HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : EDEBÝYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERÝNE
Okunma Says: 2894
Yazar: Kevser Kuloðlu
YAZMAYA ÝLK TEÞVÝK EDEN ANNESÝ!
AL ÇAKIR’LA KONUTUK!
Yazar Ali Çakr ile yazma serüvenine nasl baladn ve kitab Bir Pervane çin En Ac ey Donarak Ölmektir’i konutuk.


Yazma isteiniz nasl dodu?
Ali Çakr
  

Aslnda her ey okumakla balad ve kendiliinden geliti. Okumak öyle bir öretmen ki, örencilerini onlara fark ettirmeden deitiriyor. Okumak size her defasnda yeni kelimeler veriyor. Kelime daarc gelitikçe duyu ve düünü de geliiyor; çünkü düünmek için kelimelere ihtiyacnz var. Bundan baka, kelimelere yeni anlamlar yüklemeyi de öreniyorsunuz. Yani zaman içinde kelimelerin terbiyesinden, rahlesinden geçiyorsunuz okuyarak. Yazanlarn fark da tam bu noktada ortaya çkyor bence. Yazar, okuduklarna inanan kiidir çünkü. Okumak yazar için bir hakikate ulama eylemidir. O hakikati bulabilmesi veya bulamamas da önemsizdir. Hakikatin peinde, hakikatin kendisine yeni eyler katma, hani hakikatin “üstüne koyma” gayretindedir yazar.

Âcizane, benim yazma isteim böyle çok da somut olarak ifade edemeyeceim bir ekilde ortaya çkt. Okuduklarm beni yazmaya zorlad; çünkü okuduklarma samimiyetle inandm. Biz istesek de istemesek de, farknda olsak da olmasak da harflerin, hayatn tam merkezinde olduunu anladm. Okuduklarmn beni yazmaya zorlamas, daha dorusu mecbur brakmas sonucu da karalamalar diyebileceimiz ekilde yazmaya baladm ve devam ediyorum. Burada annemi anmadan da edemeyeceim. lk çalmalarm dergilerde yer almaya baladnda bana bir gün öyle demiti: “Köydeki bahçemize kavak dikeriz. Yetiince de satar, kitabn çkarrz.” Bugüne kadar birçok kymetli edebiyat erbabndan yüreklendirici sözler duydum; ama hiçbir ey annemin bu destei kadar dizlerime derman vermedi. Kendisini bu vesileyle rahmet ve ükranla anyorum tekrar.

Ali Çakr
Yahya Kemal, özlenmesi gerekenleri en güzel özleyen ve bunu baarl bir ekilde terennüm eden kiidir

Hangi yazarlar hayal dünyanz geniletiyor?

Bugüne kadar okuduum bütün eserlerin yazarlar hayal dünyama katk yapmtr. Somut açklamalardan çok bende brakt izlerle burada birkaç isim anmakta fayda var. Bunlar tamamen benim ahsî zanlarmdan olumaktadr, yanlrsam kusuruma bakmayn. Öncelikle, çocukken büyüklerimden dinlediim masallarn ve milli destanlarmzn üzerimde fazlaca tesirli olduunu ifade etmeliyim. Dede Korkut, her zaman çok önemsediim bir “mefkûre”dir. O geçi dönemindeki iyi niyeti ve örenme arzusunu çok iyi yansttn düünüyorum ve böylece bir ahstan çok bir düünme biçimi olarak görüyorum Dede Korkut’u. Ahmed Yesevi de “farknda olma” açsndan çok önemlidir. Yûnus Emre’deki Türkçe’ye ve söyleyi kolaylna, her sözünde tekrar tekrar hayran oluyorum. Mevlânâ her zaman baucumda duran, tpk Dede Korkut gibi bir parças olduu milletine yol gösteren bir bilgedir. Fuzuli ise bana göre dünyann görebilecei en büyük airdir. ‘Medeniyet’ deyince benim aklma Fuzuli geliyor. Türkçe’yi sanat dili yapan, Türkçe’yi ispatlayan kii olarak tanmlyorum Fuzuli’yi. Onun hemen arkasnda, ne yaptn bilen, kendinden emin bir edayla Baki’nin yürüdüünü görüyorum. Bugün hâlâ Fuzuli’nin de Baki kadar “imkân” bulamam olmasna hayflanyorum. eyh Galib de sembollere yükledii anlamlarla dünya edebiyatna damga vurmas gereken bir edib olmalyd; fakat maalesef yeterince tanmadmz için tam olarak tantamadk.

