HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / HÝKÂYE
Okunma Says: 2105
Yazar: Alaattin Karaca
HÝKÂYENÝN 'KATI' HALÝ

HKÂYENN 'KATI' HAL Kimi öyküler vardr, gerilimden beslenir; düüm üstüne düüm ve ok edici son!.. nsandaki “merak” duygusuna oynar böyle yazarlar; gerilim ve merak üzerine kurarlar öykülerini. Meselâ Ömer Seyfettin!.. “Kütük” öyküsünü hatrlayn. Bir sava meydannda iki ordu. Osmanl, bir kaleyi kuatm sabrla bekliyor, düman kalesinin burcundaki bayrak, “can çekien bir kartal strabyla kvran[makta]…” Zeki komutan Arslan Bey, kaleyi “bir kurun atmadan” almay kafasna koymu!.. Peki ama nasl? te düüm: Arslan Bey bu yalçn kaleyi bir kurun dahi atmadan nasl alacak?.. Yazar, bu düümle okuyucunun merak duygusunu kamçlar durur öykü boyunca. Dolaysyla öykü, tüm gücünü bu “düüm”den alr, entrik öe diyoruz buna. Ve beklenmedik sonuç; ok etkisi!.. Arslan Bey, müthi bir sava hilesiyle, bir kütüü top görünümüne sokarak, kaleyi savamadan teslim almtr. Öykü, bu “ok edici son”la biter. Ayn tarz, “Vre”, “Pembe ncili Kaftan”, “Bomba” vb. öykülerde de yok mu?..

***

O hâlde öyle söyleyebiliriz: Ömer Seyfettin’in öyküleri, “gerilimden ve ok etkisi yaratan son”lardan beslenir, bu itibarla serttir. Kahramanlar da öyle; keskin ve belirgin çizgilerle resmedilmi köeli karakterler. Bir de kurgudaki müthi geometrik düzen! Öykü, askerî bir nizam içinde, kural ihlâli yapmadan yürür, olay halkalar birbirine skca ve hiçbir kukuya yer vermeyecek ekilde balanmtr. Yazdklarna hep hâkim olmak isterler bu tip yazarlar –metne kar otoriterdirler- öykünün ya da karakterin ban alp gitmesine asla izin vermezler. Kanaatimce Sabahattin Ali ve Orhan Kemal de böyledir. Gerilim ve artc son tutkusu onlarda da vard. kisi de yumruklarn skarak yazyordu!.. Bu da Marksist ema oluyor; öykünün bir kutbuna zenginleri, dier kutbuna yoksullar yerletiriyor, ardndan yoksullukla zenginlik arasna bir “yüksek gerilim hatt” döüyorsunuz ve sonunda yoksullarn bana mutlaka yldrm düüyor!.. Meselâ Sabahattin Ali’nin “Ayran” öyküsü. Neyse ki doa var, hem Ö. Seyfettin hem S. Ali’nin öykülerinde doa tasvirleri gerilimi düürüyor. Yumruklarn skarak yazmak deyince lhan Berk’i hatrladm; o da airliinin ilk evresinde, “Günaydn Yeryüzü”, “Körolu”, “stanbul Kitab” gibi eserlerini -Nazm’n izinde- yumruklarn skarak yazmt… Yalnz bir hakk teslim edelim; Ömer Seyfettin sertti, yumruklarn skarak yazyordu ama, ayn zamanda “hin”di!.. Nereden mi biliyorum? “Nezle” adl öyküsünü okuyun ne demek istediimi anlarsnz. Espri, üstün zekâlarn ürünüdür, Ömer Seyfettin’in kvrak bir zekâs vard. Ama öykümüzün asl “hin”lerinden biri Haldun Taner’dir bence; zaaflarla malûl insan ruhunun derinliklerindeki garip tutkular, arzular ve sapknlklar öyle tehir eder ve alaya alr ki!.. Meselâ “Bir Motorda Dört Kii”, “Made in USA”, “Konçinalar”, “Aynda Çalkur”… Srtn zengin Osmanl kültürüne dayayan ve bence edebiyatta Refik Halid’in akrabas olan Taner, bir humour ustasyd. Bu hinliin iirimizdeki örnei de; “Modigliani olu Modigliani” deyip, âdeta tüm zeki ve hin okurlarna gülerek parmak sallayan Cemal Süreya’dr. Meselâ “Hür Hamamlar Denizi”nde “apkasn alp Eskiehir’e giden” fukara hovarda Süleyman ya da “Tabanca”daki, cesaretini rozet gibi gösüne takm hovarda, unutulmaz iir-karikatürlerdir. Bir de “Ksa Türkiye Tarihi V”deki “Kahvede subay yok/ bu nasl itir” dizelerini okuyunca, kendi kendime; “kahvede subay yoksa korkacaksn, mutlaka olaanüstü bir durum vardr, darbeye hazrlanyorlardr” der, gülerim.

***

Öykünün “kat” hâliydi anlattm, ama biraz da “hin” hâli kart araya. Haftaya “buhar” hâlinden bahsedelim, Refik Halid’den, Memduh evket’ten ve Sait Faik’ten… Zaten kat olan her ey buharlamyor mu? “Hazr ol”da durarak sanat m yaplr gözüm?..

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Alaattin Karaca
08-01-18
E mail: karar.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
HÝKÂYENÝN 'KATI' HALÝ
Online Kii: 24
Bu Gn: 219 || Bu Ay: 5.312 || Toplam Ziyareti: 2.928.258 || Toplam Tklanma: 58.600.475