HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab, 33, 58.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiç kimse başka bir kimseyi fasıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner.
Buhari, Edeb, 44.
SÖZÜN ÖZÜ
Bize hep yalan söylediler ve inandıkça daha fazlasını söylediler.
Malcolm X
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 361
Amerika’nın uzun vadeli Türkiye planı devam ediyor

Amerika’nın uzun vadeli Türkiye planı devam ediyorSerdar Turgut Washington’dan bildiriyor uzun süredir. En son Amerika’nın uzun vadeli İran planına ilişkin ipuçlarını yazdı. Özet olarak, Amerika’nın Obama döneminde başlayan İran planının Trump döneminde de devam ettiğini söyledi. İran halkının ekonomik beklentilerine dönük ince bir planın devrede olduğunu anlattı. Washington’un İran’daki sokak eylemlerinde atılan sloganları da planlarının işlediğine delil olarak gösterdiklerini aktardı.

İRAN PLANI VAR DA TÜRKİYE PLANI YOK MU?

Amerika’nın uzun dönemli bir İran planı var da Türkiye planı yok mu?

Elbette var..!

1 Mart 2003’te Meclis’te reddedilen tezkereden sonra Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha keskin inişler ve çıkışlar yaşadı.

En son kırılmaysa 15 Temmuz darbe ve iç işgal girişimidir ki maşa olarak FETÖ kullanılmıştı.

Bu iki tarih arasındaki süreçte bölgemizle ilgili Amerikan tezleri “Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesi” yönünde oluşturuldu. Açıktan da dillendirildi. (Eski ABD Dışişleri Bakanı Rice’nin cümlelerini hatırlayın.)

Türkiye’ye düşen pay ise yine satır aralarında ortaya çıktı. “Safralarından arındırılmış bir Türkiye Avrupa Birliği (AB) üyesi olabilir” cümlesi gibi… Ya da, özerklik tartışmalarının sonunda “bağımsız Kürdistan” fikrinin Türkiye’nin topraklarının da bir kısmını kapsaması gibi…

7 Şubat 2012 MİT krizi ile başlayan süreçteyse Amerika’nın Türkiye üzerindeki planları “Özgüveni”ne ve liderliğine yönelik oldu.

Aparat olarak kah FETÖ, kah PKK… ara ara da DEAŞ gibi örgütler kullanıldı.

FETÖ’nün 17/25 Aralık sürecinde kullandığı “yolsuzluk”söyleminin sokaktaki insanın ağızına verilen bir argüman olduğunu gördük.

“Diktatör” söyleminin dolaşıma sokulmasının sokaktaki insan üzerindeki etkilerinin Gezi provokasyonuyla neye evrildiğine şahit olduk.

Yine, algıya yönelik onlarca operasyon yapıldı.

Ve 15 Temmuz’a gidilirken Türkiye’nin “terör örgütlerine yardım ettiği”, “yolsuzlukların alıp başını gittiği”,  “fakirliğin, yoksulluğun diz boyu olduğu” gibi iddialar üzerinden sade vatandaşın algısına yönelindi.

Toplumun bu operasyonu satın alması için de medya eliyle türlü türlü ince işçilik yapıldı.

“DARBE HÜKMÜNÜ İCRA EDİYOR”

Bütün bunları niye anlattığıma gelince.

Sanmayın ki 15 Temmuz darbe ve içi işgal girişimini püskürttüğümüz için Amerika’nın uzun vadeli planlarında bir değişiklik oldu.

Sanmayın ki darbe süreci bitti..!

“Darbe hükmünü icra ediyor” ya da “15 Temmuz darbe ve iç işgal girişimi, neticeleri açısından hala devamlılığını koruyor.”

15 Temmuz gecesi darbecilere karşı sabaha kadar direnen üst düzey bir devlet adamımız, “Darbe hükmünü icra ediyor” demişti kulağıma geçenlerde.

Son Kanun Hükmündeki Kararname (KHK) üzerinden yürüyen tartışma tam da o kulağıma söylenen cümlenin gerçekliğine işaret.

Bir işaret daha geldi dün.

MHP lideri Devlet Bahçeli 15/16 Temmuz 2016 günü çıplak elleriyle tanklara, mermilere, uçaklara direnen milleti olası yargılamalara karşı korumak maksadıyla çıkarılan son KHK’yı eleştirenleri eleştirdi ve kulağımıza küpe olacak bir örneği hatırlattı.

