HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / HÝKÂYE
Okunma Says: 2194
Yazar: Ýsmail Kýlýçarslan
MEZARCI ALÝ

MEZARCI ALYeralt

Yirmi iki yldr, elindeki kürein topraa her dalnda çkard o doygun sesler ona bir çeit müzik gibi geliyordu. Baz ‘hr’ seslerini dier baz ‘hr’ seslerinden ayrabilmeyi de örenmiti zaman içerisinde.  Kesee mi, taa m, yumuak topraa m girdiini anlard kürein her sesinden. Ritmi ona göre ayarlar, kürein gücünü ona göre dengelerdi. Böylelikle ne toprak yorulurdu ne kendisi ne de kürek.

Sabahtan balard ie. Besmeleyi çeker, iki metre yirmi santime bir metre yirmi santim bir çukuru bir buçuk metre kadar derinletirirdi. Bu yanyla kazd çukurlar, standart ölçülerin hafif dnda, biraz geniçe olurdu. Soran olmazd ya, soran olursa ‘bari burada biraz rahat etsinler’ diye cevap vermeyi tasarlard hep.

Tam yirmi iki yldr kimsesizlere mezar kazard Ali. Müdürlüün kendisine gösterdii prefabrik yapda yatar kalkard. Yani hem mezar kazcs hem de bekçisiydi.

Hatrlyordu. Askerden dönünce doruca yetitirme yurdunun müdürüne gitmiti. Bu ‘baba’ sayd adamn elini öpmü, ‘saol müdür baba, gönderdiin harçlklarla yaptm askerlii. Allah senden raz olsun’ demiti.

kinci çaylar içerlerken müdür baba ‘sana bir i bulmak lazm be Ali’ demiti de Ali’yi rahatlatvermiti. ‘He ya’ demiti Ali, ‘bir iin ucundan tutmam lazm müdür baba. Ama okuyamadk ite. Ben bir çalm inaat ilerine baktm ama kulak asma. Amele milleti hep hemerici, hsmc olmu. Orada bize lokma yok.’

Müdür baba, ‘dur bakalm’ deyip bir vakit byklaryla megul olmu, sonunda telefonu tr tr çevirip bir adam aramt. ‘Çok iyi tandm bir çocuktur, valla bilmem ki, yapar aslnda’ falan diyerek, yüzü kah aslp kah aydnlanarak konumutu. Sonunda da ‘he ya, çocuklar da alp bir gidemedik öyle kafamza göre. Bu yaz yapalm inallah’ diyerek kapamt telefonu.

te Ali’nin mezar kazcl ii böyle balamt. e baladnn onuncu ylnda müdür baba, on yedinci ylnda kendisini ie alan daire bakan rahmetli olmutu. Ali, ikisinin de mezarnn kazm iini kimseye brakmam, özene bezene yapmt bu ii. Mezarlarda ne bir kesek, ne bir ta, hatta ne bir çakl brakmt. ‘Rahat etsinler rahat. yi insanlar rahat etmeli’ diye geçirmiti aklndan.

Hani denilebilir ki mezarln sahibi olan belediye bu yirmi iki ylda sekiz dokuz kez el deitirmi, ama Ali’yi kimse deitirmemiti. Eh, kimsesizler mezarnda, bir prefabrik yapda yatp kalkarak hem bekçilik hem mezar kazcl yapma ii belki de kimseye cazip gelmiyordu.

Bildii bilitii kimsesi yoktu. Ne bir akraba ne bir yaren. Sadece tanlar vard. Mezarlk caminin imamlar, maan çektii bankann memurlar, kimsesizleri mezara getiren polisler falan.

Önce müdür baba, ardndan imdi Samsun Vezirköprü’ye tayin olan hsan hoca bir kaç ‘evlendirelim seni’ demilerdi ama Ali kurulu düzeninden öyle memnundu ki hiç dönüp bakmad bu tekliflere. Zamanla ‘yaamdan çok ölüme yakn’ olmay sevdi, benimsedi. Geldiinde bombo tarlaya benzeyen bu yerin zaman içerisinde mezarlarla dolu bir mahalleye dönmesine bakp bakp iç geçirdi. Dünya hakkndaki fikirlerinin tamamn bu mezarlara bakarak edindi. Ölülerin o beklentisiz sessizliini sevdi bile hatta. Baz geceler, bilhassa uykusu kaçtnda, prefabrik evinin önündeki derme çatma tahta masaya oturup konutu onlarla. Hayatn anlatt. Müdür babay, hsan hocay, güçlükle hatrlad annesini anlatt. Hatta hiç hatrlamad babasnn nasl yakkl, nasl Cüneyt Arkn bir adam olduunu bile söyledi onlara. Ölülere yani.

Baz geceler de az aa yürüyüp müdür babann kabrini bulurdu. Uzun uzun dert anlatr, ‘yalnzlk zor müdür baba, inan kimsesizlik ondan da zor’ derdi.

Böyle gecelerden birinin sabahnda Mehmet geldi sallana sallana. ‘Ali abi, bugün üçmü’ dedi. Mehmet her gün gelir, polisten ald bilgiyle Ali’ye o gün kaç mezar kazacan söylerdi. O gün gelmezse i yok demekti.

‘Üç çokmu’ diye geçirdi aklnda Ali kazmasn küreini, prefabriin yanndaki korunakl yerden tahtalar alrken, ‘üç çokmu.’

O gün dört mezar kazd Ali. Sonraki güne ii kolaylamak için deil; dördüncüsü kendisi içindi. Hatta içine girdi kazd mezarn. Öylece uzand. çi titredi inceden.

Soran olmazd ya, soran olursa ‘benden ala kimsesiz mi olur?’ demeyi düündü, ‘kendi mezarm bakasna kazdrp da kimseye rahatszlk vermek istemedim.’

Ardndan gevrekçe gülümsedi. Sanki herkes domu olmakla kendi mezarn kazmaya balamyormu gibi geldi ona bir an. Gülümsemesinin büyüklüünü artrd. Çoktan kaynam suyla çay buluturmak üzere prefabrie doru seirtti.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ýsmail Kýlýçarslan
12-11-17
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
MEZARCI ALÝ
Online Kii: 23
Bu Gn: 242 || Bu Ay: 5.335 || Toplam Ziyareti: 2.928.286 || Toplam Tklanma: 58.601.114