HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
İman edenler, hicret edenler ve canları ve mallarıyla Allah yolunda cihat edenler Allah katında en yüksek mertebededirler. Asıl kurtuluşa erenler de bunlardır.
Tevbe, 9/ 20.
HADÎS-İ ŞERİF
Mü'min insanların canları ve malları konusunda kendisine itimat ettikleri kimsedir. Muhacir ise hatalardan ve günahlardan uzaklaşandır.
İbni Mace, Fitne, 2, 3924.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
Türk Akımı'nda Sofya hamlesi          Ana kız bir oldu hedefi vurdu    Aman yok!    Devlet gibi adamların mekanıydı    İhracatın da şampiyonu THY    Tiyatro bitti    CIA'den tehdit       Erken seçim yok    Peyzajda marka şehir: İstanbul    Acı hatıralar müzesi    Komisyonda fezleke dağı    Dövizi gastronomi turisti bırakıyor   
Kategori : / KADIN VE ÂİLE
Okunma Sayısı: 94
KOCALARIN EVDEN UZAKLAŞTIRILMASI BİR FÂCİA HALİNE GİDİYOR

KOCALARIN EVDEN UZAKLAŞTIRILMASI BİR FÂCİA HALİNE GİDİYORMağduriyet kaynağı 6284 sayılı yasa

Bu sütunlarda defalarca 6284 sayılı yasanın mağdur ettiği aileleri yazdık. Baştan sona yanlış olan 6284 sayılı bu kanun bir an önce kaldırılmalı veya en azından düzeltilmelidir dedik. Gazetemiz Yeni Akit de benzer yayınlar yaptı. Gazetemiz yazarlarından muhterem Ali İhsan Karahasanoğlu ve Dr. Ali Akben de yazıları ile destek oldular. Şimdi TBMM’nin bu konuda düzenlemeler yapma hazırlığında olduğunu öğrendik ve memnun olduk. TBMM’nin ailenin korunması ve kadına şiddetin önlenmesi konularında hazırladığı araştırma komisyon raporu da benzer kaygı ve endişeleri dile getirmektedir. Bir an önce meclis gündemine alınmasını bekliyoruz.

Ancak bazı okuyucularımız yazılarımız hakkında tereddütler olduğunu bildirdiler. Tereddütlere bugün cevap vermek istiyoruz:

Söylediğimizi tekrarlayalım: Kadının savcılığa, Aile Mahkemesine bile gitmeden sadece telefonla karakolu /polisi arayıp hiç bir delil ve belge sunmadan sadece bana psikolojik veya ekonomik şiddet (!)uyguluyor diyerek eşini şikâyet etmesi, 1 aydan 6 aya kadar uzaklaştırma için yeterli olmaktadır. Fiziksel şiddet şart değildir. Ne olduğu belli olmayan ve her tarafa çekilebilecek her türlü ihbar dahi yeterlidir. Üstelik kadın, “Ne yaptım ben?” deyip yanlış yaptığını anladığında ve pişman olduğunda, şikâyetinden vazgeçse bile kararın yürürlüğü devam etmektedir. Evden uzaklaştırılan eşlerin de uzaklaştırma bittiğinde tekrar aile konutuna dönmediği ve boşanmalara sebebiyet verdiği gözlenmektedir.

Öncelikle çok sayıda 6284 sayılı kanundan zarar görmüş insanımızdan geri dönüşler geldi. Dertlerini, başına gelenleri anlattılar ve birçoğu yol göstermemizi, kimileri de ibret olsun diye mektuplarını yayınlamamızı istediler. Geçen hafta bunlardan birini okudunuz. Zaten yılda 120 bin civarında erkeğe eşlerinin şikâyeti üzerine evlerinden uzaklaştırma kararı verilmektedir. Bu korkunç yüksek bir rakamdır.

Anlattığımız olayların güvenilir olup olmadığı, tek taraflı yansıtmış olabileceğimizi söyleyenler oldu. Aksine başka kaynaklardan veya belgelerden doğrulattıklarımızdan örnekler verdik.

Kesinlikle kadına şiddete bütün gücümüzle karşı çıkıyoruz. Bu vahşeti reddetmiyoruz, yok saymıyoruz. Aksine ünlü avukatlarımızdan Ali Cahit Polat’ın teklifini savunarak yazdık: “Aile içinde nitelikli yaralama ve nitelikli tehdit suçlarında failin tutuklanması ve üst sınırdan cezalandırılması şiddeti önleyecek ve caydıracaktır” dedik.

S. G. adlı bir okurumuz, “kadına olan şiddeti, kadının düştüğü zor durumları, kocası tarafından dayak yiyen, ölümüne dövülen, içen, çocuklarına şiddet uygulayan babaları da” yazmamızı istemiş. Arada yazıyoruz, yine yazarız. Ancak 6284 sayılı yasanın bu şiddeti engellemeyeceğini ifade ediyoruz.

Ancak 6284 sayılı yasanın şiddeti azaltmak bir yana patlattığını, aile içi problemi içinden çıkılamaz hale getirdiğini ve boşanmaları artırdığını söylüyoruz. Artık kimsenin girmemesi gereken aile içine hukukun, hâkimlerin, savcıların, polis ve jandarmanın bu denli girmesinin yanlış olduğunu haykırıyoruz. Yuvaların yıkılmakta, ailelerin dağılmakta olduğunu söylüyoruz.

Evden uzaklaştırılan erkek kimsenin yüzüne bakamaz hale gelmekte, kadına şiddet uygulayan koca olarak aşağılanmaktadır. İtibarsızlaştırılmakta ve ruh sağlığını kaybetmektedir.

Sonra bu yasanın sadece eşlerin kocalarını evden uzaklaştırmaları için değil memurelerin amirlerini, kadın çalışanların işverenlerini mekânlarından, hatta çocukların babalarını aile konutundan uzaklaştırma kararı aldırabilecekleri şeklinde yaygınlaştığını görüyoruz. 6284 sayılı yasa, aile bireyleri dışına çıkarılarak ısrarlı takip mağduru tanımlaması ile herkesin birbirlerini uzaklaştırma ve haklarından tedbir kararı aldırma aşamasına gelmiştir. Son günlerde yaşanan ve medyada yer alan Eyüp Camiinin önünde mendil satan kızın görevini yapan zabıta memuru hakkında uzaklaştırma kararı aldırması 6284 sayılı yasanın vahametini göstermeye yeterlidir.

Birtakım erkek düşmanı feministlerin, aile kurumuna karşı olan marjinal Marksist ve ateist çevrelerin bu yasayı savunmaları da bize ders olmalıdır.

Yazılarımızı deneyimli ve birikimli hukukçu olarak Av. Ali Cahit Polat Bey ile istişare halinde kaleme aldık.

İleride bu konuya yine değineceğiz. Ancak şimdi bu kadarla yetiniyoruz.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Sefa Saygılı
03-12-17
E mail: yeniakit.com  
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
KOCALARIN EVDEN UZAKLAŞTIRILMASI BİR FÂCİA HALİNE GİDİYOR
Online Kişi: 16
Bu Gün: 73 || Bu Ay: 5617 || Toplam Ziyaretçi: 919906 || Toplam Tıklanma: 23726343