“15 ve 16 Temmuz sabahına kadar Türkiye’de ne olduğunu bilen insanlar olarak, bir milli direnci ortaya koyan insanlara karşı, kalkışmaya dur diyen insanlara karşı gelecekte suçlayacak fırsatı kollamak ayıp bir şeydir” dedikten sonra şu olayı hatırlattı:

Anayasa’nın geçici 15’inci maddesinde yapılan değişiklikle 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının önü açılmıştı. İlk duruşma 4 Nisan 2012’de Ankara Adliyesi’nde görülmüştü.

BAHÇELİ’DEN TARİHİ HATIRLATMA TARİHİ UYARI

 İşte o tarihi hatırlattı Bahçeli ve,

“ 4 Nisan, Rahmetli Alparslan Türkeş Bey’in anma töreninin yapıldığı gündür. 4 Nisan’da en az on binlerce insan Beştepe’de (Türkeş’in kabrinde) buluşmuştur. Aynı gün orada duaların başladığı anda, Sıhhiye’de (Adalet Sarayı) 12 Eylül’ün davası görülmektedir. Gecenin saat 3’ü Beştepe’den Sıhhiye’ye gidebilecek hangi anayol var ise, o yolların kontrol altında tutulmasını Ülkü Ocakları’ndan istedim ve talimatlandırdım. Beştepe’deki (Türkeş’in mezarı başındaki) toplantıdan sonra provokatörlere alet olunmasın diye Beştepe’den Sıhhiye’ye gidilecek bütün güzergahlar Ülkücü gençler tarafından kontrol altına alınmıştır. Mahkeme salonuna sadece 15 kadar arkadaşımızı gönderdik. Devrimci unsurlar 200’ü aşkın bir kalabalıkla geldiler. Nümayiş yapmaya başladılar. İleri geri konuşmalar oldu. ‘Paşalar burada, maşalar nerede?’ Maşalar dedikleri Milliyetçi Hareket Partisi. Büyük hukukçular(!), devrimci hukukçular mahkemeye müracaat ediyorlar. ‘12 Eylül’ü yapanlardan hesap soracağız da, onu hazırlayan unsurlardan neden hesap sormuyoruz?’ diye. Türkiye’de bu gerçekler yaşanıyor. Şimdi bu aşağılık davranışı, 15 Temmuz günü karşı direnişle durduran 251 şehit ve 2 bin 193 kişinin ailesinden veya kendisinden hesap sorulabilecek bir konuma getirmek için bunu görmemezlikten gelip, demokrasi adına bu sözü söyleyenler o 4 Nisan 2012’deki ‘Paşalar Davası’nı bir hatırlasın.

(KHK’yla ilgili) Samimi ve dürüst olmak lazım. Gelecek ne gösterir belli olmaz. Bütün bunları yaşayıp gelen bir siyasi hareket olarak ifade ediyorum.”

AMERİKA SOKAKLARI KARIŞTIRMAK İÇİN ÇABALIYOR

Bahçeli’nin örneği çok dikkat çekici. Zira, bugünlerde yok “Tokat’ta, Konya’da silahlı eğitim kampları var” diyerek, yok “İç savaş çıkacak” söylemlerini ağızlarına pelesenk ederek Türkiye’yi bir yere doğru sürüklemek istiyorlar. Tıpkı İran’daki sokak olayları gibi.

Gezi’deki provokasyonda “Mesele ağaç değil sen daha anlamadın mı” diyen kafa, hedefe Türkiye’nin özgüvenini ve liderliğini koymuştu… Hedefte bugün de bir değişiklik görünmüyor.

Hedefe koyansa artık ayan beyan ortadaki Amerika’dır!

Amerika 2018’de sokaklarımızı karıştırmak için içimizdeki aparatları harekete geçirmiş görünüyor.

Amerika’nın tıpkı uzun vadeli İran politikaları gibi Türkiye politikaları da gelip geçici hükümetlerle değişmiyor.

O halde, direnişe devam.

O halde, sokaklarda karşıt görüşlü gibi gösterilecek eylemlere dikkat!

O halde, Bahçeli’nin kritik örneği üzerinden yakın tarih okuması yapmaya devam.

Haksız mıyım?

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Hasan Öztürk
09-01-18
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Amerika’nın uzun vadeli Türkiye planı devam ediyor
Online Kişi: 31
Bu Gün: 44 || Bu Ay: 4297 || Toplam Ziyaretçi: 1112048 || Toplam Tıklanma: 30186712