Sonra Mehmed Akif ve Yahya Kemal var. Mehmed Akif tam olarak bir model insandr. Bugün okullarda daha etkili bir ekilde anlatlmasn, örencilerimize örnek insan olarak takdim edilmesini çok isterdim. Yahya Kemal ise özlenmesi gerekenleri en güzel özleyen ve bunu baarl bir ekilde terennüm eden kiidir. Özlemenin ve deerlere sahip çkmann ne ve nasl olduunu Yahya Kemal’den örendiimi söyleyebilirim. Mehmed Akif ve Yahya Kemal Milli Mücadele’nin perde arkasnda, yaptklarndan bahsetmeden kahramanlk yapabilme erdeminin iki büyük temsilcisidir de ayn zamanda.

Sezai Karakoç, bildiklerimizi farkl kelimelerle söyleyebilen bir seyyah gibi gelmitir bana hep. Zarifolu, iirimizi bütün cepheleriyle yenileyen, yürekli, erdemli, inançl bir ahir zaman filozofuydu. Rahmetli Cahit Zarifolu benim tanmadan özlediim adamd. Cemil Meriç bize düünmeyi hatrlatan, doru tespitleriyle yolumuzu aydnlatan, sadece ülkemiz için deil bizim gibi olan bütün ülkeler için çok önemli bir münevverdi. Mustafa Kutlu Türk hikâyeciliinin geçmiini ve geleceini birbirine balayan bir köprüdür. Bu köprünün ayaklarndan biri de Ali Ayçil’dir. Haldun Taner’in hikâyeleri de edebiyatmza önemli katklar yapmtr. Ve tabii ki Necip Fazl… Necip Fazl Ksakürek hakknda âcizane düündüklerimi buraya sdrabilmeme imkân yok. Düündüklerimin bir hülasas olarak Necip Fazl’n tornasndan çktm söyleyebilirim. Bir de Attila lhan ve Orhan Veli var. Nuri Pakdil’i de anmadan geçmeyelim.

Yunan mitolojisi de bana pencereler ve kaplar açmtr. Cioran, Wilde, Borges, Nietzsche, Heidegger, Kafka, Konfüçyüs, Shakespeare… lk anda aklma gelen yabanc isimler.

Kitabnz Bir Pervane çin En Ac ey Donarak Ölmektir’i neden yazdnz?

Ali Çakr

Bu soruya kitabn yazar olarak deil de okuyucusu olarak cevap vereyim önce, müsaadenizle. Aslnda sadece iki kutuplu bir dünyada yayoruz, fazla seçeneimiz yok. Sadece iki kutup var. Bu kutuplarn adn ister iyi ve kötü, ister güzel ve çirkin, ister olumlu ve olumsuz olarak koyun. Belki içinde bulunduunuz duruma göre kutuplarn ad deiiyor; fakat önemli olan da ad deil zaten. Bir ekilde yaptnz veya yapmay reddettiiniz her eyde o iki kutuptan birini tercih etmi oluyorsunuz. Aslnda dünyada gri yok ve hiç olmad; ya siyah, ya beyaz… Bu açdan baktmzda da aslnda hepimiz iyiyiz ve hepimiz kötüyüz, aslnda hiçbirimiz mutlak iyi veya mutlak kötü deiliz. Bizi her yanmzdan kuatm olan zaman ve mekân bizi bazen iyi ve bazen kötü role soyunduruyor.

Belki de burada davranlarmz gerekçelendirebilmemiz önem kazanyor, bilemiyorum. Sonuçta yaptmz, yapmadmz her eyin bir sebebi mutlaka var. Sebep bizi masum klar m? Bunun cevab da son derece göreceli, izafî. Masum kalamyoruz bir ekilde. te burada devreye de merhamet giriyor. Bence merhamet, kalbimizin üretebildii en samimi iki duygunun biri. Dieri de öfke. Cezalandrmak öfkenin eseri oluyor zaten. Bundan kaç yok. Dikkat edilmesi gereken, önemli olan ise affetmenin merhamet neticesinde olup olmamasdr. Eer affetmenin temelinde merhamet yoksa samimiyet kaybolmutur, insanlar birbirlerini öyle veya böyle menfaatten hasl sebeplerle affetmitir demektir ki, bu da bütün bir düzeni temelinden yani samimiyetinden çatlatm olur. Samimiyet de ortadan kalktnda o çok ikayet ettiimiz maskeli balo bütün hayatmz kuatr ve biz önce akn seyirci sonra usta oyuncu oluruz. Bütün bu dairenin içinde de neresinde durursak duralm karmza merhamet çkacaktr, çkmaldr. Merhamet fert olarak ruhumuzun bekçisi olduunda hiçbir beyin korunmu olan düünmez, hiçbir ayak korunmu olana gitmez, hiçbir el korunmu olana uzanmaz.

