
| Kategori : TEFEKKÜR / ÝNSAN VE TEFEKKÜR | Okunma Says: 3718 |
Bir Müslüman için en üstün deer ölçüsü, Allâh'n rzâsdr. Cennet Allâh'n rzâsna kavuma mazhariyetini ifade ettii için güzeldir. Allâh'n rzâs, her türlü merû ideali ihâta eden bir mefhumdur. Orada insan sevgisinin de, millet sevgisinin de, bütün gerçek (hâlis) tekâmül hedeflerinin de özü vardr.
Garaudy'nin bir kitabnda Goethe'nin u cümlesi var: “Er veya geç, akla uygun bir slâm' kabul etmek zorunda kalacaz.” (Willemer'e 15 Haziran 1817 tarihinde yazd mektuptan... slâm ve nsanln Gelecei.)
Goethe'nin tercüme edilen mektuplarna baktm; o mektup atlanm. Willemer'e yazd 19 ekim tarihli mektup var, o yok. Ben doru olduuna inanyorum, bilhassa ihmâl edildiine inanyorum.
Tefekkürde kalb, akldan önce gelir. Hemen itiraz edilmesin, açklayalm... nsann yüreinde hakikatseverlik duygusu varsa; bu duygu, nefsânî tasallutlardan kurtulmusa; akl, doruyu bulur. Dorunun istikametini bulur... Oraya doru akar... Çünkü ftratn mihveri, istikamet üzeredir. Yanl Düünce'de nefsânî tasallutun bir ûbesi mutlaka devreye girmitir. Öfkeye kaplmsndr, reaksiyonu öne almsndr, gururuna yenilmisindir; bir menfîlik, kalbden gelen n bir noktada fersizletirmitir. Yürürken krk tane yanl göstermi olsan; krk birinciyi sen îcat edersin, o yanlna da gömülüp kalrsn. Panteizm'ler, deizm'ler falan hep böyle dodu. Nefsâniyetin bir perdesi iner ve tefekkür biter.
Kur‘ân- Kerim'de hem vâki hem müstakbel itirazlara cevaplar vardr. Birileri, “kalblerin mühürlü oluu” mâzeretiyle ortaya çkar. Kalbler nasl mühürlü olma noktasna gelir? Nefsâniyet perdesi inince, hikmete açlmann ön liyâkat art ortadan kalknca; “mühür” gelir. Hak ve hakikat duygusu bir noktada krlp iflas edince, kalbin üzerine nefsâniyet göçüü ylr; “mühür”, o hâlin hem tecziyesi hem tescilidir. Lihikmetin öyledir. Âdetullah'n, Sünnetullâh'n mânevî muayyeniyeti; “kader-i lâhî” hâlinde böyle tecellî eder. Küllî irâde, programlad düzeni elbette ki korur. Her ey bir tecelliyât deryâs hâlinde akar, hiçbir ey birbirine karmaz.
NOT: Vurgular bize âittir. (Dorulu)
Kelimeler:
mazhariyet: Nâil olma, eriilen, ulalan, içinde bulunulan iyi hâl.
ihâta: Kuatma; hepsine hâkim ve vâkf olma.
mefhum: Kavram.
panteizm: Yaratanla yaratlan ayn ey sanan felsefe.
deizm: Allah'a inanp, kainata müdahale etmediine inanan; vahyi kabul etmeyen felsefî görü.
vâki: u anda olan.
müstakbel: Gelecekte.
tecziye: Cezalandrma.
küllî irâde: Her eyi kuatan irâde; Allah'n irâdesi.
tecelliyât: Görünüler, beliriler; Allah'n isim ve fiillerinin belirmesi, hissedilmesi; ilâhî kudretin meydana çkmas.
Yazar: Ahmed Selim |
18-08-10 |
||
| E mail: ethem92@mynet.com | Tweet | ||