri olan insan' kavramna geçtik. Bu nedenle artk randevu saatleri dahi esnek.

Kâbe hakemlii meselesi ortaya çktnda Mekke’nin ileri gelenlerini sevince boan husus, el-Emin adyla anlr olan Abdullah olu Muhammed’in Allah’n takdiri ile tartmann ortasna gönderilmi olmasyd.

 

Ahd'e  Vefa

Genç Muhammed (asv) o zaman henüz 25 yalarndadr ve tabii ki daha peygamber deildir. Hacer-ül Esved’in yerletirilmesi bir eref arz ettiinden tüm kabileler bu ii kendilerine layk görünce Abdülmuttalib’in days bilge Huzeyfe bin Mugire; “Ey Kurey topluluu! Anlaamadnz i hakknda hüküm vermek üzere, u kapdan ilk girecek zat aranzda hakem yapn” der ve Kâbe’ye açlan Beni eybe kapsn gösterir. Oradakiler bu teklifi kabul ederler.

Nihayet kapda, El-Emin, yani Abdullah olu Muhammed görünür. El- Emin öyle buyurur: “Hacer ül Esved bir örtüye konulacak ve her kabileden bir kii örtünün ucundan tutacak.” Ta, konulaca yere kadar kaldrlr. Sonra kendisi ta kucaklayp yerine koyar. Böylece balamas muhtemel büyük bir çarpma savuturulur. Allah’n evi, Allah’n has bir kulu ile imar edilir.

 

Dilemma
 

 

Söz vermitik

Modern dünyada müslüman olmann bu hikâyeden alaca dersler var. Peygamberin vahiy almadan önce müslüman olmay mü’min olmaya doru tadn görüyoruz. Peygamber, basit bir müslüman olmayla iktifa etmemiti. Mü’min olmaya cehdetmiti. Yani El- Emin. O kadar ar bir yük ki bu. Ne zaman biri “ben mü’min bir adamm” dese dehetle irkiliyorum. Acaba Hallac geri mi döndü? Zira el-Hakk olan Allah, el Mü’min’dir de. Bir iddia varsa, bir tecelli de zuhur edecektir. Bir adan. Modernlik, adan bozamayacak, mazeret olamayacak harici engele dönüüyor. Eer bir adan varsa ve hakiki ise, Hallac’ ne aldatabilirdi. Allah’a kaç kim kovalayabilir?

Bir hakikatsizlik olutu.

Önce söz vard. Verilen söz kutsald.

Kelimeler ve  Deerler


Ama biz bu kutsal kaybettik.

Modern dünyann gerekleri böyle dersiniz.

Böyle ama. Verilmi söz vard.

Sözü kutsal klan, söze riayetti

Rivayet ediliyor ki, yine Abdullah olu Muhammed bir arkada ile kavilleti. Birbirlerine mehil ve mahal söylediler. Muhammed (asv) buluma yerine saatinde vard. Arkada henüz gelmemiti. Söz kestiklerini unutmutu. Nihayet iki gün sonra bulumay hatrlad. Tayin edilen yere vardnda, Muhammed (asv)’i hâlâ orada bekler buldu. Hayret ve mahcubiyet içinde özür diledi. Ancak cevap, hayreti büyütecek cinstendi: “Ben sadece vazifemi yaptm. Seni burada bekleyeceimi söyledim ve bekledim. Ben senin bana bir hal gelmitir diye üzülmütüm.” Sözü kutsal klan, söze riayetti. Sözü tutmak, adam emin klan bir eydi. Kitapta öyle denilmiti: “Yapamayacanz eyleri niçin söylersiniz? Yapamayacanz eyleri söylemeniz Allah yannda büyük günahtr.”(61 Saf 2-3)

Godot'yu  BeklerkenKprdamyorsunuz bile

Demek ki bizim kültürümüzde “Godot’yu Beklerken” trajedisine dümek mümkün olmayacaktr. Aldatan aldanmtr çünkü. Bir gün stiklal Caddesi’ndeki tiyatrolardan birinde Beckett’in bu oyunu sahne alrsa, karanln ortasnda bir çakmak yakp “Godot, Jesus, God (tanr) ya da bir bakas size gelmeyecek. Kprdamyorsunuz bile” demeyi hayal ederek ayaa kalkmak isterim. Godot zaten gelmeyecek olandr.

