HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
İman edenler, hicret edenler ve canları ve mallarıyla Allah yolunda cihat edenler Allah katında en yüksek mertebededirler. Asıl kurtuluşa erenler de bunlardır.
Tevbe, 9/ 20.
HADÎS-İ ŞERİF
Mü'min insanların canları ve malları konusunda kendisine itimat ettikleri kimsedir. Muhacir ise hatalardan ve günahlardan uzaklaşandır.
İbni Mace, Fitne, 2, 3924.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
'9 ayda 1 milyon 700 bin kişi istihdam edildi'    Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'ya geldi    Fed yetkilileri faiz arttırma konusunda uzlaştı    Mısır'dan Katar'a vize uygulaması    Muğla'da 5,3 şiddetinde deprem    Kemal Gümüş Mavi Marmara yolcusu diye Kudüs'e alınmadı    Zimbabve eski Devlet Başkan Yardımcısı Mnangagwa ülkesine döndü    'Öğretmen açığıyla ilgili çalışmalar yapacağız'    Sadr: Suudi Arabistan ziyaretim İran'ı kızdırdı    ABD'de petrol sondaj kulesi sayısı arttı       Yolcusu rahatsızlanan uçak Atatürk Havalimanı'na iniş yaptı    BM: Mladic kararı adaletin yerini bulduğunu gösteriyor    Almanya'daki Türk marketine silahlı saldırı düzenlendi: 2 kişi yaralandı    Elazığ'da telefon dolandırıcısı tutuklandı   
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 67
ŞAKA GİBİ...

ŞAKA GİBİ...Dün sekiz yüz elli altıncı kere yeniden öğrendik: Atatürk'ün sevdiği şarkılar varmış.

Safiye Ayla'yı dinlermiş ama bu konuda ulema arasında ihtilaf vardır, "paravanın arkasından mı önünden mi" şeklinde... Bir diğer tartışma konusu da "içkisini sarı leblebiyle mi yoksa beyaz leblebiyle mi içerdi" şeklindedir.

Bakalım nelermiş o şarkılar, belki bilmeyen kalmıştır:
- Kimseye Etmem Şikâyet, Ağlarım Ben Halime...
- Mani Oluyor Halimi Takrire Hicabım...
- Havada Bulut Yok, Bu Ne Dumandır?...
- Dayler Dayler...
- Cana Rakibi Handan Edersin...
- Aliş'imin Kaşları Kara...
- İzmir'in Kavakları...
- Şahane Gözler Şahane, Hüznüne Yoktur Bahane...
- Sigaramın Dumanı, Yoktur Yarin İmanı...
- Asker Yolu Beklerim, Günü Güne Eklerim...
- Çile Bülbülüm Çile...
- Değirmene Un Yolladım...
- Şu Dalmadan Geçtin mi, Soğuk Sular İçtin mi?...
- Pencere Açıldı Bilal Oğlan, Piştov Patladı...
- Yanık Ömer...
- Fikrimin İnce Gülü, Kalbimin Şen Bülbülü...
- A Benim Mor Çiçeğim, Sen Doldur Ben İçeyim...
- Vardar Ovası, Kazanamadım Sıla Parası...
***
Evvelce de sormuştum, şimdi de soruyorum:
Türkiye'yi kesin ve radikal biçimde Batı uygarlığına geçiren, hatta bu amaçla bir dönem radyoda "Türk Sanat Musikisi" olarak bilinen müzik türünü de yasaklatan Büyük Önder, bu "devrimi" kendi özel hayatında niçin gerçekleştirememişti?

Cumhuriyet balolarında tango çalınmasını emreden ve kendisi de çeşitli hanımları dansa kaldırarak bu müzik türünün yayılmasına önayak olan Atatürk, hiç mi tango dinlemezdi yahu?
O dönemin yıldızları Carlos Gardel, Maurice Chevalier falan?
Peki ya klasik Batı müziği?
Bu iş biraz, Stalin'in Amerikan filmlerini yasaklayıp Kremlin'deki özel salonunda vurdulu kırdılı kovboy filmleri seyretmesine benzemedi mi?
Bunu sormuştum, bir büyüğüm "zevkler ve renkler tartışılmaz" gibilerden pek politik bir cevap vermişti.

Ben şaklaban olduğum için tekrar sorayım dedim.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Engin Ardıç
11-11-17
E mail: sabah.com.tr  
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ŞAKA GİBİ...
Online Kişi: 27
Bu Gün: 5 || Bu Ay: 7049 || Toplam Ziyaretçi: 901746 || Toplam Tıklanma: 23079306