HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
Mümin erkek ve kadınlara işlemedikleri şeyler yüzünden eziyet edenler, doğrusu bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.
Ahzab, 33, 58.
HADÎS-İ ŞERİF
Hiç kimse başka bir kimseyi fasıklıkla suçlamasın ve onu küfürle itham etmesin. Eğer itham ettiği kimse dediği gibi değilse, bu sıfatlar muhakkak itham edene döner.
Buhari, Edeb, 44.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
Cumhurbaşkanı Erdoğan bakan yardımcılarını atadı    Hamas: İsrail ile ateşkese varıldı    BM'den Gazze çağrısı: Adım atın    İşgalci İsrail Hamas'ı tehdit etti    'Özal'ın kehaneti doğrulanır, 21. yüzyıl Türklerin yüzyılı olur'    SGK'dan emekli maaşı zamlarıyla ilgili açıklama    Abbas'tan uluslararası topluma çağrı    Adnan Oktar'ın yeri belli oldu    Hasta yakınından doktora saldırı    MHP lideri Bahçeli'den 28 gün eleştirisi    FETÖ'nün önde gelen isimlerinden Hancı'ya hapis cezası    'Türkiye Kıbrıs için üzerine düşeni yapacak'    Oktar operasyonunda hazine ele geçirildi    19 kişinin kimliği belli oldu    Cumhurbaşkanı Erdoğan Moldovalı mevkidaşı Dodon ile görüştü   
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 198
ÖLDÜKTEN SONRA DA OKUNAN YAZARLAR YAŞARKEN DE OKUNANLARDIR

ÖLDÜKTEN SONRA DA OKUNAN YAZARLAR YAŞARKEN DE OKUNANLARDIRİçten bir seda

Yüzlerce edebiyat dergisi ve yayınevi, binlerce hevesli. Herkes haklı olarak yaptığını, yazdığını önemser. Doğrusu budur zaten.


Şiir, öykü, roman yazan birçok insan, zamanın en iyi hakem olduğunu dile getirir. Doğru mudur bu? Hep beraber bakalım.

Kendi döneminde, yani yaşarken karşılık bulamayan, okuyucu oluşturamayan edebiyatçılar, bu imkâna sonradan pek kavuşamıyor. Büyük ölçüde böyle bu.

Mevlâna’dan başlayıp ayakta kalan bütün şairlere, hikâyecilere tek tek bakalım. Sonuç değişmeyecektir. Oğuz Atay gibi birkaç istisna hariç, ortak kabul görmüş isimlerin neredeyse tamamı hayattayken emeklerinin karşılığını almışlardır. Bugün biz kimleri okuyorsak, onlar, zamanlarında da okunan, ciddiye alınan, saygı duyulan kalemlerdi. Ülkemizde vefat ettikten sonra kıymetlenen şair yok gibidir. Biraz yakından bakarsak: Ziya Osman Saba, Ahmet Muhip Dıranas, Behçet Necatigil, Cahit Külebi, Oktay Rifat, Nazım Hikmet, Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Necip Fazıl, Cahit Zarifoğlu… hep yaşarken karşılık bulmuş şairlerdir. Sezai Karakoç ve İsmet Özel gibi.

Mehmet Akif ve Yahya Kemal’e saldıranlar çoktan unutulup gitmiştir. Bu iki isim ise her geçen gün büyümektedir.

Aynı hakikat hikâye için de geçerli görünüyor. Yaşarken yankı bulan Sait Faik, aradan geçen onca yıla rağmen kıymetinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Mustafa Kutlu ve Rasim Özdenören’in kaybetmeyeceği gibi. Yani denildiği üzere, değerimiz sonradan anlaşılmayacak. Hayattayken anlaşılacak ve inşallah o şekilde korunup gidecek.

Şimdi birkaç adım öne çıkan, kendi okuyucusunu oluşturan isimlere ‘popüler’ etiketi yapıştırma furyası var. Bazıları ayrım yapma ihtiyacı bile hissetmiyor. Günübirlikçiler ile sanatçıları aynı yargının içine doldurabiliyor.

Sahici elek, geçerli ölçü şudur: Bir insan otuz kırk sene düzenli olarak yazmış, yayınlamış ve yıkılmamış ise saygıyı hak ediyor demektir. Metinleri yetersiz olsaydı eğer, ilişkiler ve imkânlar onu kurtaramaz, bu kadar uzun soluklu yürüyemezdi. “En iyi hakem zamandır” sözünün bir karşılığı varsa eğer, o da budur. Edebî değeri olmayan zaten ilk rüzgârda uçup gider.

Yunus Emre’den günümüze kadar yaptığım okumalar bana konuyla ilgili ne söylüyor? Asıl marifet, milletin gönlüne tesir edebilmektir. Eserlerimizin millî hafızada tutunabilmesinin yolu buradan geçiyor.

Kalıcılık meselesine de aynı pencereden bakıyorum. Ahiret hayatına iman etmiş insanların kalıcılık iddiası taşıması, ağır ve anlamsız bir yük gibi geliyor bana. Özellikle belli bir yaştan sonra şunu anladım: Geride aziz hatıralar bırakmak daha değerlidir. İyi eserler de aziz birer hatıradır. Memleketin kubbesinde içten bir seda.

Şunu da söylemek isterim: Yazdıklarımız kutsal ve dokunulmaz metinler değildir. Şahsiyat yapmayan eleştiri her daim faydalıdır.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: İbrahim Tenekeci
07-04-18
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÖLDÜKTEN SONRA DA OKUNAN YAZARLAR YAŞARKEN DE OKUNANLARDIR
Online Kişi: 25
Bu Gün: 31 || Bu Ay: 4589 || Toplam Ziyaretçi: 1062080 || Toplam Tıklanma: 28426252