Deerlerini tüketmi insanlarn arasnda hayatn çaresizlie maruz kalmak olduunu anlatan bu oyuna içimde bir direni yakardm. Müslümanca iradenin anlamnn kalmad bir dünyada, hiçbir eyi deitiremeden, anlamszl bekleyerek tükenmekten kurtulurdum. Akmayan bir vakti geçirmeyi zorlayarak yaamann ad olan “Godot’yu Beklemek”ten kendimi azad ederdim. Godot gelmiyor. Çünkü Godot, zaten gelmeyecek olann ad. Oyunun sonunda Vladimir sorar, “Gidelim mi?” Estragon cevaplar: “Gidelim” (Kprdamazlar). Godot gelmemise, baka birileri gelecektir. Deerleri olan birileri yoldadr.

Mü’min mü’minin velisiydi
Godot'yu  Beklerken

Önce söz vard. Verilen söz emanetti. Dalara, yere ve göe soruldu. Dalarn zirveleri eildi, denizler duruldu, ormanlarn kükremeleri dindi. Güne solmu bir sonbahar yapra kadar soudu. “Beni seçme Rabbim.” Sonra Rahman bir adam gönderdi. Adam sözü yüklendi. Kyamete dek borçland. “Verdiiniz sözü yerine getirin; çünkü verilen söz, sorumluluu gerektirir.” ( 17 sra 34)

Peygamber’den sonra da sözün borç olduunu bilenler vard. Borç kutsald. Bir borçlu vefat edince, cemaat borcu eda etmedikçe, defnedilmeye rza gösterilmezdi. Mü’min mü’minin velisiydi.

BekleyiBu zat yerime kalr. Çünkü O Peygamber’in arkadadr.

Hz. Ömer (ra) arkadalaryla sohbet ederken meclise üç genç gelir. kisi üçüncüden davacdr. Derler ki: “Bu adam babamzn katilidir.” Üçüncüye sorulunca o da öyle der: “Abdest almak için hurma aaçlarnn yannda atmdan indim. Atmn ihtiyarn hurma aacndan dal koparmasna engel olamadm. htiyar, öfkeyle atma bir ta frlatt. Canm kadar sevdiim atm ölünce dehete kaplp bir ta da ben attm. htiyar cansz yld. Adam ölünce bekledim, oullar geldiler. Huzura çktk.”

Ksas gerekmiti. Ancak genç üç gün mühlet istedi. “Üzerimde bir yetimin hakk var. Kimsenin bilmedii topraa gömülüdür. Onu sahibine teslim edeyim, hükmü öyle infaz edin.” Hz. Ömer (ra), “Yerine kim kalr ki?” diye sorunca, genç toplulua göz gezdirir. Bir rivayete göre Ebu Zer, dierine göre de Amr bn As ile göz göze gelir. “Bu zat yerime kalr. Çünkü O Peygamber’in arkadadr” der. Sahabi rza verir: “Evet, kefilim.” Genç salnr.

Ahd’e vefaszlk etti demeyesiniz diye

Ahd'e  Vefa


Üçüncü günün sonunda vakit sona ermek üzere. Gençten haber yoktur. Medine’nin ileri gelenleri davaclara diyet teklif ederlerse de kabul ettiremezler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevab verir, der ki: “Bu kefil babam olsa fark etmez, cezay infaz ederim.” Kefil de der ki: “Biz de sözümüzün arkasndayz.” Söz borçtur, iltimas geçmez.

Nihayet genç görünür, kalabalk dalgalanr.

Hz. Ömer gence dönerek der ki: “Evladm, gelmeme gibi önemli bir frsatn vard, neden geldin?” Genç vakurla ban kaldrr ve: “Ahd’e vefaszlk etti demeyesiniz diye geldim.”

Hz. Ömer ban bu defa çevirir ve kefile sorar, “Sen bu delikanly tanmyorsun, nasl oldu da onun yerine kefil oldun?” Kefil: “Bu kadar insann içerisinden beni seçti, ‘insanlk öldü’ dedirtmemek için kabul ettim” der.

Bunun üzerine gençler konuurlar: “Biz bu davadan vazgeçiyoruz.” Bu sözün üzerine Hz. Ömer: “Biraz evvel babamzn kan yerde kalmasn diyordunuz, ne oldu da vazgeçiyorsunuz?” Gençlerin cevab dehetlidir: “Merhametsiz insan kalmad demeyesiniz” diye.

Yine onlar ki…

Söz kesildi, artk rûy-i zemindeyiz.

Kutsal koru. Ahdini tut. Kelimeni yaa. Hakikate varan kulluk budur.

“Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler.” (23 Mü’minun 8)

Direnmek

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Lütfi Bergen sözün izinde hatrlatt

Yazar: Lütfi Bergen
06-07-10
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
SÖZÜ DEÐERLÝ KILAN, SÖZÜNDE DURMAKTI
Online Kii: 28
Bu Gn: 687 || Bu Ay: 5.779 || Toplam Ziyareti: 2.928.872 || Toplam Tklanma: 58.613.054