Geleneksel kültürümüzdeki âk, mauk ve rakip üçlüsünü pervane efsanesine tadk

Bir de hzla akp duran hayatlarmz var. Hiçbirimizin durup düünecek vakti yok. Hiçbirimizin muhasebe yapacak hali yok. Yani halimiz, vaktimiz yerinde deil maalesef. Aslnda haklyz da; çünkü yaadmz hayat bize bunu dayatyor. Arkada kalan çürük elma... Böyle olunca da o vakardan ve estetikten uzaklatk, uzaklayoruz. Bana sorarsanz Türk’ün yapt her ite belirgin iki özellik budur derim; vakar ve estetik. Evet, gerçekten de artk dünya küçük bir köy. Bugün renk fark olmakszn insanlarn ülkelerini deitirin, milliyetini tayin edemezsiniz. nsanlarn, deil fert olarak, millet ve kültür olarak da fark hzla kayboluyor, maalesef ruha tek pay biçmeyen batnn lehine. Görerek, sayarak, biriktirerek, ölçerek, tartarak yayoruz. Kütleler, kitleler, maddeler halinde yayoruz.

Kitabn, âcizane, yazar olarak da birkaç hususa dikkat çekmekte fayda görüyorum. Öncelikle pervane efsanesine bilinçli olarak eklediimiz üçüncü karakter, benim kitapta en çok önemsediim nokta. Mum, ate ve pervane… Geleneksel kültürümüzdeki âk, mauk ve rakip üçlüsünü pervane efsanesine tadk. Semboller de gerçek hayata çok uygun dütü. Hüsran ve ak birbirine yakyor zaten. Kitaptaki ak hikâyesi de hüsran ve ak yan yana getirirken gideni de kalan da suçlamyor. Bir dier husus, kitab arka kapaktaki hikaye ile, arka kapaktaki hikayeyi de kitabn adyla özetlemeye çaltk. Bir Pervane çin En Ac ey Donarak Ölmektir, pervanenin donarak ölme sürecindeki sergüzetini hem ferdî hem de sosyal olarak anlatma gayretinde olan bir kitap. Bundan sonraki çalmalarmzn arasnda bilinçli bir yeri olan bir kitap.

Ali Çakr
Bu kitab okuyanlar nasl bir maddi ve manevi dünyayla karlaacaklar?

Maddi olarak, yaadklar dünyadan, daha dorusu yaadmz dünyadan çok da farkl bir dünya olduunu söyleyemem. Sembollere ve hayal unsurlarna yer verilmise de anlatlan olaylar gerçee uygun. lenen konular bakmndan böyle… Bu olaylarn kitaptaki kahramanlar üzerindeki etkisi ve olaylarn seyri açsndan baktmzda i biraz deiiyor. Madde ve mana birlikte yürüyor. Aslna bakarsanz maddeyi ve manay keskin çizgilerle birbirinden ayrmann çok da mümkün olmadn düünüyorum. Cansz binalarn da kendine has bir ruhu, bir dokusu vardr ki, beeniyi de bu yönüyle kazanr. Yahut basit bir eya, bizde ifade ettii mana ile hislerimizi tahrik edebilmektedir. Kitabn ana kahramannn gördüü, gösterdii dünya biraz rahat kaçrc, huzur bozucu bir dünya. Büyük çabalarla edindii erdemlere, gerçek hayatta karlk bulamam birinin gözüyle baklyor hayata. Olan ve olmas gereken arasnda, bildii ile yaad arasnda skp kalm bir kahraman, okuyucusunun ellerinden tutup, onu kendi dünyasndan, kendi dünyasna bir daha bakmaya çaryor. Atladmz önemli ayrntlara mim koymaya çalyor. Bunu yaparken de yakamza yapp bizi sarsmak yerine, kulak misafiri olabileceimiz bir üslup taknyor.
Yazar: Kevser Kuloðlu
07-08-10
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
YAZMAYA ÝLK TEÞVÝK EDEN ANNESÝ!
Online Kii: 38
Bu Gn: 638 || Bu Ay: 5.730 || Toplam Ziyareti: 2.928.813 || Toplam Tklanma: 58.611.761